Doktorun ölüm travması

Ölüm orucuna katılan tutuklu ve hükümlüleri muayene eden İstanbul Tabip Odası'na bağlı
'gönüllü hekimler' ciddi sorunlarla karşı karşıya
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - Ölüm orucuna katılan tutuklu ve hükümlüleri muayene eden İstanbul Tabip
Odası'na bağlı 'gönüllü hekimler' ciddi sorunlarla karşı karşıya. 'Gönüllü hekimlik' yapan 40 doktor, mesleklerinin insanlara yardımı öngörmesine rağmen, bu eylemde
'elleri ve kollarının bağlandığını' belirtiyor.
İstanbul'da eylemci mahkûm sayısının 150'yi bulduğunu belirten doktorlar, her cezaevi ziyaretinin bir günlerini aldığını, ziyaretler sıklaştıkça gitmeme isteğinin baş gösterdiğini ifade etti. Doktorların sıkça karşılaştığı sorunlar arasında bir işe konsantre olamama, sürekli haberleri dinleme gereği hissetme, kaygı, endişe hali, uyku bozukluğu yer alıyor.
'Acaba hangisi öldü?'
Kartal Cezaevi'nde açlık grevini sürdüren mahkûmları takip ettiğini belirten Dr. Osman Öztürk, "Yurttaş olarak üzülüyorum. Hekim olarak bu insanların yaşamından sorumluyuz. Ama bir müdahalede bulunulması söz konusu değil. Olumsuz etkileniyoruz. Kendimi yaptığım işe veremiyorum. Sürekli radyo, TV haberleri dinliyorum. Bir ölüm olduğu zaman ister istemez 'Acaba muayene ettiklerimden biri mi?' diye sormadan edemiyorum" diyor.
Dr. Hüseyin Demirdizen de bu olayda ilk defa bilgilerini kullanamadığını, birikimlerinin hiç bir işe yaramadığını gördüğünü kaydederek, "Her gidişinde tutuklu ve hükümlülerin eridiğini görüyorsunuz" diye konuşuyor.
Prof. Dr. Huri Özdoğan ise "Bu olayda doktorluğumuzu kullananamak, sadece gözlemci olmak bizi yıprattı. Doktor olarak hastanıza 'Kendine iyi bak' dersiniz. Ama biz cezaevinden çıkarken böyle bir şey söyleyemiyoruz" diyor.


    ETİKETLER:

    İstanbul