'Dostane' utanç

Karar aşamasındaydı
AİHM'de görülen 1993'teki Lice olaylarına ilişkin dava karar aşamasındayken Türkiye çareyi rekor tazminat ödeyerek 'dostane çözüm'de buldu. Devlet, 247 mağdura 2 milyon 500 bin sterlin (yaklaşık 4 trilyon 160 milyar TL) tazminat ödemeyi kabul ederek mahkûm olmaktan kurtuldu.
Rekor tazminat
Türkiye, beş yıl önce açılan davadaki savunmasında PKK' nın sorumlu olduğunu belirterek başvurunun reddini istiyordu. Olaylarda 15 kişi ölmüş, 22 kişi yaralanmış, 650 konut ve işyeri de kullanılmaz hale gelmişti. Aynı olaylar nedeniyle 250'den fazla mağdurun açtığı dava ise sürüyor.
Haber: AHMET ŞIK / Arşivi

İSTANBUL - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde
(AİHM) Türkiye aleyhine ilk toplu dava özelliği taşıyan Lice olaylarında 'dostane
çözüme' ulaşıldı. Dava karar aşamasına gelmişken sürpriz bir girişimle dostane çözüm öneren Türkiye, 247 Liceli mağdura toplam 2 milyon 500 bin sterlin (4 trilyon 160 milyar lira) ödemeyi kabul etti. Bu rakam, Türkiye'ye verilen en yüksek tazminat cezası. Aynı olaylar nedeniyle 250'den fazla mağdurun başvurusu üzerine açılan diğer dava ise sürüyor.
Türk hükümetinin AİHM'de yargılandığı davaya neden olan 22 Ekim 1993'teki olaylarda, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yaşayan 15 kişi kurşunlanarak ya da yakılarak öldürülmüş, 22 kişi yaralanmıştı. Ayrıca olaylarda 400 konut ile 250 işyeri de yakılıp yıkılarak kullanılmayacak derecede zarar görmüştü.
DGM hâlâ soruşturuyor
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin hazırlık soruşturması, olay üzerinden sekiz yıl geçmesine karşın tamamlanamadı, ancak mağdurların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne
başvurusu üzerine açılan ilk dava sonuçlandı.
Olaydan sonra mağdurların başvuruları sonuç vermeyip, iç hukuk yolları tükenince, Licelilerin avukatı Hasip Kaplan 1996 yılında AİHM'ye başvurdu. Kaplan'ın 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiğine karar verilmesi, Lice'de can ve mal güvenliğinin sağlanması, OHAL Yasası ve Yönetmeliği'nin değiştirilmesi, maddi ve manevi tazminat ödenmesi' istemiyle AİHM'ye yaptığı başvuru üzerine açılan davada, Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, olaydan PKK'yı sorumlu tutarak iddiaları reddetti.
Anlaşmayı Türkiye önerdi
AİHM, Türk hükümeti ve Licelilerin avukatları arasında beş yıl süren yazışmalar sonucunda dosya karar aşamasına gelmişken, 2000 yılı sonunda Türkiye sürpriz bir girişimde bulunarak 'dostane çözüm' önerdi. Savunmasında PKK'yı sorumlu tutmasına karşın Türkiye, 'yaşama hakkı ihlali' nedeniyle yapılan altı başvuruya 10'ar bin sterlin, 178 ev sahibine 5'er bin sterlin, 94 işyeri sahibine de 3'er bin sterlin olmak üzere,
olaylarda yakınlarını yitiren, ev ve işyerleri yakılanla-ra toplam 1 milyon 232 bin sterlin tazminat ödemeyi kabul etmiş oldu. Lice olayları sırasında araçları yakılan dört başvuru sahibi içinse Türkiye tazminat verme önerisinde bulunmadı.
Liceliler yetersiz buldu
Licelilerden bazıları, 'ev ve işyerleri ile ilgili öneriyi fiziki olarak mantıklı, ancak evlerinde bütün eşyaları, işyerlerinde bütün malları yanan insanlar için kabul edilemez' buldu. Liceliler, olaylarda yakılan binlerce sterlin değerindeki bir salça fabrikası için de, semer yapan küçük bir dükkan için de
3 bin sterlin önerildiğini belirterek,
"Elimizde, olaydan sonra biri idari mercilerce altı teknik elemana yaptırılan zarar tutanakları, diğeri de Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yaptırılan tespitler var. Zararın buna göre gerçekçi rakamlarla karşılanması gerek" dedi.
Ödemeler 22 Haziran'da
İtirazlar üzerine arabuluculuk yapan mahkemenin 22 Mart 2001 tarihinde sonuçlandırdığı davada Türkiye, iş yerleri yakılan Liceli mağdurlara 5 bin sterlin, evleri yakılanlara 10 bin sterlin, yakınları öldürülenlere de 15 bin sterlin tazminat ödemeyi kabul etti. Üç aylık bekleme süresinin dolacağı 22 Haziran 2001'den sonra ödemelere başlanacağı öğrenildi.
Gerçekte ne oldu?
22 Ekim 1993'teki Lice olaylarından sonra askerler 'PKK ile çatışma' yolunda açıklama yapmıştı. Askeri kaynakların açıklamasında, PKK'lılara yönelik operasyonların başında bulunan Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın suikast silahı olarak bilinen Kanas marka bir tüfekle gözünden vurularak öldürüldüğü, ardından örgüt mensuplarıyla askerler arasında çıkan çatışmalarda da Lice'nin yakılıp yıkıldığı iddia edilmişti.
Liceliler ise resmi açıklamaları yalanlayarak, Tuğgeneral Aydın'ın faili meçhul bir şekilde öldürülmesinin ardından, güvenlik güçlerinin Lice'yi yakıp yıktığını, olaylar başlar başlamaz ilçeye giriş çıkışın uzun süre yasaklandığını, telefon bağlantılarının kesildiğini öne sürmüştü.
Dönemin Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın da olaylardan sonra, vatandaşların iddialarını destekleyen bir açıklama yapmıştı. Karayalçın, Lice'deki olaylarda pek çok sivil yerleşim birimi ve işyerinin hasar gördüğünü belirterek, "Bu hasarın PKK'dan kaynaklanmadığı yolunda bilgilerim var" demişti.
Karar çıkarsa tazminat artar
Dostane çözüm, AİHM'de hangi konuda olursa olsun görülen bir davanın her aşamasında mümkün olan ve kesin karar süreci beklenilmeden dosyanın çözümü için uygulanan bir metot. Şikâyet edilen devletin objektif sorumluluğundan doğan bir uygulama sonucu yurttaşlarının mağduriyetini uzlaşma yoluyla gidermeye yönelik bir tatmin yolu. Şikâyet edilen devletin mahkûm olması halinde ise mahkeme masraflarıyla birlikte ödeyeceği tazminat miktarı da artıyor.