DTP lideri Demirtaş: Proje gelse silahları sustururuz

DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş, PKK’ya silah bıraktıracak iradelerinin bulunduğunu belirterek “Nasıl ki 8 askeri getirme iradesini gösterdiysek, silahları susturma, tek bir silahlı insanı kalmamasını sağlama iradesini ve insiyatifini gösterebilecek durumdayız” dedi.

ANKARA - DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş, PKK’ya silah bıraktıracak iradelerinin bulunduğunu belirterek “Nasıl ki 8 askeri getirme iradesini gösterdiysek, silahları susturma, tek bir silahlı insanı kalmamasını sağlama iradesini ve insiyatifini gösterebilecek durumdayız” dedi. Demirtaş bütün siyasi parti liderlerine çağrıda da bulunarak “Demokrasi zirvesi yapalım , projemizi anlatalım” Demirtaş, parti yöneticilerine ve milletvekillerine yönelik bir saldırının gelişmesi durumunda bunun, vebalinin Başbakan Erdoğan’a ait olduğunu da söyledi.

DTP’nin geçen Perşembe günü yapılan 2. olağanüstü kongre’sinin ardında oluşan PM ilk toplantısını yaptı. Toplantı öncesinde bir basın toplantısı düzenleyen Demirtaş, özetle şunları söyledi:

Bahçeli’ye yanıt: Demokratikleşme projelerimizi ülkeye ihanetle olarak değerlendiriyorlar. Türkiye’de bu çevrelerin ihanetle vatan hainliği ile değerlendirmediği neredeyse tek bir demokrat insan kalmamıştır.

Erdoğan’a sert eleştiri: Parti yöneticilerimiz ve milletvekillerimiz hedef haline getirilmektedir. Bu tehlikeli gidişata karşı, ne hükümetten, ne Başbakandan ne de diğer partilerden sağduyulu bir yaklaşım maalesef gelmemektedir. Saldırıların hedefine konulan partimiz ve yöneticilerimiz bugünden sonra herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmaları durumda bunun vebali doğrudan doğruya hükümetin ve başbakanın boyunda olacaktır.

Meclis’ten çekilme sinyali: Meclisi siyaseti çözüm merkezi haline getirmek istiyoruz. Ancak buna kapalı olan partiler Meclisi adeta tıkadığı ortamda, Meclis çalışmaların çok güçlü yürümeyeceğini, güçlü kararlar alınamayacağını, insan haklarını ve demokrasi çatısının yükseltemeyeceğini çok iyi gördük. Dolayısıyla yeni yönetim olarak, toplumsal çalışmalara çok daha fazla ağırlık vereceğiz. DTP’nin Meclisten çıkarılarak tamamen bir kaos ortamına sürüklenmek istediğini görüyoruz. Bunun karşısında yapacağımız, demokrasi güçleri ve halkımızla tartışarak bu saldırılara karşı demokratik hakkımız kullanmak ve halkımıza dönüp ne yapmak gerektiğini kendileri ile tartışmak olacaktır.

Dağdan indiririz: Bütün siyasi parti liderlerine çağırımız var. 8 askeri kurtarmak için kimse sorumluluk almadı. Ama bizim parti bu sorumluluğu üstlendi. Biz bundan pişman değiliz. Bundan sonrada gayet insani olan bu çabalarımızı her alanda göstereceğiz. Nasıl ki 8 askeri getirme iradesini gösterdiysek silahları susturma tek bir silahlı insanı kalmamasını sağlama iradesini ve insiyatifini gösterebilecek durumdayız. Ama Türkiye buna hazır mı?. Partiler buna hazır mı? Hükümetin bu yönlü bir projesi var mı?. Hükümet ve partiler projelerini ortaya koysun biz elimizi taşın altına koyma hazırız. Biz bu süreci sağduyla başarılı bir şekilde gerçekleştirmeye hazırız.

Demokrasi Zirvesi Önerisi: Tüm parti liderleri bir araya gelelim terör zirvesi değil demokrasi zirvesi oluşturalım. Halklarımıza 100 yılın barışını hediye edelim.

Bunu başarmak için bizim projemiz var. Hükümetin de acilen projesini geliştirmesini bekliyoruz. Bu projeyi basın önünde kamuoyunda tartışmayabiliriz. Parti liderleri ile projemizi anlattıktan sonra, ikna olmazlarsa ise bu projenin Türkiye’nin geleceğini kurtaracak proje olduğuna hiçbir kesimde infal yaratmayacak böldürmeyecek aksine bütünleştirecek tek bir insanı bile burnunu kanamasının önüne geçecek, üniter ama tek devlet kalarak başka devlet ve devletçiklere bölünmeden ve bu emelleri olanlarında önüne geçerek fakat tüm kültürleri de özgürleştirecek bir proje olduğunu açıkça belirtiyoruz. Bu proje ülkeyi refaha kavuşturacak bir proje değilse o zaman parti liderleri bize sormadan danışmadan buyursun kamuoyuna açıklasınlar.

Bulgaristan örneği

Demirtaş Demokratik Özerlik, Çatı partisi ve önerdikleri Bulgaristan modelinin de detaylarını anlatarak “Bulgaristan Türk halkının yaşadığı zulüm döneminde hiçbir Türk soydaş, Bulgaristan’nın değerlerini gururla taşımamıştır. Ne zamanki Türk halkının inkarından vazgeçildi, asimilasyon politikalarından vazgeçildi. O zaman Orada yaşayan Türk halkı Bulgaristan rozetli değerleri gururla sahiplenmeye başladı. Bu gergin süreçte ortak değerlere ne kadar çok sahiplendiğimiz göz ardı edilmektedir”dedi. (Radikal)