Dünya tükeniyor

Geleceğin dünyasını, özellikle gelişmekte olan ve geri kalmış ülkeleri,
'zor günler' bekliyor.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Geleceğin dünyasını, özellikle gelişmekte olan ve geri kalmış ülkeleri,
'zor günler' bekliyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun (UNFPA) 'Dünya Nüfusunun Durumu 2001' raporuna göre 2050'de dünya nüfusu 6.1 milyardan 9.3 milyara çıkacak. Çevre, sağlık ve beslenme sorunları artacak, 48 ülke su kıtlığıyla karşılacak. Çözüm ise 'eşitlik' ve yoksulluğa son vermekten geçiyor.
UNFPA'nın 'Dünya Nüfusunun Durumu Raporu 2001: Nüfus ve Çevresel Değişim: Ayak İzleri ve Kilometre Taşları' konulu çalışmasında durum tespiti de, gelecek için öngörüler de, 'iç karartıcı' bir tablo ortaya koyuyor. Rapordan, mevcut durum ve gelecek görüntüleri:
Çözüm eşitlikte

  • Dünya nüfusu, 1960'tan bu yana özellikle
    fakir ülkelerdeki artışla ikiye katlanarak 2001'de 6.1 milyara ulaştı. 1970'lerden beri zengin ülkelerin tüketim harcamaları iki mislinden fazla arttı. Buna karşın dünyanın yarısının günlük harcama gücü 2 dolardan az.
  • Kadın ve erkeğin eşit statülere ulaşması, üreme sağlığı haklarının sağlanması
    ve ailedeki fertlerin karar verme haklarına kavuşması, gelecekte korkunç boyutlara ulaşacak nüfus artışını yavaşlatacak ve çevresel stresi azaltacaktır.
    2050 felaketi
  • 6.1 milyar olan nüfus 2050 yılında en yüksek tahminle 10.9, en az 7.9 milyar olabilecek, ortalama 9.3 milyara ulaşacak. Bu da, kadın haklarının, eğitim ve üreme sağlığı dahil sağlık konularının garanti altına alınmış olmasına ve yoksulluğa son verilmesine bağlı.
  • Nüfustaki hızlı artış, bugün kalkınmakta olan ülkelerde gerçekleşecek. Temel sosyal hizmetleri halen sağlamakta zorlanan 49 en az gelişmiş ülke nüfusu üçe katlanarak, 668 milyondan 1 milyar 860 milyona yükselecek.
  • Dünyadaki yoksul ülkeler ekime elverişli toprak bulabilme ve temiz su ihtiyacını karşılama imkânının azalması tehdidinde. Gelecekte sürdürülebilir bir kalkınmaya erişebilmek için, enerji tasarrufu, hava kirliliğinin önlenmesi, doğal kaynakların en elverişli şekilde kullanılması temel alınmalı.
    Susuz dünya
  • Çok sayıda ülke su ihtiyacını karşılayamayacak duruma geldi. 1.1 milyar insan temiz su kullanma imkânından mahrum. Kanalizasyon sularının yüzde 90-95'i, endüstriyel atıkların yüzde 70'i arıtılmamakta. Şu anda dünya temiz su miktarının yüzde 54'ü kullanılıyor. Bu oran 2025 yılında nüfus artışından dolayı yüzde 70'e, gelişmiş ülkelerde yüzde 90'a ulaşacak.
  • 2001 yılında 31 ülkede, toplam 508 milyon insan su sıkıntısı çekti. 2025'te ülke sayısı 48'e, nüfus 3 milyara çıkacak. 4.2 milyar insan, günlük su ihtiyacının ancak yüzde 50'sini karşılayabilecek.
    Açlık
  • Bugün dünyada 800 milyon insan kötü beslenmekte. 2 milyar insan besin güvencesinden yoksun.
  • 2025'te 8 milyar nüfusun düzenli beslenmesi için, dünya besin üretiminin ikiye katlanması ve dağıtımının düzenlenmesi gerekiyor.
  • Öte yandan katledilen çevre koşulları ve genetik bozulma nedeniyle toplam 60 bin bitki çeşidi 2025 yılına kadar yok olabilecek.
  • Denizlerdeki balık stokları tehdit altında. Ticari deniz balık stoklarının yüzde 69'u fazladan tutulmuş, istismar ve yok edilmiş.
    Çevre
  • Dünyada karbondioksit yayılması tam 12 misli arttı. Dünya nüfusunun yüzde 4.6'sını teşkil eden Amerika, küresel seraya yayılan gazın yüzde 25'ini üretiyor.
  • Ormanların yok edilmesi tarihin en yüksek değerine ulaştı.
  • Çevre üzerindeki insan unsuru, yaşanan doğal afetlerin yoğunluğunu artırıyor, yoksullar da sonuçlarını çekiyor. 25 milyon insan çevresel mülteci konumunda.
    Tüketim, barınma
  • Dünya nüfusunun yüzde 20' sini oluşturan en zengin ülkeler, tüketimin yüzde 86'sını sahip. Tüketimin yüzde 1.3'ü ise en yoksul yüzde 20 tarafından yapılıyor.
  • 4 milyar 400 milyon insanın yaklaşık yüzde 60'ı temel sağlık hizmetinden yararlanamıyor.
  • Nüfusun yüzde 25'i barınacak bir yer imkânından yoksun.
  • Her gün 160 bin insan köyden kente göç ediyor. Nüfusun yüzde 50'si artık kentlerde yaşıyor.
  • Dünyadaki ölümlerin yüzde 20-25'ine neden olan bulaşıcı hastalıklar, kötü çevre koşullarıyla yayılıyor. Küresel hastalıklar ancak çevresel müdahalelerle önlenebilir.
  • Pis sular ve sağlıksız koşullar her yıl 12 milyon kişinin ölümüne yol açıyor. Kalkınmakta olan ülkelerde de her yıl yaklaşık 3 milyon insan hava kirliliğinden ölüyor.
  • 1900'den bu yana sanayileşme 100 bin kimyasal maddenin çevre yoluyla taşınmasına yol açtı. Çoğu kimyasal maddenin sağlık üzerindeki etkisi araştırılmamış, sanayileşmiş ülkelerde yasaklanan bazı maddelerin kalkınmakta olan ülkelerde kullanımı devam ediyor.