Düşünce özgürlüğü için, 20 yıl sonra aynı yerde...

Düşünce özgürlüğü için, 20 yıl sonra aynı yerde...
Düşünce özgürlüğü için, 20 yıl sonra aynı yerde...
Bundan tam 21 yıl önce, bir yazısı nedeniyle yargılanan yazar Yaşar Kemal'e destek olmak için İstanbul DGM binası önüne gelen yazar ve sanatçılar, bugün aynı noktada yeniden buluştu.

İSTANBULYaşar Kemal’in, 1995 yılında Der Spiegel’e yazdığı ‘Yalanlar Seferi’ başlıklı yazısı nedeniyle yargılanmasının 20’inci yıldönümünde, mahkeme günü yazara destek verenler, bugün de Beşiktaş ’taki dönemin İstanbul DGM binası önünde bir araya gelip üzerinde “21. Yıl olmaz olsun" yazılı pasta kesti.

Aralarında Lale Mansur, Mahir Günşıray, Ömer Madra, Celal Başlangıç, Mahmut Alınak, Şefik Beyaz, Ergün Gümrah, Hüsnü Ürdül, Ataol Behramoğlu, Ali Rıza Dizdar, Tahsin Yeşildere’nin de bulunduğu topluluk saat 11.00’de eski DGM binası önüne geldi.

Yaşar Kemal’in yargılanması sırasında kurulan Düşünce Suçuna Karşı Girişimin sözcüsü Şanar Yurdatapan yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “20 yıl önce 23 Ocak 1995 günü Yaşar Kemal şuradan şimdi olamayan kapıdan, arkadaki Devlet Güvenlik Mahkemesi binasına sorgulanmak üzere giriyordu. Ona destek olmak için burada toplanan 100’e yakın çeşitli mesleklerden aydın aralarında bir imza kampanyası başlattı. Bundan sonra her kim ki başı düşüncesinden dolayı belaya girerse onun söylediklerine katılsak da katılmasak da altına imza atıp gidip kendimizi ihbar edeceğiz diye büyük bir sivil itaatsizlik başladı. Davalar açıldı. Yıllarca sürdü. Orada başlayan düşünce suçuna karşı girişim hala sürüyor. Bugün bir hatıra toplantısı pastamızı üfleyeceğiz

23 Ocak 1995’te yapılan ilk duruşmada aralarında Orhan Kemal, Demirtaş Ceyhun, Erdal Öz, Adalet Ağaoğlu’nun bulunduğu yüzlerce kişi Yaşar Kemal'e destek vermek için buradaydı. Destek, daha sonra suça iştirake dönüştü. Bu sivil itaatsizlik eylemi daha sonra Düşünce Suçuna Karşı Girişim olarak birçok sivil itaatsizlik eylemi ve etkinlik gerçekleştirdi.

Öncelikle sevgili Yaşar Kemal’e acil şifalar dileyelim. Dileriz ki sağlığına kavuşur ve tekrar aramızdaki yerini alır. Geçen 20 yılda, aramızdan ayrılan, boşluklarını kalbimizde hep hissettiğimiz sevgili suç ortaklarımız Hrant Dink’i, Aziz Nesin’i, Erdal Öz’ü, Bülent Tanör’ü, Demirtaş Ceyhun’u, Cenk Koray’ı, Metin Özek’i, Uğur Cankoçak’ı, Zihni Anadol’u, Arif Damar’ı, Atıf Yılmaz’ı, Şaban Dayanan’ı, İlhan Selçuk’u, İsmail Gülgeç’i, Mehmet Ali Birand’ı, Ömer Kavur’u, Süleyman Üstün’ü, Toktamış Ateş’i, Yusuf Kurçenli’yi, Mina Urgan artık ne yazık ki aramızda değiller. Ama manen aramızdalar. Yurt dışından suçumuza iştirak eden destekçilerimiz, şu anda bu dünyada olmayan sevgili Arthur Miller’i, Harold Pinter’i, Susan Sontag’ı, Alexander Tkachenko’yu Kalevi Haikara’yı ve tabii ölümünden 71 yıl sonra tekrar yargılanan Franz Kafka’yı hasretle anıyoruz"

SİVİL HAREKETİN ÇOK BÜYÜK KATKISI OLDU
Oyuncu Lale Mansur da “90’lardan bu yana gelen sivil hareket olmasaydı eğer ülke bugün çok daha değişik bir yerde olurdu. Unutmayalım o yıllarda Kürt demek bile ceza gerektiriyordu, cezaya sebebiyet veriyordu. Dolayısıyla sivil hareketlerin çok büyük katkısı oldu. En önemlilerinde biri de düşünce suçuna karşı olan girişimdi. Hala devam ediyor ne yazık ki. Daha Eren Keskin birkaç gün önce, 301’den ceza aldı. Bu sürece yaşadığımız kadar devam edeceğiz. Ölenler oldu. Aramızdan ayrılanlar oldu. Biz de ölüp gidene kadar devam edeceğiz" dedi.

(Hasan YILDIRIM / DHA)



Açıklama sonrası pasta kesildi. Lale Mansur, açıklamayı takip eden polislere de pasta ikram etti.