DUVARLARIN DİLİ OLSA

Amigo Hüsnü'yü, Ankara'lı futbolseverler iyi tanır. Ankara'nın Süper Lig'deki üç takımından biri olan Ankaragücü'nün amigosu olarak nam salan Hüsnü, 'çok özel bir iş' için geldiği spordan sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in özel kaleminde ilginç bir Avrupa Birliği yorumu yaptı.

Amigo Hüsnü AB takibinde
Amigo Hüsnü'yü, Ankara'lı futbolseverler iyi tanır. Ankara'nın Süper Lig'deki üç takımından biri olan Ankaragücü'nün amigosu olarak nam salan Hüsnü, 'çok özel bir iş' için geldiği spordan sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in özel kaleminde ilginç bir Avrupa Birliği yorumu yaptı.
İlerleme Raporu'nun açıklandığı dakikalarda özel kaleme gelen amigo Hüsnü, Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren raporla ilgili gelişmeleri ve içeriğini öğrenmek için hararetle televizyondan canlı yayın izleyenlerle selamlaştı ve o da durumdan vazife çıkararak bir süre TV izledi. Ancak canlı yayının uzaması ve tekrarlara başlanması canını sıkmış olacak ki, amigo Hüsnü artık dayanamadı ve diğer izleyicilere biraz alaycı, biraz da kendinden emin bir edayla, "Rapor ne diyor, ne çıktı, bundan sonra ne olacak?" diye peş peşe sorular sordu.
"İş tamam, rapor olumlu görünüyor, Türkiye'ye müzakere tarihi verecekler, AB'ye alacaklar" yanıtını alan Hüsnü, istifini bozmadan, yine aynı duruşla, ancak bıyık altından hafifçe gülümseyerek, "O zamana kadar AB kalırsa alırlar. AB mi kalacakmış" diye bir çıkış yaptı ve olayla ilgisini kesti.
Erdoğan, kadınlar arasında!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın keyfi 6 Ekim günü öğleden sonra yerine gelmişti. Strasbourg'daki yoğun görüşmelerini tamamladıktan sonra büyükelçiliğin verdiği kalabalık resepsiyona da katılan Erdoğan'ın mutluluğu, gördüğü ilginin yoğunluğuyla daha da arttı.
Erdoğan'ın keyfini artıran bu ilgi, korumalarının ise keyfini kaçırıyordu. Hele Azeri gazetecilerin her fırsatta Erdoğan'ın yolunu kesmesi ve nihayetinde bayan gazetecilerden birinin Erdoğan'ın sol eline yapışıp dakikalarca 'poz verme' pozisyonunda fotoğraf çekilmesini beklemesi işi çığırından çıkardı.
Erdoğan'ın her an arkasında olan koruma amiri Maksut Karal'ın bu durum karşısındaki tavrı da son derece ilginçti. Erdoğan'ın arkasında duran Karal, uzun süre gözünün önünde Erdoğan'ın elini tutan 'Halk Cephesi' yanlısı 'Azadlık' gazetesinin bayan muhabirinin elini çektirmeye uğraştı. Bayan muhabirin kolunu tutan ve elini Erdoğan'ın elinden ayırmaya çalışan Karal, bütün çabalarına rağmen amacına ulaşamadı. Tam o sırada başka bir Azeri bayan gazeteci Azerbaycan'ın Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ndeki temsilcilerinden olan bir bayan milletvekilini taktim etti. Bir anda üç Azeri bayanın arasında kalan Erdoğan, keşmekeş sona erip fotoğraf çekilene kadar, üstelik Karal'ın çabalarına rağmen elini Azeri gazetecinin elinden kurtaramadı.
Ah ahhh Abdurrahman...
Başbakan Tayyip Erdoğan, 5-7 Ekim tarihleri arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin davetlisi olarak Strasbourg'da bulunuyordu. Erdoğan'ın amacı 7 Ekim'de saat 08.30 uçağı ile Ankara'ya dönerek Meclis Başkanlığı için ilk iki turda seçilemeyen Bülent Arınç'a beraberindeki AKP'li milletvekilleriyle destek vermekti.
Fakat Türk Hava Yolları (THY) ile yolculuk edenlerin başına sık sık gelen bir şeyi bu defa Başbakan yaşadı. Erdoğan'ın hesabı THY'ye uymadı. Erdoğan'ı alacak uçak Strasbourg'a geç geldi. Erdoğan, Ankara'ya bir an önce dönmek için sabırsızlanırken milletvekilleri de söylenmeye başlamıştı. O sırada bir milletvekili ister istemez THY Genel Müdürü Abdurrahman Gündoğdu'nun kulaklarını çınlattı. Milletvekilinin dudaklarından dökülen "Ah Abdurrahman ahhh... Vatandaşa yapıyorsun bu rötarları bari Başbakan'a yapma" sözleri çevredekileri güldürdü.