DUVARLARIN DİLİ OLSA

Her yıl AKP ve CHP'li milletvekillerinin renkli tartışmalarına sahne olan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki bütçe görüşmelerinde bu yıl da 'rüzgâr' tartışması yaşandı.

Komisyonda 'cereyan' var
Her yıl AKP ve CHP'li milletvekillerinin renkli tartışmalarına sahne olan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki bütçe görüşmelerinde bu yıl da 'rüzgâr' tartışması yaşandı. Geçen hafta perşembe günü, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Dış Ticaret ve Gümrük Müsteşarlığı'nın bütçeleri görüşüldü. Ancak komisyon salonunun havalandırma sisteminin olmaması ve toplantıdaki kalabalıktan dolayı salon havasız kaldı. Bunun üzerine AKP'liler salonda CHP'lilerin oturduğu sıralarının arkasında kalan bir pencerenin açılmasını sağladı. Komisyonun CHP'li milletvekilleri arkalarından gelen rüzgâr nedeniyle hasta olacaklarını belirterek, açılan pencereyi kapattırmak amacıyla girişimde bulundu. AKP'li Komisyon Başkanvekili Altan Karapaşaoğlu ise "Nefes alamıyoruz" diyerek pencerenin açık kalmasında ısrar etti. Bu kez CHP sıralarından "Biraz da kendi arkanızdaki pencereyi açın" diyenlerin itirazları yükseldi. AKP'li ve CHP'li milletvekilleri arasında 'rüzgâr tartışması' sürerken, CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin araya girdi. Ergin'in "İktidar bizden güçlü ne de olsa, size bir şey olmaz" sözleri, komisyonda kahkalara neden oldu.
'Bölünmez' rehaveti böldü
Başbakanlık ve ilgili kurumların geçen çarşamba günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptıkları görüşmeler akşam geç saatlere kadar sürdü. Özellikle CHP'li komisyon üyelerinin sürekli söz aldığı görüşmelerde, milletvekilleri de gazeteciler de haliyle çok yoruldu ve uyuklama belirtileri baş gösterdi.
Bu rehavet ortamında konuşma sırası CHP İzmir Milletvekili Birgen Keleş'e geldi. Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun Azınlıklar Raporu üzerinden hükümeti sert bir şekilde eleştiren Keleş, sözlerini bitirmek üzereyken birden elindeki bir broşüre dikkati çekti. Keleş, broşürün, Başbakanlık Bütçesi'nin sunuşunu yapan Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in konuşma metni olduğunu anımsattı ve "Sayın bakan konuşmanızda 'Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milleti ile bütünlüğüne' dediniz. Dağıttığınız bu broşürde de böyle yazıyor. Niçin 'bölünmez bütünlüğü' demediniz" diye sordu.
"Bölünmez bütünlük" sözcükleri, rehavetin estiği salonda birden canlanmaya neden oldu. Bir süre es veren Keleş de, bu ilgi üzerine tonunu daha da yükselterek, "Sayın Bakan bu sözcük bilinçli olarak mı kullanıldı, yoksa tesadüf mü, gözden mi kaçtı?" dedi. Keleş'in bu sorgulayıcı sözleri üzerine şaşıran Şahin, iki elini yana açtı ve "Bilinçli değil, ne alakası var, tesadüftür herhalde" deyince Keleş, "Samimiyetize güveniyorum, ancak bunlara dikkat etmek lazım" dedi ve konuşmasını bitirdi.
Keleş'in dikkat çektiği bölümde, Şahin, MİT'in görevlerini belirtirken, "Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bütünlüğüne, varlığına, güvenliğine..." diye devam eden bir ifade kullanıyor, 'bölünmez' sözcüğüne yer vermiyordu. Bu da Keleş'in dikkatinden kaçmamıştı.
'Ezan değil hoparlör kirliliği'
Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, sakinliği ve her eleştiriye makul yanıt vermesiyle biliniyor. Diyanet'in bütçesini TBMM komisyonunda sunan Aydın, CHP'li üyelerden gelen Diyanet eleştirilerine kimi zaman espri de yaparak, sakin bir tonda yanıt verdi. Ancak Aydın'ın CHP'lilere kızdığı bir nokta da vardı. CHP'lilerin ezanın hoparlörle okunması sırasında 'cızırtı' çıkmasından halkın rahatsız olduğunu, bu konuda şikâyet aldıklarını belirtmeleri ve 'ezan kirliliği' olarak nitelendirdikleri bu duruma son verilmesini istemeleri üzerine Aydın sinirlendi ve serzeniş dolu bir yanıt verdi. "Ezan kirliliği nitelemesi Türkçe fukaralığıdır" vurgusu yapan Aydın, "Bu denmemeli. Biri olumlu biri olumsuz iki sözcük yan yana gelmemeli, getirilmemeli. Hoparlör kirliliği denebilir. Ancak bu cümle olmaz. Doğru da değil. Buna
izin veremem" dedi. Aydın'ın bu çıkışı CHP'lilerde yankı bulmayınca, tartışma çıkmadı ve Aydın 'sakin tonlu' sözlerine geri döndü.