DUVARLARIN DİLİ OLSA

Türkiye'nin 'medeniyetler arası' köprü olma iddiasıyla organize ettiği 2. Avrupa Birliği-İslam Konferansı Örgütü Forumu, 'Kıbrıs Türk Devleti' tartışmaları nedeniyle yapılamadı.

AB'ye sırtını dönemese de...
Türkiye'nin 'medeniyetler arası' köprü olma iddiasıyla organize ettiği 2. Avrupa Birliği-İslam Konferansı Örgütü Forumu, 'Kıbrıs Türk Devleti' tartışmaları nedeniyle yapılamadı. Dışişleri Bakanlığı, beklenenin tersine yumuşak bir tepki göstererek 'üzüntü duyduğunu' belirtmekle yetindi. Ancak Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ve üst düzey Dışişleri yetkililerinin çok tepkili oldukları, özellikle de dönem başkanlığını yürüten Hollanda'yı bu işten sorumlu tuttukları biliniyordu.
Dışişleri Bakanı Gül de tepkisini Hollanda'nın Türkiye Büyükelçisi Sjöerd Gosses'e yoğunlaştırdı. TBMM'nin açılışı nedeniyle verilen resepsiyona gelen Gül, Hollanda Büyükelçisi Gosses ve Danimarka Büyükelçisi Christian Hoppe'ye sırtını her iki büyükelçiye de döndü ve uzunca süre bu pozisyonunu korudu. Gül, çevresindeki milletvekili zinciriyle o bölgeden ayrılmaya çalışırken Danimarka Büyükelçisi Hoppe, çevik bir hareketle bakanın önünü kesti ve zoraki bir diyalog başlattı. Ancak Gül çevredeki gazetecilerin sorularını yanıtlamayı tercih etti. Gül'ün tavrının AB-İKÖ buluşmasının gerçekleşememesiyle biten süreçte iki büyükelçinin oynadığı olumsuz rolden kaynaklandığı ifade edildi.
Editörün hatası kriz yarattı!
Rusya'nın Çeçenya konusunda yaşadığı gerilim zaman zaman 'paranoya' düzeyine çıkıyor. Türkiye'yi olmasa da Türkleri Çeçenlere destek verenlerin başında sayan Rusya, sık sık operasyonlarda öldürülen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını kanıt olarak gösteriyor.
Rusya'nın Türkler konusundaki bu hassasiyeti geçen hafta 'önemsiz' sayılabilecek bir editör hatasının 'diplomatik krize' dönüşmesine neden oldu. Beslan'daki insanlık dışı eylemi üstlenen Aslan Maşadov'un oğlu, El Arabiya televizyonuna konuk olurken kendisine ülke kodu 90 olan bir cep telefonu ile bağlanılmış olmasından yola çıkan haber editörü, röportajın yerini ekrana 'Türkiye' olarak yansıttı. Oysa Maşadov'un oğlu başka
bir Kafkas ülkesindeki El Arabiya stüdyosundaydı ve telefonunun kartı Türk GSM şirketlerinden birinden alındığı için öyle görünüyordu.
El Arabiya ve El Cezire gibi Arap kanallarını sıkı takip eden Rus yetkililer 'Türkiye' yazısını görür görmez harekete geçti. Türkiye'ye nota verildi. Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Ankara'daki El Arabiya bürosuyla bağlantı kurarak oğul Maşadov'la yapılan bağlantının yerini sordu.
El Arabiya yetkilileri yanlışlıkla 'Türkiye' yazıldığı yanıtını verirken Dışişleri Bakanlığı Rusya'ya El Arabiya'nın 'Türkiye' ifadesini yanlışlıkla yazdığını bildirdi, ancak ikna edemedi. El Arabiya'nın yaptığı bu 'küçük' yanlışlık, Rusya'nın Maşadov'un oğlunun iade edilmesi talebiyle sonuçlanan 'büyük' bir diplomatik krizin kapısını araladı. Türkiye şimdilerde Rusya'yı ikna etmekle uğraşıyor.
Emel Sayın protokol dinlemedi
Ankara'da geçtiğimiz günlerde yapılan Dünya Türk İşadamları Kurultayı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ünlü sanatçı Emel Sayın'ın düetine sahne oldu. Kurultayın açılış yemeği öncesinde yemeğin provası ve sahne düzenlemeleri yapıldı. Protokol masaları ayarlandı. Yemeğin önemli konukları Erdoğan ile TBMM Başkanı Bülent Arınç'tı. Protokol görevlileri, Erdoğan'ın Sayın'la aynı karede fotoğraf istemeyeceğini düşünerek Erdoğan'ın oturacağı masayı sahnenin ilerisine ayarladı. Hatta Sayın'ın protokol konusunda uyarılması bile düşünüldü. Ancak 'yılların sanatçısı protokolü bilir' denilerek bundan vazgeçildi. Yemek saati geldi, Erdoğan masasına oturdu ve Sayın sahnede yerini aldı. Sayın ilk şarkının ardından orkestrasına Erdoğan'ın da daha önce şiirini okuduğu 'Beraber yürüdük biz bu yollarda' şarkısını çalmalarını istedi. Daha sonra da Sayın sahneden inerek Erdoğan'ın oturduğu masaya gitti. Mikrofonu Erdoğan'a uzatan Sayın, Başbakan'la düet yaptı. Sayın, Erdoğan'ın ardından mikrofonu Arınç'a uzattı. Ancak Arınç 'Ben bilmem' diyerek şarkıyı söylemedi.