Dört hastane gezdirildi, dördüzlerini kaybetti

Dört hastane gezdirildi, dördüzlerini kaybetti
Dört hastane gezdirildi, dördüzlerini kaybetti
18 yıldır özlemini çektikleri çocuğa, tüp bebek yöntemi ile kavuşan aile dördüzlerini kaybetti. Aile, yer olmadığı gerekçesiyle 4 ayrı hastaneyi gezdiklerini, müdahalede geç kalınınca da bebekleri kaybettiklerini iddia etti. Bebeklerin amcası, "Televizyonlarda reklamlarda görüyoruz havadan, karadan, denizden ambulans gönderiyorsunuz. Bizi, 4 tane çocuğu niye kendi kaderimize bırakıyorsunuz?" şeklinde konuştu.

RADİKAL - İstanbul İkitelli'de ikamet eden Rızkı ve Emine Buğra çifti 18 yıl boyunca bebek özlemi çekti. Tüp bebek yöntemiyle anne-baba olmak için tedavi gören çifte, 5 ay önce ikisi kız ikisi erkek dördüz bebekleri olacağı müjdesi verildi. Hamileliğin beşinci ayına gelindiğinde anne Emine Buğra rahatsızlandığını ve sancısı olduğunu söyleyerek eşiyle birlikte kontrollerinin yapıldığı Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Baba Rızkı Buğra’ya, hastanede yer olmadığı söylenerek eşini bir başka hastaneye götürmesi istendi.

'4 AYRI HASTANEYE GİTTİK, YER YOK CEVABI ALDIK'

Eşinin rahatsızlığının devam ettiğini, görevlilerin bunu gördüğünü ancak kendilerine ambulans verilmediğini anlatan baba Buğra, yaşadıkları olayı şöyle anlattı: “Hastaneye saat 23.00 sıralarında gittik. Yer olmadığı söylenince kendi imkanlarımızla kendi arabamızla Bağcılar’a gittik. Orada da yer olmadığını ve Bakırköy’e gitmemizi söylediler. Bakırköy’e gittiğimizde de aynı cevabı aldık. Bu kez Çapa’ya götürdük. Çapa’ya gittiğimizde kontrollerimizin hangi hastanede yapıldığını sordular. Bunun üzerine Kanuni’ye geri gitmemizi söylediler. Saat 23.00 gibi Kanuni’ye gitmiştik saat 02.00 gibi tekrar aynı hastaneye döndük. Yine yer olmadığı cevabı verdiler. Bu kez eşim rahatsızlığından dolayı kriz geçirdi. Eşimi hemen sancı odasına aldılar. Herhangi bir müdahale edilmedi eşime. Öğle saatlerine kadar eşim bekletildi. Saat 14.30 gibi doğum olmuş ve bize gelip ‘bebekleriniz öldü alın’ dediler.”

Eşinin sağlık sorunlarının yanı sıra psikolojik olarak da sorun yaşadığını kaydeden Rızkı Buğra, “Eşimle birlikte çocuk özlemi çekiyorduk. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Eşim şu an psikolojik olarak iyi durumda değil. Savcılığa giderek şikayette bulundum. 18 yıldır bu özlemi çekiyorduk. Tüp bebek yöntemiyle dördüz bebeklerimiz olacaktı” dedi.

'REKLAMDA KARADAN, HAVADAN, DENİZDEN AMBULANS GÖNDERİLİYOR'

Ölen bebeklerin amcası Muhittin Buğra ise yaşananlara isyan etti. “Bu anneye nasıl hesap verilecek?” diye soran amca Buğra, “Böyle bir skandal görmedim. Hastaneye gidiliyor yerimiz yok denilerek kendi kaderine bırakılıyor. 4 tane çocuğu kendi kaderine bırakıyorsun, senin anlayışın bu mudur hükümet ? Bu çocukların annesine nasıl hesap vereceksin? Yolda giderken anneler gününü kutluyorsun, bu anneye nasıl hesap vereceksiniz? Paramız yok, özel hastaneye gidemiyoruz. Devlet hastanesi bizi kabul etmedikten sonra kendi kaderimize bıraktıktan sonra bunun ne anlamı kaldı? Televizyonlarda reklamlarda görüyoruz havadan, karadan, denizden ambulans gönderiyorsunuz. Bizi, 4 tane çocuğu niye kendi kaderimize bırakıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

HASTANE YÖNETİMİ: BEBEKLER DOĞUM SONRASI GELİŞMEMİŞLİK NEDENİYLE KAYBEDİLMİŞTİR

Hastane yönetimi ise dördüz bebeklerin ölümü hakkında şu açıklamayı yaptı: "21 haftalık gebemiz, erken gebelik haftalarından itibaren dördüz gebelik tanısıyla perinatoloji servisinde takip edilmektedir. Aileye gebeliğin sayısının azaltılması konusunda öneride bulunulmuştur. Ancak aile erken doğum riskini bildiği halde bunu kabul etmemiştir. Akabinde 07/05/2015 tarihinde hastanemize başvuran hastanın dördüz gebelik olan doğumu engellenememiş olup, gerçekleşen doğum sonrası ileri gelişmemişlik (immaturite) nedeniyle bebekler kaybedilmiştir."

Ancak Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi yönetimi hastane, niçin başka bir hastaneyi nakledilmek istendiği ve yer olmadığı yönündeki beyanatı konusunda bilgi vermedi. (CİHAN)