Diyarbakır umutsuz




Yoksulluk Diyarbakır'ın en büyük yarası.


Diyarbakır'da 5 bin 706 hanelik araştırma: Hane reislerinin yüzde 20'si işsiz. Yüzde 90 için 'açlık sınırı', 'zenginlik' demek. Yüzde 50'ye göre "Durum değişmez", yüzde 20'ye göre "Daha kötü olur."
Haber: ERTUĞRUL MAVİOĞLU / Arşivi

İSTANBUL - Diyarbakır'da 1990 sonrasında göçe zorlanan ailelerin oturduğu beş mahalledeki 5 bin 706 hane üzerinde yapılan bir araştırma, Türkiye'de ekonomik açıdan en dipte olanların yaşam gerçeklerinin, Afrika ülkeleriyle yarıştığını göstermekle kalmadı, daha da kötüsü bu insanların geleceğe dair umutlarının tükendiğini de ortaya koydu.
'Diyarbakır Kent Yoksulluk Haritası' başlıklı araştırmaya göre zorunlu göç, hem işsizliğin, hem de yoksulluğun ana nedeni. İşsizlik ve yoksulluk ise cehaletin alt edilmesini önlerken, umutsuzluğu da artırmakta. Rapor açıklanırken bir konuşma yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, devletin yurttaşına 'hayır' yaparak değil, hakkıyla, emeğiyle onurlu bir şekilde geçinebileceği istihdam alanı açması gerektiğini söyledi.
Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ve Diyarbakır Yerel Gündem 21'in 2006'nın aralık ayında başlattığı araştırma, Gürdoğan, Fatihpaşa, Körhat Huzurevleri ve Peyas mahallelerinde toplam 36 bin 221 kişiye yapıldı. Çok yoksul gecekondu insanlarının yaşadığı bu mahallelerin ortak özelliği, hemen hemen tüm nüfusun zorunlu göç mağduru olması.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Kayapınar Belediyesi'nce de desteklenen proje Barış Dikilitaş koordinatörlüğünde yapıldı. Araştırma, dün Diyarbakır'da kamuoyuna açıklandı. Araştırmanın ana başlıkları şöyle:

Güvencesizler
Araştırmaya göre, gerçek anlamda sosyal güvenlik sistemine bağlı olanların oranı sadece yüzde 26,3 düzeyinde. Hiç sosyal güvencesi olmayanlar yüzde 19,3'ken, sadece sağlık destek işlevi gören yeşil kart sahiplerinin oranı yüzde 54,3. Hane reislerinin yaşamına bu açıdan bakıldığında, işsiz, geçici işsiz veya kayıtdışı ekonominin eksik istihdam koşullarında çalışanların oranı yüzde 73,6'ya çıkıyor.

Eğitimsizler
Gürdoğan Mahallesi'ne ait veriler dışarıda tutulmak kaydıyla, görüşme yapılan toplam 4 bin 586 hanenin yüzde 71,5'inde altı yaş üzeri en az bir kişinin okuma-yazma bilmediği tespit edildi. Okuma-yazma bilmeyen toplam 6 bin 50 kişinin 4 bin 712'sini kadınlar, 1338'ini ise erkekler oluşturuyor. Okuma-yazma bilmeyenlerin yüzde 77,9'unu kadınların oluşturması, eğitimdeki cinsel ayrımcılığın vardığı boyutları da kendiliğinden ortaya çıkarıyor. Araştırma yapılan hanelerin yüzde 18,1'inde ise okul çağında olup okula gitmeyen en az bir çocuk var.

Muhtaçlar
Araştırmaya katılan hanelerin yüzde 79,7'si hanenin temel gereksinimlerini karşılamak için yardıma ihtiyaç duyduklarını belirtti. Geçimlerini herhangi bir yardıma ihtiyaç duymaksızın karşılayabildiklerini ifade eden ailelerin oranı yüzde 19,2 ile sınırlı. Geçimlerini sağlamak için yardıma ihtiyaç duyduğunu belirten hanelerde öncelikli ilk üç ihtiyaç kategorisi ise 'gıda', 'iş' ve 'kira'. Yardıma ihtiyaçları olduğu halde, hanelerin yüzde 70,9'unun hiçbir kişi ya da kurumdan yardım alamıyor oluşu ise bir diğer ayrıntı.
Açlık sınırının altında yaşıyorlar
Araştırmanın yapıldığı hanelerin büyük çoğunluğunun geliri, 403 YTL'lik asgari ücretin altında. 5 bin 706 hane arasında net bir geliri olmadığını söyleyenlerin sayısı 309. 64 hanenin aylık geliri ise 50 YTL'nin altında. Aylık gelirinin 51 ile 150 YTL arasında olduğunu söyleyen hane sayısı 916 ve bu, araştırmanın yapıldığı mahallelerin yüzde 16,1'ine denk düşüyor. Geliri 151-250 YTL arasında olanların toplam içindeki yeri yüzde 14,1. Bin 419 hanenin aylık kazancı 250-350 YTL aralığında. Bu dilimin toplamdaki yüzdesi 24,9'a denk düşüyor. 351-500 YTL arasında kazananlar da toplam içinde yüzde 22'lik bir orana erişmiş durumda. Zorunlu göçle hayli hırpalanmış olan bu mahallelerde sadece 933 hanenin kapısından ayda 501 YTL ve üzeri para giriyor ki, bunun oranı yüzde 16,4. Elde edilen bu sonuçlara göre, aylık geliri 500 YTL ve altında olan hanelerin oranı yüzde 83,6'ya ulaşıyor. Bu bulgu, Türk-İş'in yaptığı son araştırmaya göre 655 YTL olan dört kişilik ailenin 'açlık sınırı'nın da altında.
Göçzedeler


Büyütmek için tıklayınız

1990-2000 yılları arasında köylerinden Diyarbakır'a göç eden 2 bin 77 hanenin yüzde 51.6'sı temel göç sebebi olarak 'bölgedeki çatışmaları' gösterdi. Göç nedeninin 'ekonomik' olduğunu belirten hanelerin oranı ise yüzde 30,5. Temel göç nedenini 'eğitim olanakları' şeklinde özetleyen hanelerin oranı ise toplamda yüzde 14,6 ile sınırlı.



Umutsuzlar

Büyütmek için tıklayınız

Araştırmaya katılan 36 bin 221 kişiyi barındıran 5 bin 706 hanenin yüzde 70,8'i aç, perişan olmakla kalmamış, geleceğe dair umudunu da tamamen yitirmiş durumda. Araştırmaya katılanların sadece yüzde 29,2'u durumun daha iyi olabileceği yönünde bir beklentiye sahip bulunuyor.



Vasıfsızlar

Büyütmek için tıklayınız

Hane reislerinin yüzde 20'si uzun süreden beri işsiz olduklarını söyledi. Yüzde 38'i kendilerini "vasıfsız işçi" olarak nitelendirdi. Bu kategoriye hamallık, pazarcılık, ayakkabı boyacılığı, gündelikçilik, seyyar satıcılık ve temizlikçilik gibi işler giriyor. Hane reislerinin yaklaşık yüzde 60'ı yalnızca geçici işlerde çalışıyor.