DUVARLARIN DİLİ OLSA

'Bıraktı, bırakacak' derken, DSP lideri Bülent Ecevit bu sefer gerçekten siyaseti bırakıyor. 40 yılı aşkın siyasetin hep en sıcak noktalarında bulunan 'Karaoğlan', temmuzda yapılacak DSP kongresinde hem aday olmayacağını açıkladı...

Sezer havaya çabuk girdi
'Bıraktı, bırakacak' derken, DSP lideri Bülent Ecevit bu sefer gerçekten siyaseti bırakıyor. 40 yılı aşkın siyasetin hep en sıcak noktalarında bulunan 'Karaoğlan', temmuzda yapılacak DSP kongresinde hem aday olmayacağını açıkladı, hem de siyasette bir ilki gerçekleştirerek, toplantı düzenleyip yardımcısı Zeki Sezer'i 'halefi' ilan etti.
DSP gibi 'aykırı sesler duymaya' alışık olmadığımız partilerde, bunu 'İşte yeni genel başkanınız' olarak okumak yanlış olmaz. Her ne kadar Zeki Sezer, "Genel başkanlığı hiç düşünmemiştim, benim için sürpriz oldu" dese de, 'havaya' çabuk girdi. Ecevit'in açıklamasından birkaç saat sonra DSP, gazetelere Ecevit'ten torpilli Sezer'in özgeçmişini faksladı.
Özgeçmişinden, 1957 doğumlu genç genel başkan namzetinin askerliğini dört aylık kısa dönem olarak 1983'te Antalya'da yaptığını öğrendik. Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan'ın bu sıralar askerlik şubesine sık sık uğramak zorunda kaldığı göz önüne alındığında, bu ayrıntı manidar geldi. Lise ve üniversite yıllarında çeşitli kulüplerde voleybol oynaması, başta resim olmak üzere güzel sanatlara özel ilgisi olması ise, Sezer'in diğer 'ince' özellikleri.
Olmayan önergeye işlem
AKP ile CHP, Genel Kurul'da 'yeşil sermaye' için verilen araştırma önergesinin görüşülmesinde uzlaştı. CHP bu konuda, bir buçuk yıl önce bir önerge vermişti. AKP, CHP'nin önergesini desteklemeyi 'siyaseten' uygun bulmadı. CHP'ye, "Biz de önerge verelim, ikisini birleştirip görüşelim" dedi. CHP de kabul etti. Ancak, AKP yönetimince görevlendirilen vekiller önergeyi hazırlamaya pek sıcak bakmadı. Üstelik AKP'de, 'yeşil sermaye' olarak nitelenen bazı şirketlerin Meclis'te araştırılmasının doğru olup olmayacağı da tartışma yarattı.
Bu tartışmalardan habersiz olan AKP ile CHP gruplarında çalışanlar ise Genel Kurul gündemi için milletvekillerine 'bilgi notu' hazırladı. CHP, AKP çalışanlarına yeşil sermaye konusunda hangi milletvekilinin önerge verdiğini sordu. Ekonomi konusundaki önergelerin genelde Nazım Ekren tarafından verildiğinden hareket eden AKP çalışanları ise, önerge sahibi olarak Ekren'in adını bildirdi. Vekillere verilecek bilgi notu eksiksiz olsun diye Kanun Kararlar Müdürlüğü arandı. Verilecek bir önergenin
sıra sayısının 10/191 olacağı öğrenildi. Bilgi notuna da CHP'li Bihlun Tamaylıgil ile AKP'li Nazım Ekren'in 10/191 sıra sayılı araştırma önergesinin görüşüleceği yazıldı. Grup yönetiminin kararından habersiz olan Ekren ise, tabii ki bu konuda önerge vermedi.
Olmayan önerge, sıra sayısıyla birlikte CHP'liler için hazırlanan bilgi notunda yazılı kaldı. Zaten AKP de daha sonra 'yeşil sermaye' önergesinin görüşülmesini parti içi tartışmalar nedeniyle askıya aldı.
Bürokrasi bu, her engeli aşar
Ekonomi programının uygulaması, mali disiplini, yani kamuda derlenme toparlanmayı da beraberinde getirdi. Harcamaları bütçe disiplininden kaçıran birçok uygulama, birer birer uygulamadan kaldırıldı. Bunlar arasında kamu vakıfları da yer aldı.
Bütçeden harcama yapamayan bürok-ratlar, bu vakıflar aracılığıyla toplanan
kaynakları hiçbir sınırlama olmaksızın harcayabiliyordu. Çıkarılan yasayla bürokrasinin bu imkânı ortadan kalktı.
Ancak bürokrasi, harcama için kaynak bulmakta gecikmemiş. TOBB Başkanı
Rifat Hisarcıklıoğlu'nun 'bürokrasinin yeni cinliği' olarak nitelediği yeni kaynak kapısının adı, 'ithalatçı birlikleri'. Geçmişte vakıfları ve ihracatçı birliklerinin kaynaklarını kullanan bürokrasi, şimdi ithalatçı birliklerinden nasiplenmeye başlamış.
Hisarcıklıoğlu, TOBB Genel Kurulu'nda bürokrasinin bu yeni harcama kapısı için Başbakan Tayyip Erdoğan'ı uyardı. Uyarı nedeni yalnız harcama disiplini değil. İthalatçı birliklerinden gelecek kaynak, kamunun alımlarında ithal mallara yönelmesine bağlı. Hisarcıklıoğlu, bundan 'endişe' duyduklarını belirterek, devleti topluma örnek olması için 'yerli malı' kullanmaya çağırdı.