Durmak yok, yaprağa devam!

Esenyurt'ta belediyeleri değişen işçilerden 16'sı işten atıldı. 12'si Recep Tayyip Erdoğan ve Şehitler parklarında dökülen yaprakları topluyor. İşçiler, 'Sendikanızdan ayrılın dediler, ayrılmadık, böyle oldu' diyor



İSMAİL SAYMAZ


İSTANBUL - Yakuplu, bu yıl 29 Mart’taki yerel seçimlere kadar Büyükçekmece’ye bağlı bir beldeydi. Yerel seçim öncesi 5747 sayılı kanunla Beylikdüzü ilçesine bağlandı. Bir mahallesi ise (Güzelyurt Mahallesi yani Eski Haramidere) yeni kurulan Esenyurt ilçesiyle birleşti. Birleşme sonucu, Yakuplu Belediyesi’nin 39 işçisi Esenyurt’a katıldı.
Sonrasını işçi temsilcisi Fatih Albayrak şöyle anlattı: “39 işçi Türk-İş’e bağlı Belediye-İş’e üyeydi. Bağlı oldukları sendika, Yakuplu’da yetki sahibiydi. Bu yüzden işçilerin ücretleri ve sosyal hakları, sendikasız ve çoğu taşeron olan Esenyurt Belediyesi işçilerine göre yüksekti.”

‘Gereği düşünüldü, hepsi çöpe’
Albayrak’ın iddiasına göre, temmuzda Belediye Başkan Yardımcısı Emin Batmazoğlu, 39 işçiyi belediyenin tiyatro salonunda topladı ve aralarında şu diyalog geçti:
“Bizlere, ‘Ücretlerinizi veremeyiz. Birinizin maaşıyla iki-üç personel çalıştırırız’ dedi. Esenyurt’ta kadrolu işçilere 900 TL veriliyor. Bizimki daha yüksek. Daha sonra, ‘Sendika da istemiyoruz. Sendika kanser gibidir, yayılmasını istemiyoruz’ deyip ‘İstifa eder misiniz?’ diye sordu. Kabul etmedik. Bunun üzerine, yanındakine dönüp, ‘Gereğini yapın, hepsini çöpe gönderin’ dedi.”
İşçiler yolda çöp temizliğine gönderildi. Aralarında belediyenin eski basın danışmanı ve makine mühendisinin de bulunduğu sendikalılar, konuyu medyaya taşıdı. Ve 16 işçi 15 Temmuz’da basın açıklaması yaptı.
Belediye, açıklamaya katılan işçilere, “İş başında olmaları gerekirken işi bırakıp belediye aleyhine gösteri düzenlemek, kurum aleyhine beyanda bulunmak” suçlamasıyla 28 Temmuz’da ‘uyarı’, 10 Ağustos’ta da ‘benzer filler tekrarlandığı’ için kınama cezaları verildi. Eylül ve ekimde de eylemcilerin akitlerine, İş Yasası’nın ‘Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller’i düzenleyen 25. maddesi gereğince son verildi.
Atılan 16, işçi Kültür Merkezi önünde direniş başlatırken diğer işçilerse çöpten alınıp değişik görevlere dağıtıldı. 12’si altışarlı gruplar halinde Recep Tayyip Erdoğan ve Şehitler parklarında ‘yaprak toplamakla’ görevlendirildi. Recep Tayyip Erdoğan Parkı’nda ‘yaprak toplatılan’ altı işçiden yalnızca birisi, eskiden temizlik birimindeydi. Diğerleri insan kaynaklarında, emlakta, güvenlikte ve yemekhanede çalışıyordu.
Parklarda ‘görevlendirilen’ işçilerden sık sık ‘savunma’ isteniyor. En son iki işçiden, ‘görev yerini terk ettileri’ gerekçesiyle savunma istendi. Bugün direnişte 83’üncü günlerini geride bırakan eylemciler işlerine geri dönene kadar bekleyişlerinden ve sendikadan istifa etmeyi düşünmüyor.

‘İşçilerimizi bulamıyoruz’
Belediye Başkan Yardımcısı Emin Batmazoğlu’na göre sorun işten çıkarılan ve parkta görevlendirilen işçilerin mesai saatinde sendikacılıkla uğraşmaları: “Mesai saatinde gruplaşıyor, işten ayrılıp sendikal faaliyetlere katılıyor, sendikacılarla dolaşıyor, sendikasızlarla sendika çalışması yapıyorlardı. Uyardık, devam ettiler. Daha sonra televizyon televizyon dolaşıp belediye ve başkanımız aleyhinde beyanatlar verdiler.”
Batmazoğlu, bu davranışları sonrası işçilerden ileri gelenlerin çıkarıldığını belirtti. Bir kısmının parkta görevlendirilmesini “Bunlar, işçi. Nerede ihtiyacımız varsa orada kullandık” diye açıkladı. Yaprak toplattırılmadığını kaydeden Batmazoğlu, savunma istenmesini de şöyle izah etti:
“Bıraktığımız yerde bulamıyoruz. Nerede buluyoruz? Gazete ve TV bürolarında, siyasi parti başkanlarında... Kurum aleyhinde faaliyet yapmak uygun mu?”
Batmazoğlu, işçilere sendikadan ayrılmaları yönünde baskı yaptığı iddiasını reddederek, “Sendikaya önyargımız olsa, Kıraç’tan gelen DİSK’li elemanlarımızla da aynı durumda olmaz mıydık?” dedi.