Dönüşüm sancısı Ayvansaray'da

Dönüşüm sancısı Ayvansaray'da
Dönüşüm sancısı Ayvansaray'da

55 yıldır Ayvansaray?daki 200 yıllık Rum evinde oturan Esma-Rafet Yetişener çifti, ?Tapulu evimizden çıkmayız? diyor. FOTOĞRAFLAR: MEHMET ÖZDOĞAN

Sulukule'den sonra yıkım sırası 8 bin 500 yıllık tarihe sahip Fener-Balat-Ayvansaray'da. Fatih Belediyesi'nin projesinde, kimi 200 yıldır ayakta olan 910 binayı yıkım ve yenileme bekliyor
Haber: MEHMET ÖZDOĞAN / Arşivi

İSTANBUL - Rafet - Esma Yetişener çifti 55 yıldır Ayvansaray’da oturuyor. Mahallelerini anlatırken “Bizim için buradan başka bir hayat yok” diyorlar... Ama bugünlerde Yetişener çiftinin evinde tedirginlik var. Fatih Belediyesi, ‘buluşmak, anlaşmak’ için aileye gün aşırı ‘davet’ gönderiyor. 200 yıllık tarihi olan tapulu eski Rum evi yıkım için sıra bekliyor. Gerekçe, ‘kentsel dönüşüm’. 
8 bin 500 yıllık tarihe sahip Fener - Balat-Ayvansaray Bölgesi 1950 yılında göç almaya başladı. Öncesinde Rumlar, Yahudiler, Ermeniler vardı... ‘Mahalle kültürü’nün her yönüyle yaşanabileceği İstanbul’un nadir yerlerinden bu bölge için Fatih Belediyesi’nin ‘yenileme’ projesi birkaç yıldır gündemdeydi. Projenin dayanağı ise 5366 sayılı ‘yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması’ hakkındaki kanun ve ilgili yönetmelik. Yenileme projesi 2005-2006 yıllarında önce yerel yönetimlerden son olarak da Bakanlar Kurulu’ndan onay aldı. Yüklenici firma Çalık Grubu ve GAP İnşaat ihaleye teklif vererek, Fatih Belediyesi ile sözleşme imzaladı. Alan, ‘kentsel sit alanı’ olarak tescil edildi. Yenileme alanı olarak belirlenen bölge,  Eski Atik Mustafapaşa, Mollaaşkı, Balatkarabaş mahalleleriyle, Tahtaminare, Yıldırım ve Vodina caddelerinde toplam 279 bin 345 metrekarelik alanı kapsıyor. 

‘Haliç’in üç kapısı’
‘Haliç’in Üç Kapısı’ adı verilen projeyi anlatan bir de broşür hazırlanarak semt sakinlerine dağıtıldı. Projede bölgedeki imar planı, yüzde 53 konut, yüzde 12 ticaret, yüzde 16 konaklama, yüzde 8 ofis ve kültürel yapı alanı yüzde 2 olarak belirlenmiş. Proje bölgesinde 910 bina yer alıyor. Bu binalar istimlak edilecek. Belediyenin açıklamasına göre proje alanındaki binaların yüzde 18.7’si basit onarım gerektiren veya gerektirmeyen, yüzde 19.4’ü aşırı tahribat yüzünden yapısal özelliğini kaybetmiş, yüzde 61.9’u büyük çaplı onarım gerektiren binalar. Binaların yüzde 85’i dolu.  Projeye karşı olan ‘Fatih İlçesi Fener- Balat- Ayvansaray Mülk Sahipleri ve Kiracıların Haklarını Koruma Derneği’, dün bir basın toplantısıyla ‘Evlerimizi yıktırmayacağız’ dedi. Toplantıya Mimarlar Odası’ndan, derneğin Beyoğlu-Tarlabaşı versiyonundan ve Sulukule Platformu’ndan da tam destek geldi.
Toplantıya katılan semt sakinlerinden Rafet Yetişener, “Bu bölge ‘kentsel dönüşüm’ için uygun değil ki... Mesela Sulukule’deki yapılaşmanın büyük bir bölümü kaçak, ama burada hepimizin tapusu var. Benim evim eski bir Rum evi, 200 yıllık tarihi var. Yarın Anıtlar Kurulu’na gidip bu ‘tarih katliamına’ nasıl izin veriliyor, öğrenmeye çalışacağım” derken eşi Esma Yetişener de yenilemenin ‘ironik’ yanına dikkat çekiyor:
“Dayanakları kültürel tarihi korumak... Bunun için önce ‘evlerinizde tadilat yapacağız’ dediler; şimdi yıkma planları var. Evimiz, sapasağlam daha yeni tadilattan geçti. Hangi gerekçeyle elimden tapumu almak istiyorlar? Evimi yıkacak olan zihniyet, yalnızca bana da değil 200 yıla haksızlık edecek.”
Projeye karşı sesini yükseltenlerden biri de 200 TL ev kirası ödeyen Şükriye Şahin... Şahin, “Mal sahiplerinin eline para verip gönderecekler. Beni hem 40 yıllık mahallemden kovuyorlar. TOKİ’ye sesleniyorum, bizi de çatısız bırakmasınlar. Benim İstanbul’da 200 TL’ye kira ödeyebileceğim bir yer yok” diyor.  Mahalleden Kazım Alakurt dönüşümden yana: “Bu tarihi eser dedikleri evler, tinerci yatağı... Temizlesinler buraları.”  

‘Evlerin yerine alışveriş merkezi’
Fatih İlçesi Fener-Balat-Ayvansaray Mülk Sahipleri ve Kiracıların Haklarını Koruma Derneği Başkanı Hasan Acar ise dünkü toplantıda semt sakinlerine şöyle seslendi:
“Evlerimizi yıkacak, yerlerine kendi çizdikleri projeyi uygulayıp bizlere de başka semte taşınmayı önerecekler. Bu bölge de ranta açılacak, gelsin oteller, gitsin alışveriş merkezleri... Muhtemelen inşaat şirketleri evlerin satılması için fahiş ücretler önerecek. Sakinlerden ricam, kanmayın, imza atmayın, evinize sahip çıkın.”
Derneğin basın sözcüsü Çiğdem Şahin’e göre de belediyenin bölge için açıkladığı ‘bütünleşik çözüm’ ifadesi şu anlama geliyor:
“Bütünleşik ifadesi bölgede binaların yıkılacağının kanıtıdır. Yani binaların ön cephesi korunarak, içerden yıkım yapılıp bloklar birleştirilecek ve daha geniş daireler elde edilecek. Zengin müşteriler küçük daireleri tercih etmeyeceği için de evlerin orijinal haliyle restore edilmesi kârlı görülmüyor. Belediye ada olarak yıkım yapılarak birleştirme yoluyla yenileme yani yıkım yapacağını itiraf ediyor.”