'Dünya çizerleri burada dostluklarını pekiştiriyor'

'Dünya çizerleri burada dostluklarını pekiştiriyor'
'Dünya çizerleri burada dostluklarını pekiştiriyor'

Dünya Karikatüristler Birlikleri Federasyonu Başkanı Peter Nieuwendijk, Aydın Doğan'a karikatüre verdiği desteklerden ötürü bir plaket verdi.

Bu yıl 30. yaşını kutlayan Aydın Doğan Karikatür Yarışması'nı, gedikli jüri üyesi Tan Oral'a sorduk. Karikatürist Oral, "Bu yarışmayı önemli kılan özelliği, işini ciddi ve düzgün yapması" diyor.
Haber: ELİF EKİNCİ / Arşivi

Siz yıllardır Aydın Doğan Karikatür Yarışması’nın jürisinde yer alıyorsunuz. Bu yıl 30. yaşını kutlayan bu yarışma uluslararası düzeyde nasıl algılanıyor; nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Uluslararası düzey derken, bu sanatın ilgilileri yani mizah çizerlerini kastediyorsanız, onlar da dediğiniz gibi 30 yıldır bu yarışmayı önemsiyor ve katılımlarını sürdürüyorlar. Yarışmada genç kuşakların boyuna yenileniyor olması da geri dönüşlerin alındığını gösterir.
Sizce bu yarışmayı önemli kılan özelliği nedir?
İşini ciddi ve düzgün yapması. Duyurusu, çizgilerin toplanması, kayıt ve arşivi, her yıl değişen ve farklı ülkelerden özenle seçilerek bir araya getirilen jüri üyeleri, sergileme, katalog basımı ve kazananların ülkemizde ağırlanmaları gibi pek çok olması gerekenlerin burada bulunması. Bir de en önemli yanı, dünya çizerlerinin birbirlerini bulmaları ve dostluklarını pekiştirmeleridir.
Bu yarışmada ödül miktarı uluslararası yarışmalara oranla ne durumda? Daha mı yüksek ya da daha mı düşük? Bunun katılım oranına büyük bir etkisi oluyor mu sizce?
Ödül miktarı yapılan işe verilen değerin göstergelerinden biri sayılabilir, düşüktür diyeni duymadım. Bu katılım oranını ne ölçüde etkiler onu bilemem. Ancak verilecek üç ödüle karşı her yıl 3 bine yakın çizerin katılmaya devam ediyor olması bu soruya bir yanıt olabilir.
Karikatürleri seçerken zorlanıyor musunuz jüride? İyi karikatürün kriterleri nelerdir, kendini hemen belli eder mi?
Jüriler rahat bir ortamda, telaşsız olarak, kendilerine çok iyi sunulmuş çizgilerle kendi başlarına bireysel olarak ilgileniyorlar. Çizer isimleri kapalı olarak jürinin önüne geliyor. Seçicilerden yeterli ilgi görmeyenler elenerek ve bu işlem defalarca tekrarlanarak sonuca yaklaşılıyor. Netice ise, kalanlara verilen puanların toplanması ve isimlerin açılması ile beliriyor. İyi karikatürün kriterleri için çok uzun söz edilebilir ama yine de o güne kadar bilinen kriterlere hiç uymayan çizgiler de tılsımlı bir varlık gibi ortaya çıkabilir ve gerçekten de kendini hemen belli eder. Bu bence, mizahın beklenmedik olmak gibi etkileyici niteliğidir. Bazen de, kimi yeniliklerin moda olup yinelenmeye başladığı da olmuyor değil. Jüriler ise genellikle bunları es geçiyor.
Yarışmaya katılan karikatürlerden yola çıkarak bu sanatın geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Pek çok kere tekrarladığım üzere, dünyada ve toplumlarda iletişim, katılım ve muhalefet etme olanakları kolaylaştığı ölçüde, eleştirel mizahın aranırlığı da azalacaktır. Bunun yerine bir yandan eğlendirici, vakit geçirici çizgiler çoğalırken, diğer yandan grafik yaratım ve yorumun ağır bastığı kültürel çalışmalar yapılacaktır. Olan budur. Ne var ki, öte yandan sorunlar hiçbir zaman sonlanmaz, mizah da kendine yine beklenmedik yollar bulur ve açar.
Siz karikatürün önemli isimlerinden birisiniz. Bu yolla hayatınızı idame ettirebiliyor musunuz? Hiç başka bir iş yapmak zorunda kaldınız mı?
Bu tür merakın artık tükendiğini sanıyordum, yanılmışım. Bir günden diğerine hep çize çize vardım. Önemli olan da bundan çok hoşlanıyor olmam.
Gezi direnişinin duvar yazılarıyla vs. kendi mizahını yarattığı söyleniyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Mizahın gününde yapılması bir değer taşır. Şarlo, ‘Diktatör’ filmini yaptığı zaman Hitler işbaşındaydı. Yani iş işten geçtikten sonra değil de en kritik zamanda yaptı. Evet, mizahın gününde yapılması bir değer taşır. İş işten geçtikten sonra yapılanları başka bir kategoriye koymak gerekir. Gezi direnişi en zor zamanda kendi mizahını yarattı ve kazandı.

'Karikatür Oscarı'nın gurur yılı

Karikatür alanında dünyanın en prestijli ödüllerinden birisi olan Aydın Doğan Karikatür Yarışması’nda ödüller önceki akşam düzenlenen bir törenle 30. kez sahiplerine verildi.
Yarışmanın birincisi Polonyalı Krzysztof Grzondziel rahatsızlığı nedeniyle törene katılamadığı için ödülü oğlu Kamil Grzondziel’e Aydın Doğan Vakfı ve Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu tarafından teslim edildi. Yarışmanın ikincisi Türkiye ’den Asuman Küçükkantarcılar’a ödülünü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanvekili Vahap Munyar ve Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu teslim etti. Üçüncülük ödülüne değer görülen Lüksemburglu Pol Leurs’a plaketini Doğan TV Holding CEO’su İrfan Şahin verdi.
Hilton Convention Center’da düzenlenen geceye ev sahipliği yapan Hanzade Doğan Boyner yaptığı konuşmada karikatürün ortak acı ve sorunlara değindiğini belirterek “Maalesef dünyamız barış, adalet, demokrasi ve insan hakları özlemini gidermiş olmaktan çok uzak. İnsanlığın bu acı halinin en yakın tanığı karikatür dünyası” dedi.
Aydın Doğan’a 30 yıldır karikatür sanatına verdiği desteklerden ötürü plaket sunan Dünya Karikatüristler Birlikleri Federasyonu (FECO) Başkanı Peter Nieuwendijk ise “Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması, dünyadaki yarışmaların en saygınıdır” diye konuştu.
Törene Doğan TV Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Yandex Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Doğan Hızlan, Hürriyet Gazetesi Yazarı Ertuğrul Özkök’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
Öte yandan ‘30 Yılın Konuşan Çizgileri’ sergisi, bu yılın ödüllü karikatürlerinden oluşan 30. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Sergisi ile birlikte 25 Ekim - 15 Kasım tarihleri arasında Caddebostan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.