Diyarbakırlı kadınlar tedirgin!

Diyarbakırlı kadınlar tedirgin!
Diyarbakırlı kadınlar tedirgin!
Diyarbakır'da kadınlar endişeli... Son iki aydır siyasette ve kadın çalışmalarında aktif olan kadınlara karşı tehditlerin arttığı belirtiliyor. 21 Haziran'daki 'saldırı' korku yaratıyor


UMAY AKTAŞ SALMAN

“Ben Diyarbakır’da yaşayan genç bir kadınım. Bugünlerde evde yalnız kalmaktan korkuyorum. Kapı çalınca irkiliyorum. Bir aydır, o kıza neler yapmış olabileceklerine dair kafa yoruyorum... Birkaç gün önce, o gün, çaresiz kalan arkadaşa, neler yapıldığını tek tek duydum. Neler söylendiğini... Nelere zorlandığını... Nasıl tehdit edildiğini O günden beri, o odada, o halının üzerinde hissediyorum kendimi. Karşımda o iğrenç çıplak herifler. Hükümet çözüm için bir şeyler yaptığını söylerken, öte taraftan yol haritaları çizilir, talepler inatla vurgulanırken, gelecek barışın o genç kızın sayesinde geleceğine inanıyorum. Bu olay çözülmeden, öne sürülecek her çözüm, tecavüz kokusu taşıyacak...”
Diyarbakır’da bir eve baskın düzenleyen polisin, evde bulunan DTP çalışanının giysilerini zorla çıkararak taciz ve tecavüz girişiminde bulunduğu iddiasının ardından Diyarbakırlı bir kadın korkularını böyle ifade ediyor. Sadece o değil üstelik Diyarbakır’daki kadınlar endişeli ve tedirgin. İki aydır kentte siyasette ve kadın çalışmalarında aktif olan kadınlara karşı tehdidin arttığını söyleniyor.
Diyarbakır’da DTP çalışanı bir kadın ‘21 Haziran’da Ofis semtindeki bir yakınının evinden dışarı çıkmak üzereyken kapıda dört sivil memurla karşılaştı. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nden geldiklerini belirten kişiler, kadına, kendileriyle birlikte içeri girmesini söyledi. Kadın, kendisine sorulan ev sahibesinin evde olmadığını ifade etmesine rağmen, polislerin güç kullanması ve tehdidi sonucu içeri girmek zorunda kaldı.
Bir süre sonra içlerinden ikisi, kadının üzerindeki giysileri zorla çıkararak tehdit, hakaretler ve küfürler eşliğinde cinsel şiddet ve tecavüz girişiminde bulundu. Evde arama gerçekleştirdiğini gösteren herhangi bir kayıt tutulmadan, belge imzalatılmadan polisler, tehdit savurarak evden ayrıldı.
Bu cinsel şiddet ve tecavüz iddiasını DTP Grup Başkan Vekili Fatma Kurtulan, yaklaşık bir ay önce TBMM’de yaptığı toplantıyla gündeme getirdi. Olayın ardından Diyarbakır İnsan Hakları Derneği’ne(İHD) başvuru yapıldı. Diyarbakır Valiliği’ne de suç duyurusunda bulundu. Valiliğin başlattığı soruşturma ise sürüyor.

‘Ev sahibine de selam söyle’
Diyarbakır İHD üyesi Avukat Rewşen Bataray, yapan kişilerin ortaya çıkarılmasını istediklerini belirtiyor:
“Savcılık olayın olduğu binaya yakın MOBESE kameralarının kayıtlarını istedi. Ancak binanın iki girişi var. Bir girişte kamera yok. Diğer giriş ise ana caddeye bakan kapı. Orada kamera var. Ancak o da sürekli dönen bir kamera. Olay saatinde uzun süre orada olan bir araç tespit ettik. Ancak aracın plakasını yakınlaştırıp bakamıyoruz. Kameranın teknik özellikleri elvermiyor. Olayı yaşayan kadın arkadaş şu an psikolojik tedavi görüyor. Bu kişiler çıkarken de ev sahibinin adını söyleyerek ona selam söyle diyorlar. Ev sahibi kadın da siyasi çalışmalarda yer alan biri.”

Kadınlara kayıt dışı gözaltı
Diyarbakır İHD’nin verilerine göre temmuz ayında üç kadın kayıt dışı gözaltı sebebiyle derneğe başvurdu. Bu kişilerden kimi gözaltına alındı kimi polis arabasına alınıp tehdit edildi. Kentte kadın çalışmaları yapan sivil toplum örgütlerine göre son bir-iki ayda aktif kadınlara karşı tehdit arttı:
Bireysel değil (Kardelen Kadınevi’nden Sosyolog Zeynep Demir Akçer):
“Son yaşanan bu olay bireysel değil. Bütün Kürt toplumuna yapılmış bir şiddetti. Bireysel başvurular oluyor ama bilinmesini istemiyorlar. Ne yazık ki olayla ilgili gelişme yok. Yetkilileri göreve çağırıyoruz. 14 Haziran’da DTP’ye yapılan operasyonlarla başladı. Her Kürt kadına potansiyel suçlu muamelesi yapılıyor. Herhangi demokratik hak olan bir basın açıklaması veya yürüyüşe katılınca bile sözlü tacize uğruyoruz. Endişe duyuyoruz.”
Kadın hareketini bastırmak istiyorlar (Diyarbakır Kadın Sorunları Uygulama Merkezi Koordinatörü Özlem Öner):
“Şu anda bu yönlü tacizler arttı. Çatışmalı ortamın uzun süre devam ettiği dönemlerde bu tür şeyler yaşanıyordu. Daha sonra karşılaşmadık. Ancak son bir ayda DTP’ye yapılan operasyonlarla uzun zaman olmayan bu yönelim tırmanmaya başladı. Güvenlik güçleri tarafından sözlü tacizler de bulunuluyor, takip ediliyor kadınlar. Diyarbakır’da güçlü bir kadın çalışması var. Yaptığımız çalışmaların farkındalık yarattığını etki yarattığını düşünüyoruz. DTP’ye yapılan son operasyonda kadın aktivistler tutuklandı. Bu kadın etkisinin kırılmasına yönelik olarak görüyoruz bu yapılanları.Yerel yönetimlerde kadın bakış açısını yansıtmaya yönelik bir dizi çalışma hayata geçirildi. DTP yüzde 40 kadın kotası uyguluyor. Türkiye genelinde 18 kadın belediye başkanı var. Bunların 14’ü DTP’li. Bu çalışmaları yürüten arkadaşlar tutuklanıyor. Kadınlar endişeyle bakıyor bu olanlara.”
Arabayla sıkıştırılıp takip edilenler var (Ceren Kadın Derneği Yöneticisi Necla Korkmaz): “Kadın hareketinin gücü ve duruşu bazı kesimleri rahatsız ediyor. Diyarbakır’da kadın hareketinin gerçekleştirdiği ‘Namusumuz Özgürlüğümüzdür’ kampanyası var. Bu son saldırının buna denk gelmesi trajik. Bu tür saldırılar insanların güvensizliğini derinleştirmeye yönelik. Ayrıca saldırılarda alttan alta devam ediyor. Geçen bir kadın arkadaş arabayla giderken başka bir araba tarafından sıkıştırılmış ve takip edilmiş. Korkutmaya ve sindirmeye yönelik. Barış annelerine sözlü taciz yapıldığı söyleniyor. Tacizler son bir ayda yoğunlaştı. Bunu da bilerek yapıyorlar.”