Dubai Kuleleri'ne Danıştay 'Dur' dedi

Dubai Kuleleri'ne Danıştay 'Dur' dedi
Dubai Kuleleri'ne Danıştay 'Dur' dedi

Eski İETT garajında yapılması palanan Dubai Kuleler Projesi?yle ilgili plan değişikliği hukuka uygun bulunmadı.

Levent'te planlanan Dubai Kuleleri Projesi'yle ilgili imar planı değişikliğini Danıştay şehircilik ilkelerine aykırı buldu. Gerekçe: Bodrum iskânı ve yükseklik sınırının kaldırılması yoğunluğu artırır

ANKARA / İSTANBUL - Danıştay 6. Dairesi, İETT tarafından otobüs garajı olarak kullanılan bölgenin, yeşil alan, turizm ve ticaret alanı olarak ayrılmasına izin veren (Dubai Kuleleri Projesi) nâzım imar planı değişikliğinin iptal istemini reddeden İdare Mahkemesi kararını oybirliğiyle bozdu. Daire, “Bölgeye ilişkin nazım imar planı kararıyla öngörülen genel yoğunluklardan farklı ve ayrıcalıklı olarak yoğunluk artışına yol açacak şekilde emsale dahil olamayan bodrum katların iskan edilmesi, yükseklik sınırının kaldırılmasını öngören planı değişikliğinde hukuki isabet görülmemiştir” dedi..
Levent’teki İETT otobüs garajının bulunduğu arazi  1.1 milyar liraya Dubai Şeyhi Maktum’un şirketlerinden Sama Dubai tarafından alınmış ve ‘Dubai Towers’ın buraya yapılması planlanmıştı. Ancak Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, ihalenin yapıldığı parselin kamu ve park alanı olduğunu belirterek, araziyle ilgili 19 Mayıs
2006 onaylı 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle dava açmıştı. Bilirkişiler mahkemeye gönderdikleri raporlarda değişkliğin yasa ve yönetmeliklere, şehircilik ilkeleri ve planlama tekniklerine aykırı olduğunu belirtmişti. Buna karşın İstanbul 7. İdare Mahkemesi davayı reddetmiş, Mimarlar Odası da Danıştay’a başvurmuştu. Bu arada açılan davalar nedeniyle Dubaili şirket arazinin parasını ödememişti.

Plan hazırlanırken..
Dosyayı inceleyen Danıştay 6. Dairesi, İdare Mahkemesi’nin kararını oybirliğiyle bozdu. Kararda, imar planlarının, yörenin durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler ışığında, belde halkına daha iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla, kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerektiği belirtildi.
‘Genel olarak planla verilmiş kullanım hakları dışında ayrıcalıklı yapılanma haklarının belirli alanlarda nesnel bir nedene dayanmaksızın tanınmasının, düzenleyici işlem kimliği taşıyan planların genellik, objektiflik ve yansızlık ilkesi ile bağdaştırılamayacağı’nın vurgulandığı kararda şöyle denildi:
“Bölgeye ilişkin nâzım imar planı kararıyla öngörülen genel yoğunluklardan farklı ve ayrıcalıklı olarak yoğunluk artışına yol açacak şekilde brüt parsel üzerinde emsalin hesaplanması suretiyle emsale dahil olamayan bodrum katların iskan edilmesi ve bu çerçevede yükseklik sınırlandırmasının kaldırılmasını öngören dava konusu nâzım imar planı değişikliğinde, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı ile hukuka uyarlık bulunmadığından iptali gerekirken davanın reddi yolundaki temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.”
Yerel mahkeme ilk kararında direnir ve bu karar da temyiz edilirse dosya Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na gelecek.
Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, kararı şöyle yorumladı:
“Sürecin doğru şekilde işlemesi için bir şans doğdu demektir. Yerel mahkemenin verdiği karar geçersiz kılınıp hukuki süreç işletilecektir.  Planın iptal edilmesi gerekir ve böyle de olacak. Danıştayın net bir karar vardır, yerel mahkeme bu karar uymalıdır. Şaşırtıcı olan ise, ihaleyle ilgili şartnameler açıkça ihlal edilmesine rağmen bugüne kadar ihale iptal edilmemiş olması. ‘Dubai Kuleleri projesi şu an için durmuştur, iptal edilmiştir.’ Dava sürüyor, yerel mahkeme engeli kaldırılmış oldu. İşlem yapılması söz konusu değil.” (Radikal, aa)