Duvarların Dili Olsa

Geçtiğimiz haftanın tartışma konularından birini de Meclis'te 'işçiler' ile ilgili yapılan düzenleme oluşturdu.

Özür dileten tehdit
Geçtiğimiz haftanın tartışma konularından birini de Meclis'te 'işçiler' ile ilgili yapılan düzenleme oluşturdu. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen bir tasarıya AKP'li Mehmet Sekmen ve Alaattin Büyükkaya'nın önergesi ile bir hüküm eklendi. Buna göre, işçiler ancak tahsil edilemeyen işçi ve işveren primlerini ödemeleri halinde emekli olabilecekti. En azından önerge komisyonda böyle anlaşıldı ve tartışmalar da bunun üzerinde yürüdü. Düzenleme kamuoyunda adeta infial yarattı, önerge sahipleri 'işçi düşmanı' ilan edildi.
Oysa, Sekmen ve Büyükkaya bu önergeyi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun isteği üzerine vermişti. Üstelik de bakan kendilerine düzenlemenin işçinin yararına olduğunu da söylemişti.
'İşçi düşmanı' olarak ilan edilmelerine çok üzülen iki milletvekilinin Bakan Başesgioğlu'nu arayarak, "Bu öneriyi siz getirdiğiniz için biz verdik. Eğer kamuoyu önünde bunu açıklayıp bizden özür dilemezseniz biz çıkıp sizi istifaya davet edeceğiz" dedikleri bildirildi. Bunun üzerine Başesgioğlu, söz konusu yasanın Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında kürsüye çıkarak, tartışmalı önergenin bakanlık tarafından hazırlandığını
ve milletvekillerine verdirildiğini anlattı. Başesgioğlu, "Bakanlığın
yol açtığı bu durumdan dolayı"
iki vekilden özür diledi.
Cezaevi istemeyen ilçe
Başbakan Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta grup toplantısında "Hareketlilik gelsin diye bizden ilçelerine cezaevi açmamızı isteyenler var. Böyle bir mantık olmaz. Hapishane değil, okul açtırmak için yarışın" dedi. Ancak
yanıldı. Çünkü ilçelerindeki cezaevinin kaldırılmasını isteyen de var.
Nevşehir'in Uçhisar ilçesinin belediye başkanı Mustafa Zühal, tam da Başbakan'ın bu açıklamayı yaptığı günlerde Ankara'da hem siyasilerin hem de bürokratların kapısını çalıyor. Zühal'in en büyük isteği ise ilçelerindeki E tipi cezaevinin bir başka yere taşınması ya da yarı açık cezaevi haline dönüştürülmesi. Neden mi?
Kapadokya bölgesindeki Uçhisar'a uluslararası nitelikte bir golf sahası yapılma kararı alınmış. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan da ön izin çıkmış. Ancak golf sahasının planlandığı yerin tam karşısında 700 kişilik etrafı tellerle ve silahlı askerlerle çevrili E tipi cezaevi bulunuyormuş. Uçhisarlılar da ilçelerine gelecek turistlerin cezaevine bakarak golf oynamaktan rahatsız olacaklarından endişe duyuyormuş. Zühal, 'Cezaevi istemeyin' diyen Başbakan'a da 'Biz de zaten istemiyoruz' diye sesleniyor.
'Kuş beyinli' derken dikkat
Hayvanseverlerin sekiz yıldır beklediği yasa nihayet geçtiğimiz hafta Meclis'te kabul edildi. Yasanın Genel Kurul görüşmeleri ise oldukça renkli geçti. AKP'li Cevdet Erdöl, yaptığı konuşma ile tüm milletvekillerini gülmekten kırdı geçirdi.
İnsanlara 'hayvan' demenin hakaret manasında kullanılmasına karşı çıkan Erdöl, "Siz hiç petrol, toprak, altın için insan öldüren hayvan duydunuz mu? Siz, hiç binlerce çocuğu anasız babasız bırakan hayvan duydunuz mu? O zaman, biz, insanlara 'hayvan' derken, acaba, insanlara mı hakaret ediyoruz, hayvanlara mı? Ciddi olarak düşünülmesi lazım" diye konuştu. Erdöl, 'Kuş beyinli' sözünü 'hakaret' manasında kullananlara şöyle seslendi:
"O 'kuş' dediğimiz canlı, Sibirya'dan, Rusya'nın içlerinden, gidiyor ta Afrika'ya kadar, konaklayacağı yerleri biliyor, ne haritası var ne bir şeyi var. O arkadaşlar -benzin parası benden Sibirya'dan Afrika'ya gitsinler hiçbir yere sormadan, harita da vereceğim onlara; mümkün değil... Onun için, biz, hayvanlara hakaret etmeyelim lütfen ve hayvanlara çok daha saygılı olalım. Hayvanların korunmaya da ihtiyaçları yok bu manada. Sadece sevgi ve sadece bir okşanma bekleyen bu canlılara, bizim çok daha saygılı olmamız lazım."