Dünya'da Gezi gündemi: Tayyip Erdoğan kriz yaratma ustası

Dünya'da Gezi gündemi: Tayyip Erdoğan kriz yaratma ustası
Dünya'da Gezi gündemi: Tayyip Erdoğan kriz yaratma ustası
Türkiye'deki Gezi Parkı eylemleri dünya basınının da gündeminde yer almaya devam ediyor. İşte bugün dünyadaki önemli medya kurumlarında yayınlananan haberler...

Daily Telegraph: ‘Sağduyu zamanı’ başlıklı yazıda “ Recep Tayyip Erdoğan eylemler başladığından bu yana, ‘dramatik olaylar zincirinin nasıl krize çevrileceği konusunda herkese ders verdi” denildi. Yazı şöyle devam etti: “Ortamı sakinleştirmek yerine, eylemcileri ‘çapulcu, anarşist ve terörist’ olmakla suçladı, korkak medyanın önemsemediği eylemler hakkında bilgi akışının sağlandığı Twitter’ı ‘tehlike’ olarak gördü ve yapılanları ifade özgürlüğü olarak değil kendisine ve başarılarına hakaret olarak algıladı. Üstüne kalabalığı dağıtmak için biber gazı ve sis bombası atan eli ağır polis de eklenince, hararetli bir ortam yaratmış oldu.” Türkiye’nin Mısır olmadığını ve Erdoğan’ın oldukça popüler bir lider olduğunu belirten Telegraph, “Ancak Erdoğan’ın saldırgan ve otoriter tavrı bugüne kadarki icraatlarını tehlikeye sokuyor ve demokrasi konusundaki endişeleri artırıyor. Aynı zamanda Türkiye’nin uzak tutulması gerektiğine inanan bazı Avrupa Birliği üyelerine de koz veriyor” dedi ve Erdoğan’ı sağduyulu davranmaya davet etti. 

CNN: ‘Kurbandan zalime: Erdoğan’ın henüz bitmeyen dönüşümü’ başlıkla yazıda şu değerlendirme yer aldı: “Türkiye Mısır değil. Recep Tayyip Erdoğan Hüsnü Mübarek değil ve bu olaylar Türkiye baharı değil. Erdoğan’ın hâlâ seçim yapma şansı var. İster eski Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle gibi değerli bir devlet adamı olur ister geri kalan kariyerini Rus lider Vladimir Putin gibi harcar. Soru şu: Erdoğan’ın eylemcilerin taleplerini kabul edecek kararlılığı var mı? Çünkü bu Gezi Parkı’na dair kendi kişisel hayalini gerçekleştirememesi anlamına gelecek. Olayların bu kadar büyümesinin en önemli nedeni Erdoğan’ın kendisine yapılan eleştirilere kulak tıkaması. Söylemi kontrolden çıktı. Kadınlara kaç çocuk yapmaları gerektiğini söylüyor ve içki içen herkese alkolik diyor. Halk desteğinden bu kadar memnun olan bir hükümet neden birkaç eyleme hoşgörü gösteremiyor?” Yazının sonunda Erdoğan’ın durumu gerçekten çözümleyebildiği takdirde "Türkiye’yi 21. yüzyıla taşıyan lider" olarak hatırlanacağı, aksi takdirde Türkiye’nin kaybedeceği ifade edildi. 

Times: Eski Britanya Dışişleri Bakanı Jack Straw ‘Erdoğan 60’lar ruhuyla yüzleşiyor’ başlıklı yazısında, “Erdoğan ve kurmayları AKP hükümetinin Türk ekonomisini getirdiği başarılı çizgiye rağmen, genç ve orta sınıfın büyük bir bölümünün neden hâlâ kendisini yabancı hissettiğini ve küskün, öfkeli olduğunu anlayamıyor. Bu bana 60’lı yılları hatırlatıyor. Savaştan çıkan büyüklerimiz, hayatımızın en güzel yıllarını yaşadığımızı düşünüyorlardı, bu yüzden neden isyan ettiğimizi anlayamamışlardı” dedi. Beklenmedik şeylerle karşılaşmanın hükümetlerin kaderi olduğunu söyleyen Straw “Kamuoyu adındaki köpek halının üzerine yayılmış yatıyor. Karnı tok, sırtı pek. Sonra bir anda nankör hayvan uyanıyor ve sizi arkadan ısırıyor” benzetmesi yaptı. Straw ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne alınmasının kendisinden beklenen reformların yapılmasına yardımcı olacağını da savundu.

Guardian: ‘Erdoğan Türk protestocuları vandal olarak nitelendirdi ve görmezden geldi’ ifadesiyle başlayan yazıda “Erdoğan eylemcilere seçimle meydan okudu. Erdoğan tüm hayat tarzlarına saygı duyduğunu ve halkın hizmetkarı olduğunu söyleyip kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.”

Times: “Erdoğan bu krizi yedi ay sonra yapılacak yerel seçimler için bir kampanya vasıtası haline getirmeye çalışıyor. Kendisini barışçı bir demokrat olarak tanımlayıp, protestocuları ‘yağmacı, anarşist ve terörist’ diye yaftalıyor” diye yazan Times, haberinin sonunda eylemlerin polis üzerinde de yoğun bir baskı yarattığını belirtiyor.

Liberation: Gazete ‘Taksim Cumhuriyeti Erdoğan’ın mezarı olabilir’ manşetiyle Gezi direnişini yeniden birinci sayfa manşetinden işledi. Birinci sayfadan, “Her akşam daha fazla gösterici İstanbul’un bu ünlü meydanına geliyor. Recep Tayyip Erdoğan ise çatışmayı seçti” diyerek olayları özetleyen gazete, içeride de, “Barışçıl isyanda, 10 günün sonunda gösterilerin büyük illere dağılmasının ardından, Başbakan atağa geçti ve kendi partizanlarını topladı” değerlendirmesi yaptı. “Despotluk” başlıklı başyazıda ise “The Economist gazetesi hatırlatıyor. Tıpkı ‘poll tax’ın Teatcher için, Senato reformunun De Gaulle için olduğu gibi, Gezi Parkı da AKP’li Başbakan’ın mezarı olabilir. Uyguladığı baskı, gösterileri daha da besliyor. Erdoğan göstericileri vandal ve çapulcu olarak değerlendirmeye devam ediyor ve bir adım ileri atmıyor. Seçimle geldiğini, 3 dönem seçildiğini ve halkın yüzde 50’sinin kendisini desteklediğini hatırlatmakta haklı. Ülkede önemli ekonomik büyüme sağlandı. Ve Osmanlı’dan bu yana Türkiye yeniden bir güç haline geldi. Ama göstericiler, Arap ülkelerinde olduğu gibi çürüyen yolsuz liderleri protesto etmiyor, Erdoğan hükümetinin toplumu İslamlaştırmaya çalışmasını ve otoriterliğini protesto ediyor. Çin’den daha fazla gazetecinin hapiste olduğu ülkede, medya gösterilere neredeyse hiç yer vermiyor. Türban ya da alkolü sınırlayan yasa despotluğun sembolü oldu. Erdoğan’ın anlamadığı bir şey var, Atatürk’ten bu yana ülke değişti ve modernize oldu” denildi. Gazete, Erdoğan’ın çatışma stratejisini seçmiş olmasının Orhan Pamuk gibi aydınları da endişelendirdiğini vurguladı.

Le Figaro: Nobel ödüllü edebiyatçı Orhan Pamuk, iktidarın inadını eleştirdi. Erdoğan’ın 31 Mayıs’tan bu yana yönetim biçimine karşı eşi görülmedik biçimde ayaklanan göstericilere karşı bilek güreşini seçtiğini belirten gazete, Erdoğan’ın ‘Sabrımızın da sınırı var’ diye tehdit etmesine rağmen göstericilerin hafta sonu daha büyük kalabalıklarla sokağa indiğine dikkat çekti. Erdoğan’ın 2014 yerel seçimleri için kampanya başlattığının da altını çizdi.


Le Monde: ‘Erdoğan karşı saldırıya geçti: Erdoğan, göstericilere yeniden ‘çapulcu ve aşırılar’ dedi ve gösterilerin içerden ve dışardan yönetilen bir komplo olduğunu' öne sürdü. Tüm medya organları gibi Erdoğan’ın “Sabrımızın da bir sınırı var” sözlerini alıntılayan Le Monde, “Başbakan Ankara’da bilmem kaçıncı konuşmasını yaparken, polis de Ankara’daki göstericilere şiddet uyguladı” dedi. Orhan Pamuk’un sözlerine atıfta bulunan gazete “İnsanların protesto nedenlerini anlıyorum. Ama endişeliyim, çünkü hala barışçıl bir çözüm yolu seçilmiş değil” sözlerini aktardı. 

Fransız haber kanalı BFM TV: ‘Türkiye’de bilek güreşi: Erdoğan, sokağa dökülen halkı komplocu, anarşist ve çapulcular diye değerlendiriyor’. “Sabrettik ama sabrın da sınırı var. Göstericilerin arkasındaki politik güçler çıksın ortaya” diye konuşuyor. Konuştukça, tehdidin dozunu da artırıyor. Ama bu üslup, karşıtlarını korkutmuşa benzemiyor. Tüm ülkede gösteriler sürüyor. Bir gösterici, “Sabrın sınırı var’ demekle ne demek istiyor? Bizi öldürecek mi? Polisiyle gelip bizi öldürecek! Söylediklerinden bunu anlıyoruz” diyor. Erdoğan çatışmayı seçti, bu da uluslararası güçleri endişelendiriyor.”

RADİKAL/DIŞ HABERLER