Duruşmanın gündeminde de 10. dalga vardı

Duruşmanın gündeminde de 10. dalga vardı
Duruşmanın gündeminde de 10. dalga vardı

Ergenekon operasyonu 10. dalgasıyla Türkiye?yi sarmışken davanın 38. duruşması Silivri Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesinde yapıldı. FOTOĞRAF: SALİH ZEKİ FAZLIOĞLU / AA

Haber: YONCA CİNGÖZ / Arşivi

İSTANBUL - Ergenekon operasyonundaki son dalga Ergenekon davasının 38. duruşmasının da gündemindeydi. Sanıklar ve avukatları gözaltılara tepki gösterirken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) darbe yapmaya zorlandığını öne sürdü. Bu arada Genelkurmay Başkanlığı, mahkemeye gönderdiği yazıda genç subayların İşçi Partisi’nin düzenlediği ‘Karargahevleri toplantılarına katıldığı’ yönündeki iddialarla ilgili kendilerinin soruşturma yürüttüğünü belirtti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın dünkü duruşmasına, 40 tutuklu sanık katıldı. Duruşmada ana gündem konusu savunmalar değil, son gözaltı dalgasıydı. Doç. Dr. Emin Gürses’in avukatı Mehmet Taşdelen, “Yeni gözaltılarla işimiz uzadı. Allah kolaylık versin” dedi.  Savunma sırası Serhan Bolluk’taydı. Ancak İşçi Partili sanıkların avukatları, Tuncay Güney’in ifadelerinin tam çözümü gelmeden savunma yapmayacaklarını söyledi.

‘TSK  darbeye zorlanıyor’
Sanıklar ve avukatları Ergenekon yapılanmasının gösterildiği MİT şemasının açıklanmaması ve tahliye kararı verilmemesi halinde operasyonun devam edeceğini söylerken, son operasyonda TSK’nın darbe yapmaya zorlandığını söyledi. Sanıklar gözaltıları ‘yeşil yargı darbesi’ olarak nitelendirdi. Avukat Buzoğlu’nun gözaltına alındığı haberine ise avukatlar tepki gösterdi. Vedat Yenener’in avukatı Vural Ergül,  “Belki akşam benim de aralarında olduğum kişiler alınacak. Evimden porno CD çıkmayacak. Lobi belgesini mahkemede gördüm. Evimdeki tek CD çocuklarımın görütüleri. Nasılsa bu mahkemeye geleceğim. Savunmamı şimdiden yapayım” dedi. Avukat Vural Ergül’ün sözlerine mahkeme başkanı da  sanıklar da güldü.
Duruşmada söz alan Doğu Perinçek, “Bu operasyona teslim olmayalım. Başsavcıları, generallerimizi, profesörlerimizi alıyorlar. Bu, düşman ordusunun operasyonudur. ABD ve İsrail operasyonudur. TSK, generallerini düşman ordusuna teslim etmiştir. Sizden şemayı açmanızı ve bizleri tahliye etmenizi istiyoruz. Size ne olur? Hiçbir şey olmaz. En fazla ne olur, gelirsiniz Silivri’de beraber yatarız. Hep birlikte kahramanlar olarak çıkarız bu Silivri kalesinden” diye konuştu. 

Küçük: Arkadaşlar ağlamaklı
Duruşmada söz alan Veli Küçük, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’le ilgili bir anektod anlattıktan sonra “Son olaylar gerçekten beni üzdü. Sadece ben değil, buradaki arkadaşlar gerçekten ağlamaklılar” dedi.
Sanık ve avukatlarından son söz alan savcı Mehmet Ali Pekgüzel, “Sanıklar savunma yapmaktan çok sanki düşman ülkelerin kurumlarıymışız gibi iddia makamını aşağılamaktadır. 

Savcı’dan ‘hoşa gitmeyen’ vurgu
Soruşturmanın tertip olduğu, bombaların olup olmadığının şüpheli olduğu, bombaların savcıların bilgisi dahilinde konulduğu, hazırlanmış ifadelere imza atırıldığı gibi iddialarda bulunuyorlar. Savcı ve hakimler Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından atanmaktadır. Tüm bu kişiler de komplo içinde midir? Hoşa gitmeyen karar verirseniz sizin mahkemeniz de buna dahil olacaktır” diye konuştu.
Kayıtların yazılı tutağana dönüştürülebilmesi için duruşma 19 Ocak’a ertelendi.

‘Karargahevleri soruşturuluyor’
Duruşmada Genelkurmay Başkanlığı’na önceki duruşmalarda yöneltilen sorulara yanıt geldi.  İzmir NATO tesislerine yönelik suikast planlarıyla ilgili tedbir aldıklarını ve durumun savcılığa bildirilidiğini belirten Genelkurmay Başkanlığı, genç subayların karargahevlerindeki toplantılara katıldığı yönündeki iddiaların kendilerince de soruşturulduğu vurgulandı. Jandarma Genel Komutanlığı’ndan gelen yazıdaysa Ergenekon örgütüyle ilgili kendilerine bilgi ulaşmadığı ve herhangi bir soruşturmanın yürütülmediği bildirildi. Jandarma Genel Komutanlığı sanıklardan Halil Behiç Gürcihan ve Ergün Poyraz’ın komutanlıkla bir ilişkisi olmadığının bildirildi.

‘Arslan’ı tanırım’
Ergenekon duruşmasında tutuklu sanıklardan Doç. Dr. Emin Gürses’in avukatı Mehmet Taşdelen ise Alparslan Arslan’ı önceden tandığını belirterek, ““Arslan’ın kimyasalla kontrol altına alınıp yönlendirildi diye düşündüm. Arslan’ın başörtüsü için Danıştay saldırısını gerçekleştirdiğine inanmıyorum. Belki buradaki insanlar da arkasında olabilir. Ben ilişkilerini biliyorum.”