DUVARLARIN DİLİ OLSA

Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal, Ankara'daki zorlu maratonunu tamamlayarak Roma Büyükelçiliği görevini üstlendi. Devletin zirvesine veda eden Ziyal, Ankara Palas'taki resepsiyonla da bakanlığına, yabancı misyon şeflerine, gazetecilere, askerlere veda etti.

En sevilen diplomat
Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal, Ankara'daki zorlu maratonunu tamamlayarak Roma Büyükelçiliği görevini üstlendi. Devletin zirvesine veda eden Ziyal, Ankara Palas'taki resepsiyonla da bakanlığına, yabancı misyon şeflerine, gazetecilere, askerlere veda etti. Ziyal'in resepsiyonu, katılım açısından Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı dahil son dönemde Ankara'da verilen resepsiyonların en iyisiydi. Katılımcıların 'gerçekten isteyerek' geldiği yüzlerinden okunuyordu. Dışişleri mensuplarından, yabancı misyon şeflerinden, askerlerden, gazetecilerden Ziyal'e büyük bir içtenlikle 'Sizinle çalışmak büyük bir onurdu' diyenlerin, demek isteyenlerin sayısı azımsanmayacak düzeydeydi. Bu sevgi selinin nedenini sorduğumuz Dışişleri çalışanları, Ziyal'in hem kendileri hem Türkiye için büyük bir şans olduğuna dikkat çekti. Öcalan'ın Suriye'den çıkartılmasında, Irak savaşı öncesi ABD ile sürdürülen pazarlıklarda, Kıbrıs sorununun çözümü için hazırlanan Annan planının pazarlıklarında ve 'Türkiye, kriterleri yerine getirdiğinde gecikmeksizin müzakerelere başlanır' kararının alındığı AB'nin Kopenhag zirvesinde Türkiye'nin masadan çekilmemesindeki kritik rolü verilebilecek örneklerden birkaçı...
1.5 saat uçakta oturunca birden çağdaşlığı keşfettiler
Yaser Arafat'ın cenaze törenine Türkiye'den Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Gül katılacak, bu amaçla Erdoğan'a tahsisli Ata uçağı gidecekti. Ancak siyasetçiler de ilgi gösterince THY'den büyük bir uçak kiralandı. Uçak kiralanınca da medya temsilcileri davet edildi. Birdenbire 100'e yakın insana vize verildiğini fark eden Mısır, geç saatlerde de olsa Dışişleri Bakanlığı'na "Katılımın fazlalığı nedeniyle Türkiye'den sadece
4 kişi alabileceğiz" mesajı verdi. Bunun üzerine Dışişleri Bakanlığı yetkilileri Esenboğa Havalimanı'na gelen 50'ye yakın siyasetçiye törene katılamayacaklarını bildirdi. 30'a yakın milletvekili geri döndü. Bazı gazeteci ve siyasetçiler ise Dışişleri'nin uyarılarına karşın tarihi olaya tanıklık için 'ya kabul ederlerse' diyerek Mısır'a gitmek istedi. Türkiye'den kalkan uçak Mısır'a vardığında 4 kişi şartından ne kastedildiği 'acı bir şekilde' görüldü. Mısır bu sınırlamayı olanakları doğrultusunda belirlemişti. Uçaklardaki yolcuların inmesi için merdiven bile bulamayan Mısırlıların, tamirat merdivenlerini kullanmayı denemesi dikkat çekti. Nitekim Ermenistan heyetini taşıyan uçağa bahçıvan merdiveni taşınırken, THY uçağının ön tarafına üç dört basamaklı inşaat merdiveni getirildi. Bu kaos yaşanırken; 1.5 saat uçakta, yarım saat otobüste ve havaalanında beklemek zorunda kalan Türk heyeti, birden demokrasiyi keşfetti. Milletvekilleri ile gazeteciler, yüze yakın liderin ağırlandığı NATO, AGİT zirvelerine atıfta bulunup Türkiye'yi övdüler. Akşam uçak Ankara'ya vardığında, büyük bölümü AKP'li olan siyasetçiler Türkiye'nin çağdaş yanlarını keşfetmişti.
Hoca, vekilden intikam aldı
Hukuk sisteminin temel taşlarından Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu (CMUK) ise 'hoca krizi' gölgesinde görüşülüyor. Krizin kahramanlarından biri Gazi Üniveristesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. İzzet Özgenç. Başbakan Erdoğan'a yakın bir isim olan Doç. Dr. Özgenç, CHP'li Orhan Eraslan ile sık sık karşı karşıya geldi. Eraslan, 'siyasi komiser' olarak nitelediği Doç. Dr. Özgenç'in komisyon çalışmalarından ayrılmaması halinde CMUK tasarısına karşı çıkacaklarını söyleyince ortalık karıştı. Devreye bazı AKP'lilerin de girmesi ile 'geçici barış' sağlandı ancak Özgenç, 'Yeni TCK' adlı kitabında adeta intikam aldı. Özgenç'in kitabında şu yorumu var: "Adalet Alt Komisyonu'nda 'eğitim-öğretim hakkının engellenmesi', 'kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi' ve 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme' suçları bağlamında önermiş bulunduğumuz madde metinleri alt komisyon tarafından aynen kabul edilmesine rağmen; bu maddelerin kabul edildiği tarihten on beş gün sonra Orhan Eraslan'ın hukuki olmayan, hatta nezaket kurullarının ötesine geçen bir üslupla bu düzenlemelere yönelik itirazları üzerine 'uzlaşmacı tutumun' korunması uğruna söz konusu maddeler Eraslan'ın isteği doğrultusunda değiştirildi."