Duran Kalkan: Hizbullah'la bir sorunumuz yok

Duran Kalkan: Hizbullah'la bir sorunumuz yok
Duran Kalkan: Hizbullah'la bir sorunumuz yok
PKK'nın Kandil'deki yöneticilerinden Duran Kalkan, geçmişte PKK ile bölgede kanlı çatışmalara giren Hizbullah ile bir sorunları kalmadığını ve gençlerin birlikte hareket edebileceğini söyledi.

BDP ’li Sırrı Süreyya Önder, dünkü 23 Nisan resepsiyonunda PKK ’nın 25 Nisan’da çekilmeye başlayacağını açıkladı. PKK’nın bir numaralı ismi Murat Karayılan’ın da yarın uluslararası basın önünde bir açıklama yaparak çekilmenin detayları konusunda bilgi vermesi bekleniyor.

Yaşanan bu gelişmelere ve çözüm sürecine Kandil’deki PKK yöneticilerinin nasıl baktığı konusunda Vatan gazetesinden Ruşen Çakır’ın Duran Kalkan’la yaptığı röportajın ikinci bölümü bugün yayımlandı.

İran’ın çekilme sürecini manipüle edemeyeceğini, bazı PKK’lıların ise Suriye’ye geçiş yaptığını söyleyen Kalkan, geçmişte kanlı hesaplaşmalar yaşadıkları Hizbullah’a da zeytin dalı uzattı.

İşte Çakır'ın Duran Kalkan röportajından bir bölüm:

HİZBULLAH’LA ŞU AN GERGİNLİK YOK
Dicle Üniversitesi’ndeki olaylar ve Hizbullah ile yeniden çatışma ortamına girilmesi ihtimali hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kalkan: Eğer olaylar planlı değil de kendiliğinden olmuşsa çatışma da gelişmez. Eğer sorun bizim gençlerimizden kaynaklanmışsa bu giderilir. Çünkü bizim siyasi olarak geniş bir çerçevemiz var. Gençlerimiz onların faaliyetlerini engelleme değil tam tersine ittifak halinde olabilirlerdi.

Yani Hizbullah’a hayat alanı tanımama gibi bir politikanız yok.
Kalkan: Kesinlikle yok. Başkaları bize hayat hakkı tanımamaya çalışıyor ve biz buna karşı duruyoruz. Başkasına aynı şekilde davranırsak kendimizi inkar etmiş oluruz.

Ama geçmişten kaynaklanan bir durum var, kapanmamış defter var...
Kalkan: Var tabii, gerginlik var. Çeşitli görüşmeler de oldu, bazen gerginlikler oldu. Fakat şu an öyle bir pozisyon yok. Eğer engelleyici bir durum olmuşsa onların da yaklaşımındandır. Bize böyle yansıdı.

Düzenlenmesi söz konusu olan 4 konferanstan Diyarbakır’da olanına Hizbullah da çağrılacakmış.
Kalkan: Doğru, o konferanslar için katılmak isteyen herkese çağrı var.

Sizden ayrılanlar da dahil mi bu çağrıya? Onlar da gelebilir mi?
Kalkan: Onlar yok. Gelmeleri zordur.

Hüda-Par Genel Başkanı Hüseyin Yılmaz, PKK ile Hizbullah yıllardır süren ateşkesi resmileştirmeli dedi. Bu mümkün mü?
Kalkan: Aslında böyle olsun istedik biz de, geçmişte bazı çabalar da oldu. Fakat tam gerçekleşmedi. Bu Hizbullah’tan kaynaklandı biraz. Geçmişi daha açık değerlendirebilirdi, özeleştiri vermesi gerekirdi. Tersine bize dönük eleştirileri çok oldu. Biz özeleştiri vermekten çekinen bir hareket değiliz. Fakat 1990-94 çatışma sürecinde hata yapan biz değiliz. Hatalarımız varsa bireyseldir, alansaldır. Onlarsa merkezi politika gereği bu şeyleri yaptılar ve yanlış yaptılar. Açıkça bazı politikaların gereğini yerine getirdiler ve hâlâ o süreç çözümlenemiyor. Aydınlatılmaya muhtaç olan karanlık bir süreç. Bu engel oluşturdu. Olabilse, çözümlense, biz ondan yanayız, iyi olur. Yok etme, hayat hakkı tanımama diye bir şey kesinlikle yok. Keşke başka Kürt hareketleri de çıksa. Ama ulusal demokratik değerlere, ilkelere sahip çıkma temelinde çıksa. Örneğin PKK bu kadar mücadele yürüttü, buna değer vererek çıksa, reddetmeyiz.

BAZI MİLİTANLAR SURİYE’YE GİTTİ
Suriye’den katılan güçlerin, oradaki savaşa katılmak için kendi ülkelerine döndükleri doğru mu?
Kalkan : Bazıları gitti tabii. Öyle örgüt ayırıp göndermiş değil. Olaylar başlamadan önce orda çalışıyorlardı. Hareketten etkilenen, önderlik çizgisiyle hareket eden bir oluşum orda vardı zaten ama silahlı güç yoktu. Fakat çatışma patlak verince bazıları kendileri gittiler, bazıları da güvenlik açısından gönderildiler. HPG’yi, PKK’yi oraya gönderme şeklinde değil de orada halkı örgütleme, onlara öncülük etme amacıyla, oradan gelmiş, saflarımızda mücadele vermiş belirli bir kadro çalışıyor. Hatta bazıları bizden kaçıp gittiler.

İlerideki gelişmelere göre Suriye’ye takviye yapmanız söz konusu olabilir mi?
Kalkan : Sanmıyorum, zaten onların gücü şu anda çok fazladır. Biraz pratik de yaptılar, kendi işlerini yürütebilecekleri de kanıtlandı, bu nedenle fazla ihtiyaç olmaz. Zaten PYD’deki arkadaşların diğer muhalefetle bir ilişkisi var ancak ortak bir sitem oluşturamamışlar. Bize göre demokratik Suriye isteyen, Kürtlere haklarını veren herkesle Rojawa’daki Kürt hareketinin stratejik işbirliği yapması doğru olur.

İran’ın sürece soğuk baktığı ve bu nedenle PKK üzerine baskı uyguladığı doğru mu?
Kalkan : İran’ın bizim üzerimizden olmasa da süreci sabote etme imkanları var, bunu herkes bilmeli ve ciddiye almalı. İran bölgesel bir güçtür, bölgesel örgütleri, aktörleri var. İsterse, tümden sabote edebilir demiyorum ama süreci provoke edebilir. Şimdi böyle yapıyor mu, bilmiyorum ama bazı şüphe verici işaretler var. İran’ın önünde iki seçenek var. Birincisi sürece stratejik olarak karşı çıkıp sabote etmek ki bu durumda tedbirli olmalıyız. Böyle bir durum bize olumlu yansımaz, çatışmalı yansır. Fakat illa böyle olacak diye bir kayıt yok. Madem ki Türkiye Kürt sorununda farklı bir yaklaşım gösteriyor, İran da belki örnek alıp benzer bir yaklaşım sergileyebilir. Fakat birincinin işaretleri çoktur.

İran PKK içinden bazı unsurları manipüle edebilir mi?
Kalkan : Bize onu yapamaz. Güney Kürdistan’ı zorlayabilirler mi? Suriye olayları ilk başladığında onları biraz zorladılar ama o da bir yere kadardır. Bizim güçlerimizi etkileyebilmesi mümkün değil. Ancak çatışmalı durumu her tarafta dayatabilir ve mevcut gündemi saptırabilir. Böyle bir risk var.