@idrisemen

Diyarbakır Barosu: Cizre'de 21 sivil hayatını kaybetti

Diyarbakır Barosu: Cizre'de 21 sivil hayatını kaybetti
Diyarbakır Barosu: Cizre'de 21 sivil hayatını kaybetti
Diyarbakır Barosu raporunda Cizre'de 15'i ateşli silah olmak üzere toplam 21 sivilin hayatını kaybettiği, 9 kişinin de yaralandığı ifade edildi.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Diyarbakır Barosu, 9 gün boyunca sokağa çıkma yasağının uygulandığı Cizre ile ilgili bir rapor hazırladı. Raporda, Cizre’de 15’i ateşli silah olmak üzere toplam 21 sivilin hayatını kaybettiği, 9 kişinin de yaralandığı ifade edildi. Raporda olaylar sonrasında başlatılan adli süreçle ilgili şu ifadeler kullanıldı: “yaşam ve diğer bir dizi hakkın ağır ihlaline ilişkin eylemlere rağmen, uzun bir süre ve belki de halen ölümlerin gerçekleştiği yerlerde bir adli inceleme ve delil toplama işlemi yapılmamış, mağdur ve tanıklar dinlenmemiştir.’’

‘25 GÜVENLİK GÖREVLİSİ YARALANDI’

9 günlük sokağa çıkma yasağı süresince Cizre’de yaşanan çatışmalarda 25 güvenlik görevlisinin yaralandığı ifade edilen raporda yaralanmalarla ilgili, “Cizre Kaymakamlığından edinilen bilgilere göre 04 Eylül-12 Eylül 2015 tarihleri arasında 10’u çok hafif, 2’si ağır olmak üzere toplam 25 güvenlik görevlisinin yaralandığı, olaylarda hayatını kaybeden güvenlik görevlisi bulunmadığı belirtilmiştir” ifadeleri kullanıldı. 

Raporun sonuç bölümü ise şöyle: 

1- Her ne kadar 27 Ağustos 2015 tarihinde Cizre şehir merkezinde bulunan bir askeri birliğe silahlı bir saldırı olmuş ve ardından güvenlik görevlileri tarafından açılan ateş sonucu ikisi kamu görevlisi, ikisi de çocuk olmak üzere dört sivil hayatını kaybetmiş ise de sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 04 Eylül 2015 tarihinden önce bir hafta içerisinde Cizre’de bir silahlı olayın yaşandığı bilgisine ulaşılamamıştır.

2- Her ne kadar Cizre’nin dört mahallesinde ana yollara çıkan kimi sokaklarda barikat ve hendek oluşturma ve tam olarak nasıl bir yapının mensubu olduğu anlaşılamayan ( PKK /KCK, YPG veya YDG-H) bazı silahlı kişilerin eylemlerine karşı emniyet güçlerinin operasyon yapması yasal düzenlemelerin gereği olsa da, 120.000 Nüfuslu ve bazı mahallelerinde sözü edilen yasa dışı durumların olmadığı Cizre ilçesinin tümünde sokağa çıkma yasağı ilanı yoluna gidilmesine ihtiyaç olmadığı, bu uygulamanın Anayasal ve yasal dayanaktan yoksun olduğu düşünülmektedir.

3- Sokağa çıkma yasağının uygulandığı sekiz gün boyunca, özellikle operasyonel faaliyetlerin yürütüldüğü Nur, Cudi, Sur ve Yafes Mahallelerinde elektrik ve su kesintisi yapılmış, bilhassa uygulamanın son günlerinde yaşanan susuzluk toplum sağlığını ciddi şekilde tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.

4- Sokağa çıkma yasağı süresi boyunca tüm işyerleri kapalı olduğundan, ilçede her türlü yiyecek ve içecek ile süt ve çocuk maması gibi temel ihtiyaçlardan hiçbirinin temini mümkün olmamış, bir-iki istisna dışında fırınların açık olmasına bile imkan tanınmamış, ilçede ekmek ihtiyacı bile karşılanamamıştır. Sokağa çıkma yasağının uygulandığı süre boyunca tüm eczaneler kapalı kalmış, halkın herhangi bir şekilde bir eczane, hastane veya sağlık merkezine ulaşması mümkün olmamıştır.

6- Her ne kadar barikatların kaldırılması, hendeklerin kapatılması ve suç işleyenlerin yakalanması amacıyla sokağa çıkma yasağı uygulamasına gidildiği ve şehir merkezinde operasyonel faaliyet başlatıldığı belirtilmiş ise de on binlerce insanın yaşadığı mahallelerin sokaklarında, zırhlı askeri ve polis araçları, hatta toplarla donatılmış tanklar, ağır makineli silahlar kullanılarak yürütülecek bir operasyonun sivil insanların hayatını tehlikeye atacağı ve ölümlere neden olacağı öngörülebilir bir durumdur.

İçişleri Bakanı'nın HDP'li bakandan 'Demirtaş isteği'

7- Yine her ne kadar bazı sokaklarda barikat ve hendeklerden veya başka yerlerden güvenlik görevlilerine silahla karşı koyulduğu ve bazı sokaklarda mayınların patladığı bir vakıa ise de, ana caddelerdeki sokak başlarında bulunan polis panzerleri ve zırhlı araçlardan veya kente hâkim bazı tepe veya yüksek binaların üzerinden silahlı militan ve silahsız sivil mahalleli ayrımına dikkat edilmeden insanlara hedef gözetilerek ateş açıldığı, yaşanan ölümlerin büyük ölçüde bu şekilde gerçekleştiği düşünülmektedir.

8- Her ne kadar Cizre ilçesinde silahlı unsurların yakalanması amacıyla sokağa çıkma yasağı ve operasyonel faaliyet başlatıldığı belirtilmiş ise de hayatını kaybeden ve yaralananların tamamı Cizre nüfusuna kayıtlı ve Cizre’de ikamet eden kişilerdir.

9- Sokağa çıkma yasağının uygulanma biçimi, insanların sokağa çıkması, hastaneye ulaşması bir yana evlerinin avlusuna bile çıkması durumunda kurşunlara hedef olabileceği/olduğu şartlarda ölüm ve sakat kalmaların çoğu bir sağlık merkezine ulaşamamaktan kaynaklanmış, kan kaybından kayıplar meydana gelmiştir.

10- Sokağa çıkma yasağı ile birlikte tüm iletişim hatları da kesildiğinden yaralananlar 112 Acil Servis veya hastanelere ya hiç ulaşamamış veya ulaşmışsa bile ambulanslar barikat ve hendekler ile yürütülen askeri güvenlik operasyonu ve yaşanan çatışmalar nedeniyle mahallelere gelememiş, istisnalar dışında yaralıları hastanelere kaldıramamıştır.

HDP'den Cizre raporu


11- Sokağa çıkma yasağı süresi boyunca Cizre Devlet Hastanesindeki birçok sağlık çalışanı ilçeyi terk etmiş, dışarıdan ve özellikle Diyarbakır’dan gönüllü hizmet sunmak üzere ilçeye girmeye çalışanlara izin verilmemiştir. Cizre Devlet Hastanesindeki mevcut sağlık personeli büyük bir özveriyle çalışmış ancak çok sıkı şekilde uygulanan sokağa çıkma yasağı nedeniyle bu süre boyunca hep hastanede kalmış, Cizre’de yaşayan ailelerinden bile haber alamamışlardır.

12- Sokağa çıkma yasağı süresi boyunca Hükümet Konağı ve Adliye Binası da tümüyle kapalı kalmış, hiçbir adli ve idari hizmet sunulamamıştır. Sokağa çıkma yasağının sona erdikten çok sonra 16 Eylül 2015 tarihi itibariyle ateşli silahla hayatını kaybeden kişilerin otopsi veya ölüm muayene işlemi dışında haklarında başkaca bir soruşturma ve delil toplama işlemi gerçekleştirilmemişti. Anılan tarih itibariyle ölüm olaylarının gerçekleştiği hiçbir yerde bir olay yeri incelemesi, delil toplama veya savcılık incelemesi yapılmamıştı. Tespit tarihi itibariyle heyetimiz ölüm ve yaralanmaların meydana geldiği yerlerde yüzlerce kovan, patlamamış mermi, şarapnel parçaları, çatışma artığı nesneler, polis zırhlı araç parçaları, kan izleri, kapı, duvar, ev eşyaları üzerinde kurşun izleri, yanmış, yakılmış araç kalıntıları vs. müşahede etmiştir. Delillerin gelişigüzel etrafa saçıldığını, alınıp götürüldüğünü ve ortadan kalkmaya başladığını gözlemlemiştir. Heyetimiz soruşturma makamları ve olay yeri inceleme ekiplerinin ölüm ve yaralanmaların gerçekleştiği yerlerde çalışmasının risk oluşturabileceğini not etmektedir.