@idrisemen

Diyarbakır bombacısının annesi: Keşke o insanlar yerine oğlum ölseydi!

Diyarbakır bombacısının annesi: Keşke o insanlar yerine oğlum ölseydi!
Diyarbakır bombacısının annesi: Keşke o insanlar yerine oğlum ölseydi!
Seçimlerden hemen önce HDP'nin Diyarbakır mitingini kana bulayan IŞİD üyesi Orhan G.'nin annesi Hatice G. saldırıyla ilgili ilk kez Radikal'e konuştu. Oğlunun IŞİD'e katılımını engellemek için çabaladığını anlatan Hatice G. "Oğlum IŞİD'e katıldıktan sonra emniyet ve valiliğe defalarca başvurdum. Hatta Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştüm. İki kez Akçakale'ye gittim. Bir anne olarak sığınabileceğim yerlere sığındım. Ben kimden hesap soracağım? Keşke o mitingde oğlum ölseydi o insanlar ölmeseydi" dedi.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - IŞİD üyesi Orhan G.’nin 5 Haziran’da Diyarbakır’daki HDP mitingine bombalı saldırı yapması üzerine dört kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi de yaralanmıştı. Orhan G.’nin IŞİD’e katılımı ve oğlunu geri getirmek için yollara düşen anne Hatice G. İlk kez konuştu. Oğlunu geri getirmek için Tel Abyad’a gitmeye çalıştığını söyleyen Hatice G., “ 2014 yılında oğlum namaz kılmaya başladı. Kılık kıyafeti değişti, sakal bıraktı. Bu değişikliğin sebebini öğrenmek için oğlumun - durumunu çok araştırdım. Kiminle takıldığını öğrenmeye çalıştık. Ancak bir şey bulamadık. Sonra emniyete başvurduk. İfadesini alıp bıraktılar. 13 Ekim 2014’te Pazartesi akşamı saat yedide oğlum kayboldu. Ardından emniyete ve valiliğe tekrar başvurdum. Anne baba olarak aramadığımız yer kalmadı. Sınır boyunda Hatay’dan Akçakale’ye kadar oğlumu aradım. Hatta Akçakale’ye iki kez gittim. Bir kere 6 gün, bir kere 3 gün Akçakale’de kaldım. Akçakale Emniyet müdürlüğüne başvurdum. Oğlumun resmini Akçakale emniyet müdürlüğüne verdim. Orada birkaç kişi oğlumun Akçakale’de yemek yediğini, orada tıraş olduğunu bile söyledi” dedi.

'TAKILDIKLARI KAFEDE IŞİD BAYRAĞI VARDI' 

Oğlunun IŞİD’e katılmadan önce mahalledeki cami imamıyla kavga ettiğini söyleyen Hatice G., ‘’Oğlum 2014’te arkadaşlarıyla beraber camiye gidiyorlar. Namaz sonrasında cami imamına çelme taktığını öğrendik. Adam da tökezlemiş. Cami imamı eşimle görüştü. Eşim bu olaydan sonra oğlumla kavga etti, hatta oğlumu dövdü. Oğlum o sırada, ‘cami imamlarının arkasından namaz kılınmaz, bunlar devletten para alıyorlar dedi’. Bu sözün üzerine babası da yüzüne tükürdü. Burada oğlum ve arkadaşlarının beraber takıldığı ‘İslam ‘ adında bir kafe vardı. Aileler olarak o kafeye gittik. Kafe iki katlıydı. İkinci katta namaz kılınıyordu. IŞİD bayrakları duvarlara asılmıştı. Oradakilere oğlumu tanıyıp tanımadıklarını sordum. Yemin ederek tanımadıklarını söylediler. Aileler olarak üç dört kez oraya baskın yaptık. Durumu devlete de bildirerek oranın kapatılmasını istedim’’ dedi.

'Ben cihada gidiyorum, Allah yolunda savaşacağım, şehit olacağım'
 

'BAŞBAKAN KONUYLA İLGİLENECEĞİNİ SÖYLEDİ'

Oğlunu kurtarmak için Adıyaman’da yapılan AKP Adıyaman 5. Olağan İl Kongresi sırasında Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştüklerini söyleyen Hatice G. o görüşme için, ‘’ben emniyette, savcılığa başvurdum. Hatta başbakan buraya geldiğinde ben ve üç aile başbakanla yüz yüze görüştük. Başbakan bize MİT’e talimat vereceğini, hatta bu konuyla bizzat ilgileneceğini söyledi. Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’la da görüştüm. Çocukların ismini yazıp cebine koydu. Bir daha haber alamadık. Daha sonra bize çocukların 18 yaşını doldurduklarını ve bir şey yapamayacaklarını söylediler. Çocuğumun beynini yıkadılar. Çocuğumu Suriye’ye götürenlerin isimlerini bile emniyete verdim ‘’ dedi.

5 Haziran günü HDP mitingini televizyondan izlediğini söyleyen Hatice G. o an hissettiklerini, “ben HDP’yi destekliyordum. Hatta ailemden bazıları HDP için seçim çalışmalarına katılıyordu. O gün HDP’nin Diyarbakır mitingini televizyondan canlı izledim. Bombanın patladığını gördüm. Ancak kesinlikle benim oğlumdan hiçbir şekilde haberim yoktu. Bombalama olayından sonra iki gün iki gece ağladım. Kendi kendime, ‘bu insanlar neden ölüyor, yazıktır’ dedim. Üçüncü günün akşamında gece saat 11’de bana telefon geldi. ‘Antep’te oğlunuz yakalandı, oğlunuz elimizde anne baba olarak durmadan gelin’ dediler. Bizde Antep’e gittik. Oğlumun Diyarbakır’da olduğunu söylediler. Diyarbakır’a gittik. Orda olayı öğrendim. Dünyam yıkıldı. Keşke benim oğlum o mitingde ölseydi, o insanlara bir şey olmasaydı. Dört ölü, bir sürü yaralı var. Ölenlere başsağlığı diliyorum” sözleriyle aktardı.

'BEN KİMDEN HESAP SORACAĞIM' 

Patlama sonrası oğluyla görüşmediğini söyleyen Hatice G. Sözlerine şu şekilde devam etti: ‘’ben de bir anneyim, yüreğim yanıyor. Sığınabileceğim yerlere sığındım. Başka ben ne yapabilirim ki? Bir kadın olarak elimden gelen her şeyi yaptım. Ben gece ikide üçte, sınırları kadın halimle gezdim. Ben kimden hesap soracağım? Oğlum Suriye’ye gittikten sonra oğlumu hiç görmedim. Diyarbakır’da oğlumun Türkiye ’ye daha önce giriş yaptığını öğrendim. Oğlum bombalı saldırıdan önce otelde asker kaçağı olduğu için yakalanmış. Ancak haberimiz olmadı. Haberim olsaydı dünyanın öbür ucunda bile olsaydı gider oğlumu getirirdim. Oğlum yakalandıktan sonra oğlumla hiç görüşmedim. Açıkçası oğlumla görüşmeyi canım istemiyor."

Adıyaman’dan IŞİD’e katılımın halen devam ettiğini söyleyen Hatice G. Sözlerine şu şekilde devam etti: “Bundan bir ay önce bir adam geldi. Oğlunun 10 kişilik bir gurupla beraber Suriye’ye gittiğini söyledi. Adıyaman’dan IŞİD’e çok katılım var. Ancak aileler korkuyor dolayısıyla emniyete bildirmiyor. Ben yüreği yanan bir anne olarak ailelere sesleniyorum. Çocuklarına sahip çıksınlar."