scorecardresearch.com

Doç. Dr. Halis Süleyman hastalara umut oldu

Doç. Dr. Halis Süleyman hastalara umut oldu
Mide kanseri tedavisinde 'denek' kuyruğu



‘MİDE KANSERİNİ TÜRK DOKTORU MU YENDİ?’ HABERİ İÇİN TIKLAYIN


Kadir SABUNCUOĞLU


ERZURUM - Mide kanserinin tedavisiyle ilgili fareler üzerinde yaptığı çalışmalar ABD’nin ünlü bilim dergisi ‘International Journal Of Canser’de yayımlanan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Halis Süleyman, hastalara umut oldu. Adrenalin düşürülerek gerçekleştirilen tedaviyi klinik aşamasına getiren Doç. Dr. Halis Süleyman'a, Mısır, Azerbaycan, İsviçre’den e- mail yolu ile mesaj gönderenler kendileri ya da yakınları için “Denek olmak istiyoruz. Kapının önünde yatmaya razıyız. Yeter ki o şansı değerlendirelim” diyor.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Halis Süleyman, patalog Prof. Dr. Cemal Gündoğdu, Yrd. Doç. Dr. Zekai Halıcı, Yrd. Doç. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Dr. Elif Çadırcı’dan oluşan ekiple farelerde uzun yıllara dayalı bir çalışmanın sonunda midedeki kanserli dokunun tamamen ortadan kalktığını bilimsel olarak ispatladı. Ekip, üç ayrı gruptaki farelerin midesinde kanser dokusu oluşturduktan sonra, kortizol verip deney yaptı. Adrenalin düzeyi normal olanlarda kortizol tedavisi, kanserli dokuyu değiştiremedi. Ama adrenalin düzeyi azaltılanlarda yüzde 80, böbrek üstü bezleri çıkarılan ve hiç adrenalin salgısı olmayanlarda ise yüzde 100 başarı elde edildi.
Mide kanserinden yılda 900 bin insanın hayatını kaybettiğini söyleyen Doç. Dr. Halis Süleyman’ın çalışması, 26 Ağustos’ta ‘International Journal Of Canser’ dergisinde yayımlandı. Patent başvurusu kabul edilen çalışmayı ‘International Journal Of Canser’ dergisi önümüzdeki günlerde ikinci kez kapak yapacak.



‘SIRA SAĞLIK BAKANLIĞI'NDA’



Mide kanserini iyileştiren çalışmalarının çok büyük yankı uyandırdığını söyleyen Doç. Dr. Süleyman, “Çalışmalar sırasında iki kez kalp krizi geçirdim. Daha iki ay önce by-pass ameliyatı oldum. Yeterince dinlenmeden görevimin başına döndüm. Ekibimle birlikte maddi ve manevi olarak çok yıprandık. Dünyada bilim adamları, çağın hastalığını yenmek için aralıksız çalışmalar yapıyor” dedi.
Ekip çalışmasıyla, deney hayvanlarında vücudun savunma mekanizmasını artırarak kanseri yendiklerini kaydeden Doç. Dr. Süleyman,sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mide kanserini yok etmek için yıllarca gece- gündüz demeden çalıştık. Türkiye ve yurt dışından her gün yüzlerce mesaj ve telefon alıyorum. Cep telefonum iki pili günlük konuşmalara yetmiyor. Umutlarını kaybetmek üzere olan hastalar, gönüllü denek olmak istiyor. Kapımın önünde yatmak isteyen, yalvaranların sayısı çok fazla. Ancak bizim bu aşamada yapacağımız hiçbir şey yok. Sıra şimdi Sağlık Bakanlığı'nda. Yasal işlemler tamamlandıktan sonra Erzurum’da kanser hastaları için bir klinik açılırsa, bir tıp doktoru olarak ben de görev almak istiyorum. O zaman Erzurum’un yazgısı kanser turizmiyle değişir.”
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak ise deneyin insanlara uygulanacak bir çalışma olduğunu anımsattı. Uluslararası patent almada üniversitenin katkı sağlayacağını bildiren Prof. Dr. Koçak, kanserle ilgili çalışmanın halka yansıması için gerekli çalışmaların başlatılacağını söyledi.

 

 


Üç kıtadan mesaj geliyor

 

Doç. Dr. Halis Süleyman’a gönderilen e- maillerden bazıları şöyle:
* Yrd. Doç. Dr. Ahmet Özer Şehirli (M. Ü. Ecz. Fak. Farmakoloji ABD): 6 ay önce 21 yaşındaki kız kardeşim mide kanserinden ameliyat oldu. Kemoterapiden sonra durumu iç açıcı değil. Klinik çalışması yapmayı düşünüyor musunuz?
* Umut Keçelioğlu: Babam Nisan 2005’te mide kanserinden ameliyat edildi. Şimdi durumu kötü olduğu için tedavi uygulanamıyor. Karşılaşabileceğimiz tüm olumsuzluklara hazır olduğumu bilmenizi isterim.
* Sezen Yavan (İstanbul): Her hastada olduğu gibi bizim için de babam o kadar değerli ki, gerçekten ümidimizi yitirmemek istiyoruz.
* Dr. Mehmet Cenk Deliküçük (Bakırköy Hastanesi'nde radyolojı uzmanı): Ağabeyim 2007’de pankreas kanseri oldu. Radyoterapi ve kemoterapi görüyor. Pankreas için de şansımız var ise sizinle temasa geçmek isterim.
* Bayram Ala: Ablam 33 yaşında, 3 çocuk annesi. Bir ay önce mide kanserinden ameliyat oldu. Bir umut olarak yazıyorum. Eğer yardımcı olursanız dünyaları bize vermiş olursunuz.
* Murat Yılmaz (Kimya Mühendisi): Babam, mide kanseri ama ameliyat etmediler. Eğer çalışmanız hastalar üzerinde denenmeye başlarsa gönüllü denek olmasını istiyorum.
* Merve Uslular: Dedem, mide kanseri. Evde ölümü bekliyor. Dedem için lütfen birşeyler yapar mısınız?
* Adem Arslan: Midemde tümör var. Gönüllü aday olabilir miyim?
* Mehmet Altın: 39 yaşındayım, 2 kez ameliyat oldum. Kitle midemde duruyor. İlacınızı benim üzerimde deneyebilir misiniz?
* Akif Değirmendere: Annemin 3 ay önce midesi alındı. Şu anda bitkin. İlacı denemenizde gönüllü olmak istiyoruz.
* Arif Özbay (41) (Kocaeli): Geçen yıl midem alındı. Tedavi benim durumumdakilere uygulanacak mı? Uygulanırsa gönüllüyüm.
* Koray Özdemir: Emekli öğretmen olan babam kolon kanserine yakalandı. Her gün çaresizlik içerisinde ızdırabına şahit oluyoruz. Sizlere yalvarıyorum. Sunacağınız her yöntemi deneyebiliriz.
* Mehmet Derya Altunbaş (İsviçre): Arkadaşım Fransa’da yaşıyor. Mide kanserinden eriyor ve acı çekiyor. İlk gönüllü olmak istiyor. Patavatsızca olacak ama sizi Fransa’ya götürmek istiyoruz. Lütfen merhametinizi esirgemeyin.
* Prof. Dr. Bülent Müngen (Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD Başkanı): Van’da bulunan bir hasta akrabam gönüllü olarak klinik çalışmalara katılmak istediğini söyledi.
* Ahmet Başaran (Makine Müh., İstanbul): Mide kanseri hastamızda ilacı denemek istiyoruz. Ne olur bize yardım edin.
* Ramil Cebrayilov (Azerbaycan): Babamın midesinde yara var. Sizin yanınıza getirsem ona yardım ola biler misiniz? Evvelceden teşekkür ediyorum.
* “Öğretmen olan eşim, Yıldızhan Çalışkan Avcı (33), halen Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji servisinde tedavi görüyor. Sonucu ne olursa olsun gönüllü denek olmak istiyoruz.”  (dha)


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9541099541096

YORUMLAR
(6 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

nihayet bilim ilimle uğraşan insanımız da var diyebileceğiz... - Benal

Herkesin herşeyi bildiği bir ülkede zaman zaman bilinmeyenin peşine düşüp yeni buluşlar bulan insanlarımız da çıkıyor ortaya. İnşallah daha önceki buluşları bulanlar gibi saldırıya maruz kalmaz bu bilim adamlarımız. Haberde maddi ve manevi olarak çok sıkıntılara düştük diyor doktorlar, haklılar, devletimizin araştırmalar için ayıracağı para malesef yok. Dolayısıyla bu buluşu bizim insanımız bulmuş olsa da ülkemize mal edilmesi söz konusu değil yakında muhakkak patenti bir başka ülkeye satılabilir ki haklarıdır da. Ünversitelerdeki aynı branştaki hocaların çoğu şu anda bu yeni buluşu nasıl aşağı çekerizin derdindeler çünkü üretmeyen, araştırmayan, bana dokunmayan bin yaşasın zihniyeti o kadar hakim ki gerçekten bu tarz araştırmaları yapanlar adeta kutsanmayı ve kahramanlaştırılmayı hak ediyorlar.

Kanser nedir. - Knox

Uzmanı değilim ama 2 amcamı akciğer kanserinden kaybettim yeterince bilgimiz oldu. Kısaca kanser vücudunuzun kendi hücrelerinin çeşitli nedenlerle (sigara,radyasyon,genetik bozukluk gibi) sapıtarak çoğalıp vücudunuza zarar vermesiyle oluşan bir hastalık. Kanser hücreleri vücudunuzun kendi hücrelerinden oluştuğu için yok etmek üzere vereceğiniz her ilaç sağlıklı hücrelere de zarar vermektedir. Bu nedenle immun sistem denilen bağışıklık sisteminin güçlenmesi çok önemli. Vücudu bir yandan yıkmaya çalışıp bir yandan tamir etme savaşını kazanan eğer bağışıklık sistemi olursa hasta iyileşiyor aksi taktirde hastayı kaybediyoruz. Kanseri yendim diye kimse hemen kendini salmamalı en az 2 yıl sanki hasta imiş gibi bağışıklık sistemini güçlü tutmalıdır. Hocama ve ekibine teşekkür eder hastası olanlara acil şifalar dilerim.

M.BAHÇİVAN İÇİN - itsme

Kanser tek tip hücreden oluşan bir konu değil ve her kanser tipi hekimlerce yıllardır uzun süreli istatistiki veriler sonucu takip ve tedavi edilir,1920 de çözülmüşse sakın anneni yarın ölüyor diye doktora götürme,bizim bildiğimiz doğru demişsin bu bilmişliğine devam et,bol bol dua et,kemoterapi ya da cerrahiden uzak dur,vücut direncini arttırmak fikrine sadık kal,hatta bilim adamı gibi desteklediğin fikirin bu olduğunu yazmışşın,ama sakın bundan sonra yardımı ALLAH'TAN dile çokbilmiş kardeşim...

Doç. Dr. Halis Süleyman hastalara umut oldu - mbahçivan

Mide kanseri konusunda çalışmalarından dolayı bilim adamımız Sayın Halis Süleyman'ı kutlarım. Yalnız burada dikkatimi çeken bir şey var. Mide kanserinde böbrek üstü bezinin çıkarılması söz konsu. Bu bez hiç bir işe yaramıyorum mu? Bu bezin çıkarılması hastaya zarar vermez mi'Desteklediğim vucut direncinin artırılması gerekliliği. Nitekim Kemoterapi tedavisi vucut direncini kıran zayıflatan bir tedavi şekli olduğu hekimlerimiz tarafından söylenir. Hocamıza bir soru sormak isterim. Kanserin sebebi nedir? Klasik tıp bu soruyu doğru olarak yanıtlıyor mu? Bu yüzden cerrahi, radyoterapi, kemoterapi tedavisinin modası geçmiş tedaviler olduğuna katılıyorlar mı? Alternatif tıp kanserin sebebini biliyor. Buna göre yapılan tedavilerden büyük başarılar elde ediyor.Kanser 1920 de yenildi. Fakat birçok sebeplerden dolayı halktan gizlendi. Bu tedavi yöntemleri kabul görmedi. Benim Annem' e 3 ay kadar önce Akciğer kanseri teşhisi kondu. Annemi Onkoloji polikiliniğine götürmedim. Kendi bildiğimiz doğru, fakat kısıtla tedavi yöntemlerini uyguluyoruz. Hocamızın bu yöntemi, kemoterapi ve radyoterapiden çok çok iyi olacağını tahmin ediyorum.Mide kanseri hastalara şifa olması dileğimle.

Önce Ülkem,sonra insanlık adına. - göçmen

Teşekkür ediyorum,iyiki varsınız.Sizin gibi çalışkan,gerçek vatansever,başarılı bilim insanları sayesinde gururlanıyor,varlığınızla onur duyuyoruz.İşte dünyaya en güçlü mesaj böyle verilir.BİZDE VARIZ!!!

Çirkin üslup? - itsme

Bunun çok da işe yaramayacağı gibi bir önyargım var,bir doktor ve bir haberci olaya farklı bakar,umarım ben yanılıyorumdur ama anlamadığım kapımın önünde yatmak isteyenler,yalvaranlar var sözü yakışmaz bir bilim adamınagerçekten olabilir belki bu tip teklifler ama estağfurullah demek düşer ona,medyaya vermek değil...