Duvarların Dili Olsa

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, dün hükümetin Kıbrıs'ta çözüm istediği görüşünü yineledi.

'Köstebek provokatör' kim?
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, dün hükümetin Kıbrıs'ta çözüm istediği görüşünü yineledi. Ancak hafta, Kıbrıs konusunda akıl karıştıran tartışmalarla geçti. Bunlardan birinin odağında, Dışişleri'nce hazırlandığı
öne sürülen bir taslağın bir gazetede yayımlanması vardı.
Taslak, yayımlanır yayımlanmaz, Dışişleri'nin üst düzey bir yetkilisince
'eski ve geçersiz' olduğu gerekçesiyle bir kenara itildi. Taslağın geçerli olup olmadığını zaman gösterecek. İlginç olansa taslağın kimin basına sızdırdığı yolunda başlayan koridor suçlamaları. Dışişleri mensupları, meraklı kulaklara, hazırlık çalışması niteliğindeki bu kâğıdı bir süre önce askerlerle paylaştıklarını fısıldıyordu. Acaba çalışma, askerlerin üstelik Kıbrıs'la doğrudan ilgili olmayan bir birimi tarafından mı sızdırılmıştı? Bu iddia üst düzey Dışişleri yetkilisinin "Sızdıran konuyu bilmiyor" tanımıyla örtüşüyordu. Çünkü taslakta Dışişileri ve Genelkurmay'da kabul görmeyen ve aslında Annan Planı'nda bile yer almayan, AB hukukun kabul edilmesi gibi bir 'mayın' vardı. Bu durum, hemen karşıt iddialara yol açtı. Acaba Dışişleri'nde üç dosyada toplanan çalışmalardan haberli olan, ancak Kıbrıs'ta çözümü Türkiye'nin zararına bulan bir diplomat sızdırmış olamaz mıydı? Durum buysa bu uzman kendini saklamak amacıyla, içine apaçık yanıltıcı unsurlar yerleştirmiş olabilirdi.
Bu iddialar hem Dışişleri hem de Genelkurmay'da rahatsızlığa neden oldu. Yetkililer, akıllarının köşesinde mesai arkadaşlarını içeren şu güvensizliği taşır oldu: Mutfakta biri mi var?
Denktaş AKP'de kulis yapıyor
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, Annan Planı karşıtı çizgisi 14 Aralık seçimlerinde halkının ancak yarısı tarafından kabul edildi.
Üstelik bu sonuca bile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Denktaş'ın en yakın müttefiki Ulusal Birlik Partisi (UBP) lideri Derviş Eroğlu'na verdiği örtülü destek sayesinde ulaşıldı. KKTC Meclisi'nden böylece umudunu kesen Rauf Denktaş ise dikkatini TBMM'ye çevirdi. AKP milletvekillerine yönelik bir kampanya başlatarak CD ve broşürlerle Annan Planı'nın neden bir tartışma zemini olarak bile kabul edilmemesi gerektiğini anlatmaya başladı. Oysa bu durum hükümetin politikasına açıkça zıt. Yani Denktaş, kendi ülkesindeki mecliste sonuç alamayınca umudunu AKP
Meclis Grubu'nun Başbakan Erdoğan hükümetine isyan etmesine bağlamış bulunuyor. Ne de olsa önünde 1 Mart Irak tezkeresi örneği var.
O gün yapılan tezkere oylaması öncesi, 'Asker rahatsız' başlıklı tek bir gazete haberi, AKP grubunun liderleri Tayyip Erdoğan ve dönemin Başbakanı Abdullah Gül'ün iradesine karşı gelmesine yetmişti.
Vali'den 'İntel hanım'a teşekkür
Van Valisi Hikmet Tan'ın yaptığı gaflar siyasetten uzaklaşan Tansu Çiller'i aratmıyor. Hem de ne gaflar... Tan, geçen haftalarda Van'da dünyanın en büyük mikroişlemcisi İntel'in yaptırdığı Hizmet İçi Eğitim Merkezi'nin açılış törenine katıldı.
Tan'dan önce kürsüye çıkan İntel Genel Müdürü Ayşegül İldeniz, Van'a kazandırdıkları okulu anlattı. İldeniz'in hemen ardından ise kürsüye Vali Tan geldi. Tan, İldeniz'e teşekkür ederken, "Bu okulu bize kazandırdığı için 'İntel hanım'a teşekkürler" dedi. Kahkahalar atan konuklar "Herhalde Vali, Ayşegül hanımın ismini unuttu" yorumunu yaparken, Tan'ın bilgi eksikliği gündeme geldi. Tan, gafı anımsatan gazetecilerin önündeki savunmasında söyledikleri 'İntel hanım' gafını bile arattı. Gazeteciler Tan'a "Sayın Valim, Ayşegül hanıma İntel hanım dediniz, bizi çok güldürdünüz" dedi.
Tan ise 'protokol bu, siz anlamazsınız' edasıyla şu cümleyi sarfetti:
"Çocuklar, eğer, isim ve soyadını bilmiyorsanız, protokolde unvanlarıyla, makam ya da mevkileriyle hitap edersiniz." Bu kez gazeteciler şaşkın ifadelerle Tan'a bakarak, "Ama sayın Valim, 'İntel' bir unvan değil ki şirketin adı" dedi. Bu dersinin ardından Tan'ın ağzından tek bir kelime çıktı ama bu kelime 'İntel hanım'dan daha da vahimdi. Vali Tan, gazetecilere, "Yapma yaa" dedi. Bu kelime Tan'ın İntel'in bir şirket olduğundan haberi olmadığını açıkça gösterdi.