Dursun Çiçek, Kemal Kerinçsiz ve Alparslan Arslan için de tahliye kararı

Dursun Çiçek, Kemal Kerinçsiz ve Alparslan Arslan için de tahliye kararı
Dursun Çiçek, Kemal Kerinçsiz ve Alparslan Arslan için de tahliye kararı
2007'de başlayan, dalga dalga gerçekleşen operasyonlar ve gözaltılar ile Türkiye'nin bir numaralı gündemi olan Ergenekon sürecinde bugün art arda tahliye haberleri geldi. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi Teğmen Mehmet Ali Çelebi, eski 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, gazeteci Merdan Yanardağ ve Alaaddin Sevim hakkında da tahliye kararı verdi.Akşam saatlerinde de Doğu Perinçek,Mehmet Demirtaş, Oktay Yıldırım, Hikmet Çiçek, Hasan Atilla Uğur tahliye edildi.Veli Küçük,Hasan Ataman Yıldırım ve Levent Ersöz, Mehmet Bedri Gültekin, Erkan Önsel, Serdar Öztürk ve Turhan Özlü'nün tahliye talepleri ise reddedildi. Tahliye edilen emekli Albay Levent Göktaş, Kemal Kerinçsiz, Sedat Peker ve İbrahim Şahin, cezaevinden çıktı.

Ergenekon Davası sanıklarından Tuncay Özkan, emekli albay Levent Göktaş ve Sedat Peker'in ardından Avukat Kemal Kerinçsiz, emekli albay Dursun Çiçek, eski özel harekatçı İbrahim Şahin ile Danıştay saldırısı faili Alparslan Arslan hakkında tahliye kararı çıkmıştı. Mahkeme Kerinçsiz'e yurtdışı yasağı koydu.

ALPARSLAN ASLAN' TAHLİYE AMA...
Danıştay cinayetinin faili Alparslan Arslan’ın tutukluluk süresi 5 yılı geçtiği gerekçesiyle tahliyesine karar verildi. Ancak Alparslan Arslan hakkında Sincan Asliye Ceza Mahkemesi’nden kesinleşmiş 3 yıl 4 ay ve Silivri Adliyesi’nden başka bir cezası olmak üzere toplam 4 yıl 2 ay kesinleşmiş cezasının olduğu öğrenildi. Bu nedenle Alparslan Arslan’ın cezaevinden çıkamayacak.

YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI, KARAKOLA İMZA Öte yandan öğlen saatlerinde Alparslan Arslan hakkında tahliye kararı veren İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi Arslan hakkında yurtdışına çıkış yasağı koyarak, haftada 3 gün ikametgahına en yakın kolluk biriminde imza vermesine hükmetti.

TAHLİYE DALGASI
Akşam saatlerinde de tahliye dalgası devam etti. Yalçın Küçük'ün ardından Teğmen Mehmet Ali Çelebi, Hasan Iğsız, Şener Eruygur, Merdan Yanardağ ve Alaaddin Sevim hakkında da tahliye kararı çıktı.

Hükümet'ten tahliyelere ilk yorum


GÖKTAŞ, KERİNÇSİZ, SEDAT PEKER ve İBRAHİM ŞAHİN CEZAEVİNDEN ÇIKTI
Tahliye edilen emekli Albay Levent Göktaş, Kemal Kerinçsiz, Sedat Peker ve İbrahim Şahin, cezaevinden çıktı.

Göktaş, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi çıkışında, yakınları ve ceaevinin dışında bekleyenler tarafından, sevgi gösterisiyle karşılandı.

Burada gazetecilere açıklama yapan Göktaş, içeride kaldıkları süre içerisinde halkın her zaman arkalarında olduğunu anlatarak, vatandaşların kendilerinden hiçbir zaman desteğini esirgemediğini söyledi.

Göktaş, "İçeride hiçbir günahı olmayan, delilsiz yatan insanlar var. Gerçekten söylüyorum, suçsuz, günahsız komutanlarımız, arkadaşlarımız var. İnşallah hepsi çıkacaklar" diye konuştu.

Emekli albay Göktaş, buradan davul zurna eşliğinde uğurlandı.

13. Ağır Ceza meydan okudu: Bizi TBMM kapatamaz


KERİNÇSİZ'DEN AÇIKLAMA
Ergenekon Davası kapsamında tutuklu olan avukat Kemal Kerinçsiz, Silivri Cezaevi'nden tahliye oldu. Kerinçsiz, cezaevi çıkışında açıklama yaparak, "2006 yılında başlayan Oslo görüşmeleri ile hemen akabinde 2007 yılında Mayıs ayında başlayan Ergenekon süreci, bilahare esas 2 hedefe yönelmiştir. Aslında hedef Türk devletini çökermektir, bitirmektir. Bütün kurumlarıyla beraber tasfiye etmektir" dedi.

DURSUN ÇİÇEK TAHLİYE OLDU AMA CEZAEVİNDEN ÇIKAMAYACAK
Emekli albay Dursun Çiçek hakkında da tahliye kararı verildi. Balyoz Davası'ndan hükümlü Çiçek, cezaevinden çıkamayacak. 

Tuncay Özkan'ı tahliye eden hakim: Onlar değil, biz yetkiliyiz

PERİNÇEK'TEN TAHLİYE SONRASI İLK AÇIKLAMA

Ergenekon Davası'ndan tahliye olan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Silivri Cezaevi'nden çıktıktan sonra gazetecilere açıklama yaptı.

Perinçek, sözlerine, "Bizleri Ergenekon'a hapsettiler, Türkiye'yi bölmek için. Ve şimdi Ergenekon'dan çıkıyoruz. Türkiye'yi birleştireceğiz. Bizi Ergenekon'a hapsettiler, Cumhuriyet'i yıkmak için, Türkiye'yi şeyhler, müritler, dervişler, meczuplar, cemaatler ülkesi haline getirmek için. Şimdi Ergenekon'dan çıkıyoruz. Cemaatlerin, tarikatların kökünü kazıyacağız. Cumhuriyet'i ayağa kaldıracağız" diye başladı.

"KININDAN ÇIKMIŞ BİR KILIÇ GİBİYİZ"

Doğu Perinçek, haklarındaki tahliye kararının, barikatları yıkan fedailerin ve öncülerin büyük mücadelesiyle verildiğini söyledi. Perinçek, şöyle devam etti:

"Bizi tahliye ettiren onlardır. Türk halkının fedaileri, öncüleri. Şu anda Ergenekon'dan çıktığımız yerdeyiz. Kınından çıkmış bir kılıç gibiyiz. Görevlere hazırız. Bir, Türkiye'yi böldürmeyeceğiz. Ülkeyi birleştireceğiz. İki, Cumhuriyet'i yıktırmayacağız. Ergenekon bizlerin şahıslarını hedef alan bir tertip değil; hedef Atatürk devrimiydi. Toplumumuzun çağdaş yaşama özlemleriydi. Ve bu hedefe ulaşmak için iki kurumu hedef aldılar. Türk Silahlı Kuvvetleri ve İşçi Partisi. Gazi olduk, bize bir şey olmadı. Ergenekon'dan gazi olarak çıkıyoruz. Türk Ordusu ve İşçi Partisi olarak Ergenekon'dan gazi olarak çıkıyoruz. Ama bizi hedef alanları görüyorsunuz. Çürüdüler, dağılıyorlar. Onların, Türkiye'yi bölenlerin hükümetini yıkacağız. Buradan ilan ediyorum, Türkiye'yi bölenlerin iktidarını yıkacağız. Türkiye'yi birleştirenlerin iktidarını kuracağız. Tayyip Erdoğan'ların, Abdullah Gül'lerin, Fethullah Gülen'lerin iktidarını, hepsini birden yıkacağız. Kınından çıkmış bir kılıç gibiyiz. Hazırız. Görevlere hazırız. Göreceksiniz, Türkiye'miz aydınlıklara, feraha ilerleyecektir. Koşullar çok güzel. Suriye'yi bölemediler. Irak'ı bölemediler. İran dimdik ayakta. Ukrayna'da amaçlarına ulaşamadılar, berbat olacaklar."

"HEPSİNİN KÖKÜNÜ KAZIYACAĞIZ"
Perinçek, bütün milleti kucaklayacaklarını vurgulayarak, "Özerklikmiş, Türk vatanını bölmekmiş, bu amaçlarına ulaşamayacaklar. Koşullar çok elverişlidir. Atatürk devrimini kesin sonuçlarına ulaştıracağız. Bağımsız, birleşik, çağdaş, halkçı, devrimci Türkiye'yi kuracağız. Bütün milletimizi kucaklıyoruz. Saygılarımızı, sevgilerimizi sunmuyoruz. Ve bir kez daha söylüyoruz: Bu Ergenekonlar, Balyozlar bizlerin şahıslarını hedef almadı, bu milleti hedef aldı. Ve görüyorsunuz, bizim içeri atılmamızla oluşan manzarayı görüyorsunuz. Bölünmüş Türkiye manzarası... Dervişler, müritler, cemaatler Türkiye'si manzarası. Bunların hepsinin kökünü kazıyacağız."

KAHROLSUN CUMHURİYET DÜŞMANLARI

Yalçın Küçük Silivri Cezaevi'nden ayrıldı. Küçük cezaevi çıkışında açıklama yaptı.

Küçük'ün ilk sözleri, "Yaşasın cumhuriyet, yaşasın emekçi cumhuriyet, yaşasın aydın cumhuriyet, kahrolsun cumhuriyet düşmanları" oldu. Küçük, "İlker Paşa hazretleri çıktı. Çıkarken, kin ve nefret duymadığını söyledi. Doğrudur. Tuncay Özkan arkadaşımda çıktı bugün öğleden sonra, akşam üzeri. Kin ve nefret duymadığını söyledi. Doğrudur" dedi. Küçük sözlerine şöyle devam etti:

"Ancak bir gün 32. Gün'de bir oturumda Erol Mütercimler, 'Ordu iktidara gelecekmiş. Gelirlerse 25 yıl çıkmaz' dedi. Benim öyle bir niyetim yok, tavsiyem de yok, orada da söyledim. Ama bunların cumhuriyete verdikleri tahribatı 30 yılda tamir edemeyiz. Cumhuriyet tahrip olmuştur. Cumhuriyeti tahrip edenlerle, cumhuriyeti yeniden kurmak üzere savaşa devam edeceğiz. Bunları yapanlar, bunların karşılığını görecekler 1. 2 biz neyiz. Bizi kimse çıkartmıyor. Bizleri, Türkiye Cumhuriyeti'ni tahrip ettiklerini, yok ettiklerini düşündükleri için bizleri sembol olarak, o cumhuriyet olarak hapse attılar. Ama şimdi kendileri eriyorlar. Bizleri burada tutacak güçleri yok. Biz onun için dışarıya çıkıyoruz. Bizi kimse çıkartmıyor. Cumhuriyete yaptıkları zararları taşıyamaz oldular. Bunun için buradayız."

"30 YIL BUNUN İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ"

Küçük konuşma yaptığı sırada tahliye olan Hasan Iğsız yanına gelerek Küçük'e hayırlı olsun dedi. Küçük daha sonra açıklamalarına devam ederek, "Bu cumhuriyete verdikleri tahribatı yeninceye kadar çalışacağız" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhuriyeti yeniden yapacağız. Bu Gezi Parkı'nın olduğu yer, bir kışlaydı, Topçu Kışlası, o kışladan 31 Mart çıktı. 31 Mart'tan önce Türkiye'de meşruti krallık kuruldu. Bundan sonra meşruti demokrasi, şartlı demokrasi kurmak zorundayız. Öyle al oy, bilmem neyi, kulların demokrasisi olmaz. Aydınların demokrasisi olacak. Kurulların demokrasisi olacak. Dört tane yüksek komutanla, dört tane Bakanlar Kurulu üyesi yan yana gelecek, eşit haklarla güvenlik meselelerini kuracak. Dört tane plancıyla, iktisatçıyla, yüksek görevliyle, dört tane Bakanlar kurulu üyesi gelecek, ekonomiyi yapacaklar. Şartlı. Bunlara olmaz, yüzde 34'le gelip de bir gece 40 kanun çıkartarak... Ona demokrasi denmez. Büyük kurtarıcının dediği gibi 'Büyük Türk milletine hiç kimse mazlum rolünü vermemelidir'. Türk milleti mazlumiyeti kabul etmez. Yaşasın o Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti yaşasın ve Kürt ve Türk emekçilerinin birlikte olacağı bir cumhuriyet kuracağız. Yaşasın Türkiye'nin Kürt ve Türk emekçileri, yaşasın yeni büyük cumhuriyetimiz. 30 yıl bunun için mücadele edeceğiz. Bunun için savaşacağız."