Duvarların Dili Olsa

Geçen haftalarda gündeme damgasını vuran olaylardan birini de vekil transferleri oluşturdu.

AKP'de ayakta bile yer yok!
Geçen haftalarda gündeme damgasını vuran olaylardan birini de vekil transferleri oluşturdu. CHP'de Deniz Baykal'a karşı 'İktidara Yürüyüş Hareketi' adıyla başlatılan muhalefet hareketi içinde yer alan CHP'li Atilla Başoğlu ile Necdet Budak'ın istifa etmelerinden kısa bir süre sonra, idelojik açıdan seçildikleri partiyle uç noktada olan AKP'ye geçmesi, ortalığı tam anlamıyla karıştırdı.
Bu transferler 'rüşvet', 'şantaj' ve 'pazarlık' gölgesi altında tartışma yaratırken, milletvekilleri arasında da 'esprilere' yol açtı. TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın yasama yılının sona ermesi nedeniyle verdiği resepsiyonda AKP ile CHP milletvekilleri transferleri konuştu.
AKP'li Hüsrev Kutlu, CHP'lilere "Arkadaşlarınıza sahip çıkın, iyi tutun, burada ayakta bile yer yok" diye seslendi. AKP'li Hasan Kaya ise CHP'li Feridun Baloğlu'na, "Başbakan, ekimde 20 CHP'linin bize gelmek istediğini söylüyor. Hemen gelirsen seni sıkıştırabiliriz. Sonra yer kalmaz bak" dedi.
Bunun üzerine Baloğlu da, "Siz asıl haberi duymamışsınız. Atilla Başoğlu
20 AKP'li ile toplantı yapmış. 'Ben neden yönetimde yokum' diyerek olağanüstü kongre için imza toplamaya başlamış. Hareketin adı da 'Muhalefete Yürüme Hareketi'ymiş" diye konuştu. Baloğlu'nun bu sözleri herkesi kahkahaya boğdu.
Sendikacılar açık verdi
Askerlerin zam istemesi, birçok memur grubunu cesaretlendirdi. Askerleri polisler, polisleri akademisyenler izledi. Memur sendikaları, peş peşe açıklamalarla özel zam yapılmaması, yapılacak zammın bütün memurları kapsaması gerektiğini kamuoyuna duyurdu. Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız da basın toplantısı yapan sendikacılardandı. Akyıldız'ın basın toplantısında iddialı çağrılar birbirini izledi. Ardından da Akyıldız'la birlikte basın toplantısına katılan sendikacılar, yanlarında getirdiği simitleri çıkarıp kameraların önünde yemeye başladı. Bu görüntülerin hükümet üzerindeki etkisi tartışılır ama 'etkilenen' bir okuyucumuz arayıp, "Orada simit yiyen sendikacı, iki hafta önce geceliği 170 milyon lira olan bir tatil köyünde tatil yapıyordu. Kameranın önünde simit şov yapıyordu ama tatil köyünde açık büfenin bütün nimetlerinden yararlanıyordu" dedi.
Elbetteki herkes en iyi tatili yapma özgürlüğüne sahiptir. Ancak temsil
ettiği memurların bir maaşla üç-dört gecesini karşılayabileceği bir tatil köyünde tatil yapan sendikacının simitle şov yapması hiç adil olmuyor.
Erdoğan tatilde, vekil mesaide
Başbakan Tayyip Erdoğan, iktidara geldiğinden beri partisinin ve hükümetinin çalışkanlığıyla övünüyor, Türkiye'ye hizmet söz konusu olduğunda, tatil kavramının ikinci planda kalması gerektiğini savunuyor.
Gelin görün ki TBMM kulislerinde geçen hafta en çok duyulan iki sözcük 'tatil' ve 'Erdoğan' oldu. Erdoğan hükümetinin isteğiyle gündeme alınan 19 ayrı yasa tasarısı için dört günde 60 saat mesai yapan AKP'li vekiller, aynı tarihlerde Erdoğan'ın Ekinlik Adası'nda 'sineklik' tamir etmesini eleştirmeden edemedi. TBMM kulisinde cesaret edebilen vekillerin, ser verip sır vermeyeceğini bildiği vekil dostlarına Başbakan'ın bu kararının yanlışlığını anlatmasına sık sık rastlandı.
Salı günü TBMM Genel Kurul çalışmalarının başladığı gün Ekinlik Adası'na giden Erdoğan'ın, tatil için özellikle 60 saat mesai yapılan dört günü seçmesi de anlamlı bulundu. AKP'li vekiller, Erdoğan'ın yaz başından beri hemen her grup toplantısında 'Ben tatil yapmıyorum, siz de yapmayın',
'Kendi işyerinizi iş olduğu zamanda kapatıyor musunuz' gibi ifadeler kullandığına dikkat çekerek, "Biz tatil yapıyor muyuz ki Başbakan tatil yapsın" demekten kendilerini alamadı.