DUVARLARIN DİLİ OLSA

CHP lideri Deniz Baykal, Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu'nda oluşturulan Hazırlık Komisyonu'na bizzat giderek, 'Bana dokunun' dedi. Ancak Baykal'ın tüm ısrarına karşın AKP'li Hüsrev Kutlu'nun başkanlığını yaptığı komisyon buna izin vermedi.

Baykal'a neden dokunmadılar?
CHP lideri Deniz Baykal, Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu'nda oluşturulan Hazırlık Komisyonu'na bizzat giderek, 'Bana dokunun' dedi. Ancak Baykal'ın tüm ısrarına karşın AKP'li Hüsrev Kutlu'nun başkanlığını yaptığı komisyon buna izin vermedi. Komisyon, Baykal'ın dosyası dahil 23 dosya için yargılamayı dönem sonuna bıraktı. Ancak komisyon, CHP lideri Baykal için özel bir gerekçeli karar yazdı. Baykal'ın dokunulmazlığının kaldırılmasında 'kamu yararı' görülmediği vurgulanan kararda şöyle denildi:
"Olayın oluşuna baktığımızda suçun manevi unsuru olan suç işleme kastının olmadığı görülmektedir. Bu sebeplerle Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı olan bir milletvekilinin böyle bir suçlamadan dolayı dokunulmazlığının kaldırılıp yargılanmasında kamu yararı bulunup bulunmadığı göz önüne alınarak, Antalya Milletvekili Deniz Baykal hakkında kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar verilmiştir."
Anlaşılan AKP, Başbakan Tayyip Erdoğan, bakan ve parti yöneticilerine de 'kamu yararını' göz önüne alarak dokunmuyormuş.
Erdoğan'ı sıkan görüşme
Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı İbrahim Caferi, Başbakan Tayyip Erdoğan'ı baydı. Hafta içinde Erdoğan'la görüşen Caferi, siyasetçiliğinin yanı sıra Arap dünyasında entelektüel kimliğiyle de tanınan bir isim. Caferi, entelektüel kimliğini toplantılarda sergilemekten de geri durmuyor.
Caferi, bu yönünü Erdoğan'la görüşmesinde de ortaya koydu. Görüşmede, Irak'taki son durum, ABD'nin bölgedeki varlığının Müslümanlar üzerindeki etkisi, geleceğe dair beklentiler ve bölgesel gelişmeler konusunda sohbet edilirken, Caferi sözü tarih felsefesine getirdi ve uzun bir konuşma yaptı.
Müslüman dünyası ile Avrupa modernizmi arasındaki tarihsel bağlardan ve birbirini etkilediği kavşak noktalarından söz eden Caferi, bilinenin aksine iki uygarlık arasındaki bağlantı noktalarının fazla olduğunu vurguladı.
İbrahim Caferi, tezlerini desteklemek üzere ünlü düşünürler Hegel, Nietzsche ve Machiavelli'den uzun alıntılar yapınca, 30 dakika olarak planlanan görüşme, yaklaşık 1 saat 15 dakika sürdü ve diğer programların aksamasına neden oldu.
Yoğun programı içinde Caferi'den gelen tarih felsefesi analiziyle karşı karşıya kalan Başbakan Erdoğan ise, konuğunu kırmamak için sözünü kesmedi; ancak dinlerken sıkıntılı anlar yaşadığını da çevresine bir şekilde hissettirdi.
Seçmenlere tutanaklı selam
Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki bütçe görüşmeleri bu hafta bitiyor. Gece geç saatlere kadar yoğun mesai harcayan komisyona kimi zaman tartışmalar, kimi zaman da espriler damgasını vurdu. Komisyon üyeleri her bakanlık bütçesinde seçim bölgelerindeki sorunları anlattı.
Vekillerin bu konuşmalarından biri de cuma günü Sağlık Bakanlığı'nın bütçe görüşmeleri sırasında yaşandı. AKP Ağrı Milletvekili Mehmet Melik Özmen söz alarak, "Sayın Bakanım, konuşmalar tutanaklara giriyor ve seçmenler tutanakları takip edip, 'Niye bizim sorunumuzu gündeme getirmediniz' diyor. Bu nedenle Ağrı'daki iki hastanenin durumunu soracağım" dedi. Soruya komisyonun diğer üyeleri gülerken, CHP'li Akif Hamzaçebi, "Eskiden eskiciler vardı. Sokakta 'Eskiler alırım, eskici' diye bağırırlardı. İşte bir gün bir eskicinin arkasından Karadenizli Temel geliyormuş. Eskici, 'Eskiler alırım' diye bağırdıktan sonra Temel arkadan 'Ben de' diye bağırmış. Bu da ona benzedi" dedi.
Komisyon üyeleri, Özmen'e, "Seçmenler, tutanakları nereden takip ediyor?" diye sorarken, yanıtı Komisyon Başkanı Sait Açba verdi. Açba'nın anlattığına göre, Özmen, tutanakları çıkarıp, fotokopilerini Ağrı'daki yerel gazetelere gönderiyormuş!