Düşenin bir dostu da Galatasaray

İstanbullu büyüklerin başkentlilere karşı boyun büküklüğü devam ediyor. Fenerbahçe'nin geçen hafta sahasında alt sıralardaki Ankaragücü'ne yenilmesinden sonra Galatasaray da dün ligin dibine demir atan Hacettepe'ye 2-0 mağlup oldu.



BAĞIŞ ERTEN
Ligin son beş haftasının açılış seremonisi için Hacettepe ve Galatasaray sahada. Tüm açılış seremonileri gibi bu maç da aslında yarışmacı bir kimlik taşımıyor. Çünkü görünen o ki iki takım da ‘bağlantısızlar’ tadında. Hal böyle olunca insanın beklentileri değişiyor. En azından günün anlam ve önemine binaen iki taraf da emeğin hakkını keyifle versin istiyoruz. Bir amaç olmadan da bu oyunun güzel olabileceğini ispat etsinler. Bu iyimser talebin karşılandığını söylemek zor. Hele de fiyakası bol konuk ekip için. Lakin bundan çok daha kötü maçlar izlediğimiz de kesin. Hiç değilse Hacettepe’ye selam etmek gerek.
Maçı anlatmaya 8’deki Barış’ın, 10’da Lincoln’ün cılız şutlarını pozisyonmuş gibi not etmekle başlayalım. 23’te Ümit Tütünci’nin ceza yayı sınırından vuruşu ise bunlara göre hiç değilse ikna ediciydi. Özellikle de bir dakika önce Lincoln’ün zorlama slalomuna göre. 31’de Baros’un gole hakikaten benzeyen pozisyonuyla hareketlendi oyun. Artık HD değil siyah-beyaz yayınlansa çok fark edilmeyecek bir fazdan, adam gibi futbol zevkine terfi etmiştik. 40’da Ümit’in direk ve De Sanctis’le ‘tostlanan’ kafasını 42’de Yaser’in gole yazamadığı iki hamle izledi. Ardından da Tambwe’nin kaleciyle karşı karşıya vuramayışı geldi. Oyun son havlinde bir canlanma göstermişti. Böylece ikinci yarı için bir umut kapısı açılmıştı.

Yine Hasan ‘Şaş’tı
İkinci yarı, ilk yarının sonundan almak yerine başından başladı. Sıkıcı ve etkisizdiler. Fakat bu durum çok sürmedi. Bülent Korkmaz’ın kötülüğüne dayanamadığı Yaser’i, aynı mevkiden biriyle değil de bir defans oyuncusuyla (bunu kaçıncı kez yapıyor acaba), Volkan’la takasının hemen ardından geldi Hacettepe golü. Ankara ekibi makul futboluna 57’de Tambwe’yle bir de gol iliştirmişti işte: 1-0. 65’te Kewell’ın pozisyonuyla karşılık vermedi istedi Sarı-Kırmızılılar. Ama Ercüment kalede sağlam duruyordu. Tıpkı 70’de Barış’ın şutunda olduğu gibi. Durum düzelsin diye (kaçıncı kez) Hasan Şaş girdi oyuna. (Kaçıncı kez) değişen bir şey olmadı. Galatasaray’ın kıpırdayacak hali yoktu. 84’teki Ercüment’e bir puan daha yazdıran Lincoln frikiği dışında yaprak kıpırdamıyordu. Bu ataleti gören İbrahim Şahin, 90’da infazı bitirdi: 2-0.
Kazandı Hacettepe ve ligden düşmeyi hiç değilse bir günlüğüne erteledi. PAF takımı niteliğiyle, şık şıkırdım formasıyla, sandıktan çıkardığı hüviyetiyle bir renkti Mor-Beyazlılar. Ama barutları bu kadarına yetti. Kalsınlar sağlıcakla. Konuk ekibe gelince; böylece Galatasaray sadece idare-i maslahat etmek için çıktığı ‘Ankara’ temalı ‘mecburi hizmet maçlarından’ ikincisinde de sefil oldu. Önlerinde zorlu iki Ankara havası daha var. Görünen o ki bu memuriyeti geçiştirip şampiyonu belirlemek için son iki haftayı bekleyecekler. Umarım zevahiri o periyotta kurtarırlar. Yoksa durum vahim.

Eski dostlar karşı karşıya
* Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı kazandığı kadroda yer alan Bülent Korkmaz ve Ergün Penbe ilk defa çalıştırıcı olarak birbirlerine rakip oldu.
* Maç öncesinde hem Diyarbakır’ın Lice ilçesinde şehit edilen dokuz askerin hem de hayatını kaybeden eski futbolcu Sedat Balkanlı’nın adına saygı duruşunda bulunuldu.
* Galatasaray’da Emre Aşık ilk defa Galatasaray kaptanı olarak sahaya çıkarken, Yaser Yıldız da bu sene ilk defa ilk 11’de kendisine şans buldu. Sabri Sarıoğlu ise cezasının ardından yeniden kadrodaki yerini aldı.
* Galatasaraylı taraftarlar Sabri ve Hasan’ı ıslıklarken, antrenör Cevat Güler’e sevgi gösterilerinde bulun-dular. Bülent Korkmaz ise maçın sonlarına doğru istifaya davet edildi.
* Ev sahibi Hacettepe, bu sezon ilk defa üst üste iki maçtan galibiyetle ayrılmayı başardı.
* Galatasaraylı taraftarlar, maçtan önce TFF’ye ve MHK Başkanı Oğuz Sarvan aleyhine tezahürat yaptı.
* Galatasaraylı futbolcular, ısınmak için sahaya çıktıklarında, maçı saha kenarında izleyen olan gazilere formalarını hediye ettiler.
* Her iki takım da sahaya, ‘Eğitim için, Türkiye için Türk Eğitim Vakfı 42. Yıl’ pankartıyla çıktı.