Doğan Akhanlı: Ben Kafka'nın kahramanı değilim!

Doğan Akhanlı: Ben Kafka'nın kahramanı değilim!
Doğan Akhanlı: Ben Kafka'nın kahramanı değilim!
Ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanan Doğan Akhanlı, mahkemeye gelmedi ama mektup gönderdi
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezası verilmesi istemiyle beraat kararını bozması sonrası yeniden görülmeye başlanan Doğan Ahkanlı Davası’na bugün devam edildi. Hakkında “Kırmızı Bülten” çıkarılan yazar Akhanlı, duruşmaya katılmadı. Fakat avukatı Sennur Baybuğa arıcılığıyla mahkemeye bir mektup gönderdi.

Doğan Akhanlı için kırmızı bülten


Akhanlı, “Redd-i Dava” başlıklı mektubunda, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın “Kafkaesk bir karakter” kazandığını savunarak, davaya katılmayacağını ve protesto amaçlı suskunluğunu sürdüreceğini açıkladı. Mektupta şöyle deniyor:

“Baştan beri, hukuk hiçe sayılarak açılan, sürdürülen ve beraatimle sonuçlanan dava, Yargıtay’ın aleyte bozma kararıyla yeniden KAFKAESK bir karakter kazandı.
Hrant Dink Cinayeti’nin arkasında örgüt bulamayan aynı Yargıtay, dünyanın gözü önünde, beni yeniden var olmayan bir örgütün DOĞAN K. kod adlı lideri ilan ederken, benden, tıpkı roman kahramanı Josef K. gibi, boynumu cellatlara gönül rızasıyla uzatmamı talep ediyor.

Akhanlı için Yargıtay müebbet istedi


Josef K.’nın ürkütücü uyum sağlama yeteneğini, davranış tarzı ve trajik akibetini bilen bir edebiyatçı olarak, serbest bırakıldığım 8.12.2010 tarihli ilk duruşmada, davanın bütün aşamalarında susma kararı verdiğimi açıklayarak, oyunda bana düşen rolü reddettiğimi ilan etmiş, kamuoyunun ilgi ve desteği ile, hapis tutulduğum Kafkaesk mekandan kurtulmayı başarabilmiştim.

Susma kararım geçerliliğini korumaktadır.



Yeniden tıkılmak istendiğim Kafkaesk mekana dönmeyeceğim. Neticede bütün çıkmaz ve acılarına, “Dava”nın finalinde kalbine saplanan celladi hançere rağmen, her okunuşta canlanan ve okundukça hayatta kalan Josef K. değilim. Franz Kafka tarafından yaratılmadım. Varolan tek hayatımın, Kafkaes komediden daha büyük bir hacmi ve değeri var.
İradem dışında yeniden mahkeme önüne çıkarılma zorunda bırakılsam bile susma kararıma sadık kalacak, esirgenmeye çalışılan hürriyetimi, bu tutumumla savunacağım.
DOĞAN K. davası benim için yüzlerce benzeri olan, akılalmaz bir keyfiyet ve kibirle açılan, sürdürülen ve sonuçlandırılan adaletsizliğin bir parçasıdır. Dava beni bir Yazar ve İnsan Hakları Savunucusu olarak bu yanıyla ilgilendirmeye devam edecektir. Davayı reddetme kararım, aynı zamanda, hukuk dışı uygulamaların mağduru olmuş, ümitsizce seslerini duyurmaya çalışan insanlarla dayanışmanın da bir ilanıdır.”