Duvarların Dili Olsa

İşadamları ekonominin liberalleşmesi sürecinde dış dünyaya, Turgut
Özal'ın düzenlediği gezilerle açılmaya başlamıştı.

Sezer'den işadamı isteği
İşadamları ekonominin liberalleşmesi sürecinde dış dünyaya, Turgut
Özal'ın düzenlediği gezilerle açılmaya başlamıştı. Özal yurtdışı seyahatlerinde, çok sayıda işadamanı da uçağına alarak açık destek vermişti. Bu geleneği 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de sürdürdü.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ise yurtdışı gezilerinde iş konseylerini topluyor ama işadamlarına mesafeli. Sezer'in uçağına bugüne kadar işadamlarını aldığı görülmedi.
Geçmiş dönemlerde Özal ve Demirel'in verdiği desteği, şimdi Başbakan Tayyip Erdoğan sürdürüyor. Bir buçuk yıllık sürede 66 ülkeye yaptığı seyahatlerde iş dünyasından heyetleri de beraberinde götürdü.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, verilen bu desteğin yansımasını
"Türkiye'nin ihracatı geçen yıl ortalama yüzde 30 seviyesinde arttı. Ama Başbakan'ın işadamlarıyla birlikte seyahayat ettiği ülkelerde ihracat artışı yüzde 100'e ulaştı" örneğiyle anlattı. Hisarcıklıoğlu, çok vurgulu olmasa da benzer desteği Cumhurbaşkanı'ndan almalarının kendilerini memnun edeceğini söyledi.
Erdoğan geçmişte ne dedi?
Başbakan Erdoğan, Köln'de Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası'nın açılışında Alman Başbakanı Schröder'den, AB'ye üyelik müzakerelerinin başlatılması konusunda destek aldı. Schröder'in, AB ile entegrasyona Öger Turizm'in sahibi Vural Öger ile Alman televizyonunda spikerlik yapan Nazan Eckes'i örnek göstermesi, Erdoğan'a ilham verdi.
Erdoğan, Köln'de yaklaşık 2 bin Türk vatandaşına hitap etti ve AB ülkelerinden Türkiye'ye desteğin pekiştirilmesi için atılması gereken adımlar konusunda mesajlar verdi.
Üçüncü kuşağın bilimsel temellerde eğitilmesi gerektiğini, ancak Almanya'da yaşayan 2.5 milyon Türk içinde yalnız 60 bininin üniversite eğitimi aldığına dikkati çekti. Erdoğan, Türk işçilerinin birikimleriyle ev, apartman almasını da, "Apartman dikmenin var mı sana faydası, ebediyete mi götüreceksin. İnsana önem verin" sözleriyle eleştirdi.
Almanya'da yaşayanların bu ülkedeki insanların yaşam şekliyle çatışmaması gerektiğine de işaret eden Erdoğan, "Entegrasyondan sıkıntı duymayın, asilimasyon başka, en-tegrasyon başka" mesajını verdi. Erdoğan, Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarının herbirini 'TC'nin elçisi' olarak gördüğünü, ancak kuru kuruya elçilik olma-yacağını, sofrasına oturmaya kadar, bulundukları ülkelerin insanlarıyla kaynaşmaları gerektiğine dikkat çekti. Erdoğan, 1978'den beri Almanya'ya sık sık geldiğini vurguladı. Akıllara, daha önceki gelişlerinde de bu tür konuşmalar yapıp yapmadığı sorusu takıldı.
'Solcu' yerine demokrat deyin!
Sayıştay'da boş sekiz üyelik için gösterilen 32 adayın tamamının ülkücü-sol işbirliğiyle 'sol' görüşlüler arasından seçildiğini yazmıştık. Sayıştay çevrelerindeki sohbetlerde, seçilen adaylar için 'solcu' nitelemesi kullanılsa da, ifadenin basına da böyle yansıması, başta Sayıştay, aday gösterilen Maliye ve Hazine gibi kuruluşlarda rahatsızlık yarattı.
Gazetemizi arayan bazı adaylar, 'sol' kelimesinden 'sosyalist' oldukları anlamı çıkarılıyorsa, bu nitelemenin gerçeği doğru yansıtmamış olacağını belirttiler. Ortak özelliklerinin, Cumhuriyet'in temel değerlerini korumak konusundaki hassasiyetleri olduğunu belirten adaylar, kendileri için en doğru nitelemenin 'demokrat' olacağını vurguladılar.
Adaylar, Sayıştay tarihinde ilk kez kendilerini destekleyen ülkücülerin bu tavırlarını, "Geçmişte hep AKP ve benzeri partilerin tabanına yakın kişileri destekliyorduk.
Bu kez sizi desteklemek istiyoruz" sözleriyle açıkladıklarını belirttiler.
32 aday, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yarıya, TBMM Genel Kurulu'nda da teke indirilerek, seçim süreci tamamlanacak. Tüm adayların 'demokrat' kişiler arasından seçilmesi nedeniyle, Komisyon ve Genel Kurul'da çoğunluğa sahip bulunan AKP'liler, seçimi bu kişiler arasından yapmak zorunda. Ancak, seçim süreci üç aydır tamamlanamıyor.