DUVARLARIN DİLİ OLSA

Önceki hafta perşembeyi cumaya bağlayan gece saat 01.30'da AKP Grup Başkanvekili Faruk Çelik'in telefonu çaldı. Karşıdaki ses Başbakan Tayyip Erdoğan'a aitti.

AKP'nin şanslı çaycısı
Önceki hafta perşembeyi cumaya bağlayan gece saat 01.30'da AKP Grup Başkanvekili Faruk Çelik'in telefonu çaldı. Karşıdaki ses Başbakan Tayyip Erdoğan'a aitti. Başbakan öncelikle 17 Aralık AB zirvesi öncesi çıkarılması gereken yasalarla ilgili Meclis çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Başbakan ardından pat diye bir soru sordu: "Bizim Yıldırım ilçe binasında çalışan çaycının adı neydi?"
Soruya çok şaşıran Çelik, kendini toparlayıp, "Hatırlayamadım efendim" dedi. Araya başka konular girdi ve Başbakan, çaycının adının Mehmet olduğunu anımsayarak, "Çaycı Mehmet'in sorunları var. Emeklilik talebinde bulunmuş.
Onun sorununu çözelim" dedi.
Çelik'in yaptığı araştırmaya göre, parti çaycısı malulen emekli olmak istediği halde olamamış, ancak emekli olmak için işten de ayrılmış. Emir büyük yerden geldiği için çaycı Mehmet'in işi büyük bir olasılıkla hallolacak.
Ya Başbakan'a ulaşamayan çaycıların işi?
Temennimiz, AB yoluna giren Türkiye'de, Başbakan'ın veya bakanların aracılığına gerek kalmadan, yurttaşların haklı oldukları konularda işlerini görebilmeleri.
Başbakan Erdoğan, partisinin çaycısının emeklilik sorununu anımsayıp çözme talimatı verirken, parti yöneticileri TBMM'de CHP kulisinde görev yapan çaycılara taktı. CHP kendilerine hizmet eden çaycılara sahip çıkmayı başardı.
TBMM Genel Kurul Salonu'nun sağ ve solunda iktidarla muhalefete ayrılmış iki kulis bulunuyor. AKP yöneticileri arada bir konakladıkları CHP kulisinde istedikleri çay zamanında servis edilmediği ve sehpalar da kirli olduğu gerekçesiyle Genel Sekreterliğe çaycıların görevden alınması talimatını verdiler. Haber kısa sürede CHP'lilere ulaştı. Tepkilerini "Biz AKP kulisinde hizmet veren çaycılara karışıyor muyuz? Çaycıma dokunma" diye dile getiren CHP'liler konunun TBMM Başkanı Bülent Arınç'a aktarılmasını sağladı ve kendilerine hizmet veren görevlileri korumayı başardı.
Bir zamanlar Baykal da otobüsle çağrı yapmıştı
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın Brüksel'e birlikte gitme önerisini geri çevirmesinin gerekçesini ve haklılığını anlatırken, partilileri ve kamuoyunu da geçmişe sürükledi. Erdoğan, Brüksel'e birlikte gitmeyi önerdiği Baykal'dan, AB üyesi ülkelerin sosyal demokrat liderlerini iknada yardım istemişti. Başbakan'a 'Gerek yok' yanıtını veren Baykal, daha sonra açıkladı ki, "Öyle son dakikada uçak kalkıyor, atla gel" demek davet ve birlikte hareket anlamına gelmiyormuş.
Oysa birkaç yıl önce sosyal demokratların birleşmesi tartışmaları hararetlenmişken Baykal başta DSP milletvekilleri olmak üzere sosyal demokratlara seslenmişti:
'Yarın sabah CHP otobüsü kalkıyor (Hacıbektaş şenliklerine katılmak üzere). Herkese yer var. Gelin, atlayın birlikte gidelim.'
Ne mi olmuştu? Malum Baykal, Başbakan'ın uçağına atlamadı ama birkaç milletvekilini gönderdi. Kendisinin çağrısına ise sadece renkli kişiliğiyle tanınan, hatta TBMM kulisinde doğum gününü kutlayan eski Eskişehir Milletvekili Mail Büyükerman uymuş, otobüsteki yerini almıştı. Başka da gelen olmamıştı.