Diyarbakır'daki 20 STK'dan 'ateşkes' çağrısı

Diyarbakır'daki 20 STK'dan 'ateşkes' çağrısı
Diyarbakır'daki 20 STK'dan 'ateşkes' çağrısı
Diyarbakır'da bir araya gelen 20 sivil toplum örgütü ortak bir açıklama yaparak, 'ateşkes' çağrısında bulundu.

DİYARBAKIR - Ortak açıklamada, "Demokratik bir süreç olan seçimlerin tezahürü nasıl olursa olsun, hükümeti hangi parti kurarsa kursun, hiç zaman kaybedilmeksizin ilk olarak diyalog ve müzakere süreci yeniden başlatılarak ateşkes ilan edilmelidir. Bu talep, tüm taraflara bir çağrımızdır" denildi.

Diyarbakır'da aralarında Baro, İnsan Hakları Derneği, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği, Doğu Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu'nun da bulunduğu 20 sivil toplum örgütü, ortak basın açıklaması yaparak 'ateşkes' çağrısında bulundu. 

Sivil toplum örgütleri adına açıklamayı okuyan Doğu Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (DOGÜNSİFED) Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu, yaşanan son gelişmeler karşısında, toplumun manevi, insani ve toplumsal duygu ve değerleri daha da fazla tahrip edilmemesi gerektiğini ifade ederek, 1 Kasım seçimlerinin güvenli bir ortamda yapılması gerektiğini söyledi. Bedirhanoğlu, "Onümüzdeki seçimlerin demokratik, özgür ve güvenli bir ortamda yapılması ve halklarımızın özgürlük ve demokrasi taleplerinin yaşam bulması için, toplumumuza ve insanlığa karşı sorumluluk bilinciyle, tarafların kaygı ve beklentileri bir yana, yürütülmekte olan bu kirli savaşa karşı tutum alıyoruz" dedi.

'DOLMABAHÇE MUTABAKATI BİR YANA BIRAKILARAK SÜREÇ HEBA EDİLMİŞTİR'

Bedirhanoğlu, son üç yıl içerisinde geliştirilen diyalog ve çözüm çabaları ve çatışmasızlık ortamı ekonomik, sosyal ve siyasal yaşam başta olmak üzere, toplumsal yaşamın her alanında büyük bir rahatlama ve gelişmeler sağlandığını belirterek, "Silahlı çatışma ve öldürmeler sona ermişti. En son Dolmabahçe Sarayı'nda kamuoyuna açıklanan metin, Kürt sorununun demokratik çözümü için tarihi bir fırsat sunmuş ve geniş bir halk desteği görmüştü. Ancak sorunun köklü ve kalıcı çözümüne odaklanılmamış, yasal ve anayasal değişiklikler üzerinde çalışılmamış, aksine Dolmabahçe Mutabakatı'nın bir yana bırakılarak süreç heba edilmiştir. Aynı gelişmelere paralel olarak Öcalan ile yürütülen görüşmeler kesilerek süreç fiilen sona erdirilmiştir" dedi.

'TEK TARAFLI ÇİFT TARAFLI GİBİ KAVRAMLARI GERİDE BIRAKILMALI'

Silahlı çatışma sürecinin hiç kimseye bir şey kazandırmadığı, kazandırmayacağı ve bu sürecin kazananının da olamayacağını, 40 yıllık ağır çatışmalı süreç deneyimi herkese fazlasıyla öğretildiğini ifade eden Bedirhanoğlu, şöyle devam etti:

" Türkiye halkları olarak bütün sorunlarımızı diyalog ve müzakere ile çözmek dışında bir şansımızın olmadığının herkesin bilmesi gerekir. Barışçıl çözüm yoluna dönülmesi için, tek taraflı, çift taraflı vb. kavramları geride bırakarak derhal yerleşim yerlerindeki çatışmalara son verilmeli, seçimlerin demokratik ve güvenli bir ortamda yapılması için azami özen gösterilmelidir. Demokratik bir süreç olan seçimlerin tezahürü nasıl olursa olsun, hükümeti hangi parti kurarsa kursun, hiç zaman kaybedilmeksizin ilk iş olarak diyalog ve müzakere süreci yeniden başlatılarak ateşkes ilan edilmelidir. Bu talep, tüm taraflara bir çağrımızdır. Bu bağlamda Öcalan ile kesilen diyalog sürecini yeniden başlatmak, bu süreci müzakereye dönüştürerek ilerletmek, halkımızı büyük acılara gark eden ve ülkemizi her açıdan büyük belirsizliklere ve uçurumlara sürükleyecek olan bu çatışmalı sürece son vermek için adım atmaya davet ediyoruz."

'ÇATIŞMALARDA EN FAZLA KÜRT HALKI MAĞDUR OLUYOR'

Bedirhanoğlu, yaşanan çatışma ortamının sivil alanlara yönelmesini kabul edilemez olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"Hiçbir gerekçe sivil yerleşim yerlerinde yapılan eylem ve saldırılar ile bunlara karşı yapılan ve ağır tahribatlara ve çocukların ölümüne neden olan operasyonları, yerlerde sürüklenen insan bedenlerini, cenazeleri ve bu kirli savaşı haklı gösteremez. Türkiye toplumunun tüm kesimlerinin bu çatışma sürecini onaylamadığını, benimsemediğini, yerleşim yerlerindeki çatışma ve operasyonlardan da en çok sivil Kürt halkının mağdur olduğunu ifade etmek isteriz. Bir an önce silahlı çatışma sürecinin sona ermesini umut ve talep etmekle birlikte; çatışma durumunda da toplumun ahlaki ve manevi değerlerine, çatışma hukukunun ya da diğer bir ifadeyle insancıl hukukunun asgari ilkelerine uyulmalıdır. Bu çerçevede; sivil yerleşim yerlerinde çatışmalara zemin oluşturan ve toplumun sosyal, ekonomik, eğitim ve sağlık gibi günlük yaşamını derinden etkileyen fiil ve uygulamalardan kaçınılmalı, toplumumuzun vicdanını rahatsız eden eylem ve operasyonlar sonlandırılmalı, sivillerin ölümüne neden olabilecek silahlı saldırılara, operasyonlara, yargısız infazlara ve işkence uygulamalarına derhal son verilmelidir."

ÖCALAN'LA GÖRÜŞME TALEBİ

Şahismail Bedirhanoğlu, çatışmalı ortamın durması için İmralı Adası'nda bulanan Abdullah Öcalan ile görüşmek istediklerini ve görüşmek için başvuruda bulunacaklarını söyledi. Bedirhanoğlu, "Diyarbakır'daki sivil kurumlar olarak, demokratik sürece katkı bakımından üstümüze düşen her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu önemle ifade etmek isteriz. Bu amaçla Hükümetin gerekli izni vermesi durumunda silahların devreden çıkarılmasına büyük katkı sağlayacağını düşündüğümüz Sayın Öcalan'la görüşerek kendilerinin mesajlarını topluma sunmak istediğimizi belirtmek isteriz. Bu bağlamda, Türkiye kamuoyunu, siyasi kurumlarını, sivil toplum örgütlerini, sorumluluk sahibi herkesi ve her kesimi bu çatışmalı sürece karşı tutum almaya, karşı koymaya çağırıyoruz" dedi.

(Ahmet ÜN - Canan ALTINTAŞ / DHA)