Dokuz dilde 1915 taziyesi

Dokuz dilde  1915 taziyesi
Dokuz dilde  1915 taziyesi
Cumhuriyet tarihinde ilk kez Ermeni tehcirine ilişkin resmi bir taziye mesajı yayımlandı. Mesajda, "Yaşamını yitirenler huzur içinde yatsın" denildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda 1915’teki Ermeni tehciri ile ilgili sürpriz bir ‘taziye’ mesajı yayımladı. Başbakanlık internet sitesinde Batı ve Doğu Ermenicesi de dahil Türkçe, Almanca, İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça olarak 9 dilde yayınmlanan mesajda, 1915’te hayatını kaybeden Ermeniler için “Huzur içinde yatsınlar” denilirken, bugün hayatta olan yakınlarına da devletin taziyesi iletildi.
Başbakan Erdoğan imzası ile yayımlanan açıklamada şu mesajlar yer aldı:
24 NİSAN FIRSAT SUNUYOR: Ermeni vatandaşlarımız ve dünyadaki tüm Ermeniler için özel bir anlam taşıyan 24 Nisan, tarihi bir meseleye ilişkin düşüncelerin özgürce paylaşılması için değerli bir fırsat sunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarının hangi din ve etnik kökenden olursa olsun, Türk, Kürt, Arap, Ermeni ve diğer milyonlarca Osmanlı vatandaşı için acılarla dolu zor bir dönem olduğu yadsınamaz. Adil bir insani ve vicdani duruş, din ve etnik köken gözetmeden bu dönemde yaşanmış tüm acıları anlamayı gerekli kılar. Tabiatıyla ne bir acılar hiyerarşisi kurulması ne de acıların birbiriyle mukayese edilmesi ve yarıştırılması acının öznesi için bir anlam ifade eder.
ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR: Atalarımızın dediği gibi ‘ateş düştüğü yeri yakar’. Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı herkes gibi Ermenilerin de o dönemde yaşadıkları acıların hatıralarını anmalarını anlamak ve paylaşmak bir insanlık vazifesidir. 1915 olaylarına ilişkin farklı görüş ve düşüncelerin serbestçe ifade edilmesi; çoğulcu bir bakış açısının, demokrasi kültürünün ve çağdaşlığın gereğidir.
EMPATİ İLE KARŞILAYALIM: Türkiye’deki bu özgür ortamı, suçlayıcı, incitici, hatta bazen kışkırtıcı söylem ve iddiaları seslendirmek için vesile olarak görenler de bulunabilir. Ne var ki, tarihi meseleleri hukuki boyutlarıyla birlikte daha iyi anlamamız, kırgınlıkları yeniden dostluklara dönüştürmemiz mümkün olacaksa, farklı söylemlerin empati ve hoşgörüyle karşılanması ve bütün taraflardan benzer bir anlayışın beklenmesi tabiidir.
HEPİMİZİN ORTAK ACISI: Türkiye Cumhuriyeti, hukukun evrensel değerleriyle uyumlu her düşünceye olgunlukla yaklaşmaya devam edecektir. Fakat 1915 olaylarının Türkiye karşıtlığı için bir bahane olarak kullanılması ve siyasi çatışma konusu haline getirilmesi de kabul edilemez. Birinci Dünya Savaşı esnasında yaşanan hadiseler, hepimizin ortak acısıdır. Bu acılı tarihe adil hafıza perspektifinden bakılması, insani ve ilmi bir sorumluluktur.
TARİHTEN HUSUMET ÇIKARMAYALIM: Her din ve milletten milyonlarca insanın hayatını kaybettiği I. Dünya Savaşı esnasında, tehcir gibi gayri insani sonuçlar doğuran hadiselerin yaşanmış olması, Türkler ile Ermeniler arasında duygudaşlık kurulmasına ve karşılıklı insani tutum ve davranışlar sergilenmesine engel olmamalıdır. Bugünün dünyasında tarihten husumet çıkarmak ve yeni kavgalar üretmek kabul edilebilir olmadığı gibi ortak geleceğimizin inşası bakımından hiçbir şekilde yararlı da değildir.
SAYGIYI YÜCELTELİM: Zamanın ruhu, anlaşmazlıklara rağmen konuşabilmeyi, karşıdakini dinleyerek anlamaya çalışmayı, uzlaşı yolları arayışlarını değerlendirmeyi; nefreti ayıplayıp saygı ve hoşgörüyü yüceltmeyi gerektirmektedir. Bu anlayışla biz Türkiye Cumhuriyeti olarak 1915 olaylarının bilimsel bir şekilde incelenmesi için ortak tarih komisyonu kurulması çağrısında bulunduk. Bu çağrı geçerliliğini korumaktadır. Türk, Ermeni ve uluslararası tarihçilerin yapacağı çalışma, 1915 olaylarının aydınlatılmasında ve tarihin doğru anlaşılmasında önemli bir rol oynayacaktır.
YENİ BİR GELECEK: Bu çerçevede arşivlerimizi bütün araştırmacıların kullanımına açtık. Bugün arşivlerimizde bulunan yüz binlerce belge, bütün tarihçilerin hizmetine sunulmaktadır. Türkiye, geleceğe güvenle bakan bir ülke olarak tarihin de doğru anlaşılması için ilmi ve kapsamlı çalışmaları her zaman desteklemiştir. Etnik ve dini kökeni ne olursa olsun yüzlerce yıl bir arada yaşamış, sanattan diplomasiye, devlet idaresinden ticarete kadar her alanda ortak değerler üretmiş Anadolu insanları, yeni bir gelecek inşa edebilecek imkân ve kabiliyetlere bugün de sahiptir.
HUZUR İÇİNDE YATSINLAR: Kadim ve eşsiz bir coğrafyanın benzer gelenek ve göreneklere sahip halklarının, geçmişlerini olgunlukla konuşabileceklerine, kayıplarını kendilerine yakışır yöntemlerle ve birlikte anacaklarına dair umut ve inançla, 20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz. Aynı dönemde benzer koşullarda yaşamını yitiren, etnik ve dini kökeni ne olursa olsun tüm Osmanlı vatandaşlarını da rahmetle ve saygıyla anıyoruz.”

Ermeni aydınlar nasıl yorumladı?

Orhan Dink: Açıklamayı çok önemsiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın böyle bir açıklama yapması, Türkiye’de yaşayan Ermeniler açısından, benim açımdan önemlidir. ‘Gecikmiş’ denilebilir ama önemli olan, bu ilk adım atılmasıdır.
Yazar Masis Kürkçügil: Bu üslubu şaşırtıcı buldum. İfadeler alışılmışın ve resmi söylemin dışında. Ancak sorunun yüz yıl sonra da tarih komisyonlarına devredilmesiyle ne şiş yansın ne kebap yaklaşımı da sürecektir.
Garo Paylan: Böyle bir açıklamayı bekliyordum. Geçen yıl Ahmet Davutoğlu’nun açıklamasında bunun emarelerini görüyorduk. Açıklamada, TC’nin inkâr politikasının devam ettirmeyeceğinin işareti var. Ancak tabii ki eksik olan yönü şu: Başbakan, sanki üçüncü bir öznenin yaptığı bir suçtan söz ediyor. Halbuki devletin sorumluluğuna işaret eden ifadelerin de olması gerekirdi.
Gazeteci Yetvart Danzikyan: Tüm sorunlu ifadelere rağmen olumlu ve önemli bir açıklama. Metindeki “1915 olaylarının Türkiye karşıtlığı için bir bahane olarak kullanılması” gibi ifadelerin gerçek bir yüzleşme için çabalayanları her zamanki gibi kriminalize ettiğini de düşünebiliriz.
Aris Nalcı: Genel anlamda diyasporayı tatmin etmedi bu açıklama. Ermenistan’dan ise Başbakan’ın bu mesajı için ‘Bu bir adımdır’ şeklinde yorumlar geliyor. İSMAİL SAYMAZ / İSTANBUL

Ermeni mesajına siyasi tepkiler


MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli: “Bunun değerlendirilecek hiçbir yanı yok. Bu millete bu
kadar eziyet fazla.”
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu: “Ermeni çetelerinin kendi ülkelerine vatandaşı olduğu ülkeye karşı diğer devletlerle işbirliğini hıyanet olarak nitelendirmemesi çok garibime gitti. Kabul edilmez, talihsiz bir beyanat.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu: “CHP olarak biz de 20. yüzyılın başlarında olaylarda hayatlarını kaybeden bütün insanların huzur içinde yatmasını dileriz. En dikkati çekici kavram taziye; bu kavram bütün dinlerde var olan kutsal, saygı değer bir kavram. Sakınca yok. Gocunmamak lazım. Ama hangi ortamda, hangi vesile ile?”
{UMUT ERDEM-OKAN KONURALP / ANKARA}