Doğu Karadeniz çok değişecek!

Doğu Karadeniz çok değişecek!
Doğu Karadeniz çok değişecek!

?Karadeniz?deki HES?lerin hiçbiri küçük bentle yapılmıyor. 10 metreye çıkan büyük baraj gövdeleri var. Santrala yol yapılırken binlerce ağaç yok ediliyor. Ağaç yeniden büyür deniliyor. Ağaç büyür ama ekosistem değişiyor.?

Doğu Karadeniz'de hidroelektrik santral için 341 firma başvurdu. 73 projeye izin çıktı. 17'sinde inşaatı mahkeme durdurdu

TRABZON - Doğu Karadeniz’de Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’de toplam 341 firma hidroelektrik santralı (HES) yapımı için müracaat etti. 73 HES’in yapımına izin verilirken, 17 HES inşaatını mahkeme durdurdu. Doğu Karadeniz’deki HES projeleri ve son durumları şöyle:
Trabzon: 76 HES projesi geliştirildi. 27 HES’te çalışma devam ediyor.
Rize: 67 HES projesi geliştirildi. Sekizinde inşaat başladı. 17’si için ‘ÇED olumlu’ raporu alındı. 42 proje henüz fizibilite aşamasında.
Giresun: 82 HES projesi müracaatı yapıldı. Uygun görülen 12’sinin çalışmaları sürüyor. Yağlıdere’de tamamlanan bir HES faaliyete geçti.
Artvin: Doğu Karadeniz’de 116 projeyle en çok HES başvurusu yapılan il Artvin. 25 HES projesine başlandı, 53 proje halen fizibilite aşamasında. Şavşat-Meydancık ve Borçka-Camili yöresinde sekiz HES inşaatını mahkeme durdurdu. Yapımı biten üç HES faaliyet halinde. (aa)
***
‘Kaç liralık balık var ki orada’ diye düşünülüyor...
(Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi, TEMA Vakfı Temsilcisi Yrd. Doç. Dr. Coşkun Erüz): Karadeniz’deki HES’lerin hiçbiri küçük bentlerle yapılmıyor. 10 metreye kadar çıkan büyük baraj gövdeleri var. Binlerce metreküp suyu depolayacak göller oluşturulmuş. ‘Kaç liralık balık var orada’ deniyor. Oradaki balığın değeri belli, ancak bu parayla ölçülemez. Milyonlarca yıllık organizma yok ediliyor.
HES’ler yapılmamalı demek doğru değil, ancak akarsularımızın belli potansiyeli var. Yol yapılırken binlerce ağaç yok ediliyor. ‘Ağaç yeniden büyür’ deniyor. Evet ağaç büyür, ancak ekosistem değişiyor. Sekiz metre yol açılıyor, aşağıya doğru yuvarlanan taş ve toprak, yüzlerce metrekarelik alanı tahrip ediyor.
Bir yasa çıkarıldığında bir an önce önü açılması için hızla çalışılıyor. Denetlemeye sıra gelince yönetmelik yok! Bunun için de cezai işlem uygulanamıyor.
Şirketlere suyla birlikte alan da tahsis ediliyor. 49-99 yıllığına tüm hakkını veriyorsunuz. Yarın bu suya ihtiyaç olduğu zaman ancak firmanın istediği fiyatı verirseniz alırsınız. Uluslararası bir firma almışsa uluslararası tahkim giriyor devreye. Küresel ısınma gibi çeşitli nedenlerle yarın oradaki suya ihtiyacımız olsa, alan kişiler isterse o alandaki yerleşim yerlerini dahi boşaltabilirler. 
Karadeniz’deki akarsulardan elde edilecek enerji Türkiye ihtiyacının yüzde 2’sini karşılar. Yani abartıldığı gibi potansiyel yok. Halkı kimse adam yerine koymuyor. Halbuki o dereler oradaki köylerin adıyla anılır. O dereyi ticarileştirdiğiniz zaman insanları, kültürü ticarileştiriyorsunuz. Cansuyu dereleri öldürmez, ancak yaşatmaz da. Yaşamak demek, nefes almak değildir; gelişmek, üremektir. 

‘En temiz enerji budur’
SANKO Holding CEO ’su Süleyman İlden: HES çalışmalarında yasalara büyük özen gösteriyoruz. Gürültü kirliliği ve toz ölçümlerini düzenli olarak yapıyoruz. İnşaattan çıkan hafriyat ise yapılan anlaşmalarla yol yapım çalışmalarında kullanılmak üzere belediyelere veya ilgili firmalara veriliyor. SANKO olarak yasaların dışında hareket etmemiz söz konusu olamaz. Hidroelektrik santrallar en temiz ve geri dönüşümü en kolay enerji kaynağıdır. Hazırlanan ÇED raporlarında dereye bırakılacak can suyu miktarı belirleniyor. Doğal yaşamın bozulmaması için elimizden gelen özeni hazırlanan raporlar dışında da gösteriyoruz. Projeler
doğal dengeye kesinlikle zarar vermeyecek düzeyde. Bölge halkının herhangi bir endişesi olmasın.

‘Türkiye kayıp-kaçağını halletse dereler kurtulur’
(TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer): Yenilenebilir doğal kaynaklardan olan su potansiyelinin elektrik enerjisine dönüştürülmesini anlayışla karşılıyoruz. Yılda 50 milyar dolar enerji ithalatına harcayan bir ülkede su gibi yenilenebilir kaynakları kullanmak önemli. Ancak bölgede geliştirilen HES projeleri kontrolsüz bir şekilde ve hızla artıyor. Şu anda Rize’de 67 adet HES projesi geliştirilmiş durumda. Ancak bu projelerle kaç santral kurulacağı belli değil. Çünkü bir proje adı altında iki, üç hatta daha fazla santral olabilmektedir. Ayrıca her geçen gün bunlara yenileri ekleniyor.
Bölgedeki en küçük dereler üzerinde bile HES kurulması için çalışmalar yapılıyor. Rize’de planlanan HES projeleri İkizdere, Salarha-Güneysu, Çayeli Senoz, Pazar-Hemşin, Ardeşen-Çamlıhemşin-Fırtına Vadisi ile Fındıklı Çağlayan-Arılı vadileri olmak üzere altı vadide akmakta olan dereler üzerinde yoğunlaştı. 2 bin 460 türle Doğu Karadeniz, pek çok ülkenin sahip olduğu toplam bitki türünden fazlasına sahip. Biyolojik çeşitlilik bakımından korunmada öncelikli 200 ekolojik alandan biri.  Dünyanın önemli ekosistemleri arasında yer alan Doğu Karadeniz vadileri, sadece su potansiyeli bakımından değerlendirilmekte, turizm hedefi unutulmakta.
Rize’de üretilecek enerji 2007 verilerine göre Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 1.84’ünü karşılamakta. Tüm projeler tamamlandığı tarihte elektrik ihtiyacının her yıl yüzde 7 arttığı düşünüldüğünde, Türkiye ’nin elektrik ihtiyacının yüzde 1’ini karşılayacak. Oysa ülkemizde kayıp kaçak elektrik kullanım oranı 2006 verilerine göre yüzde 15.1. OECD ortalaması ise yüzde 6 ’dır. Yani kayıp-kaçak elektrik oranı sadece yüzde 13.2 ’ye indirilebilirse Rize’den elde edilecek elektrik karşılanmış olur.