Duvarların Dili Olsa

Cumhurbaşkanlığı, Türk siyasetinde çok önemli bir makamdır. Yedi yıldır hiçbir basın kuruluşuna röportaj vermeyerek bir rekor kıran Ahmet Necdet Sezer gibi bir cumhurbaşkanı olunca...

Sezer'in kapalı kutusu gidiyor
Cumhurbaşkanlığı, Türk siyasetinde çok önemli bir makamdır. Yedi yıldır hiçbir basın kuruluşuna röportaj vermeyerek bir rekor kıran Ahmet Necdet Sezer gibi bir cumhurbaşkanı olunca, gözlerin Özel kalem müdürü ve başdanışmanı Sermet Atacanlı'ya dönmesi doğal oldu.
Kariyerinde dört yıllık bir Dışişleri sözcülüğü de bulunan Atacanlı, görev yaptığı sürece basının en çok aradığı kişilerin başında geldi. Atacanlı, bazı bilgileri basınla paylaşsa da 'Sezer'in kapalı kutusu' olma niteliğini daha fazla hak ketti.
Dışişleri'nin deneyimli diplomatlarından Atacanlı'yı Tokyo'ya gönderen kararnameye Cumhurbaşkanı Sezer imza attı. Görev süresi boyunca 'Atatürk ve Çanakkale'nin Komutanları' adlı kitabını da tamamlayan Atacanlı'nın 30 Ocak'ta Türkiye'den ayrılması bekleniyor. Cumhurbaşkanı'nın yeni özel kalem müdürü ve dış politika başdanışmanının kim olacağıysa büyük merak konusu. Ankara kulislerinde dolaşan bir iddia, yeni cumhurbaşkanı seçilene kadar bu göreve bir atama yapılmayacağı. Ya da atama yapılsa bile yeni özel kalem müdürünün görevine yeni cumhurbaşkanıyla birlikte başlayacağı. Hangisi doğrusu olursa olsun yeni seçilecek diplomat için çok zorlu bir süreç başlayacak.
Yılbaşı ve askerin çerezi
Geçtiğimiz hafta Meclis'e sevk edilen 'Türk Silahlı Kuvvetleri besleme kanun tasarısı' hayli ilginç hükümler içeriyordu.
Kurtuluş Savaşı döneminden beri yürürlükte olan TSK personelinin beslenmesine ilişkin kuralları düzenleyen yasal mevzuatı yürürlükten kaldıran tasarıyla, asker karavanasına yeni düzen geliyordu.
Bundan sonra asker karavanası yeni besin değerlerine ve bilimsel verilere göre hazırlanacaktı. Askerlere Cumhuriyet ve Zafer bayramlarında, dini bayramların ilk gününde ve yılbaşında, toplumun gelenek ve değer yargıları göz önüne alınarak günün önemini vurgulayacak çerez, meyve, tatlı, yemek ve diğer ikramlıklar verilecekti.
Tasarıdaki bu hüküm 'Bugüne kadar yılbaşlarında askere hiç çerez verilmedi mi' sorusunu da beraberinde getirdi. Gazeteciler bu soruyu Meclis kulisinde Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'e yöneltti. Gönül, "Askerde yazılı olmayan hiçbir kural uygulanmaz" yanıtı verdi. 'Çerez için de yazılı kural mı olmalı?' sorusu üzerine Gönül, şu hikâyeyi anlattı: "Vezir-i Azam'ın sarayda erken saatlerde işi varmış. Bu nedenle de sabah namazından sonra saraya gitmiş. Ancak sarayın sabah kahvaltısı verilecek listesinde adı yokmuş. Bu nedenle kahvaltı edememiş. İki ve üçüncü günü de bu gerekçeyle kahvaltı edemeyince, sorun Padişah'a aktarılmış. Vezir-i Azam ancak Padişah'ın emriyle listeye eklenince kahvaltı edebilmiş. Askeriye de böyledir işte."
Bu kez hile yapmadılar
Hükümet geçen Ramazan Bayramı'nda olduğu gibi Kurban Bayramı'nda da iki işgününde kamu çalışanlarını idari izinli saymayarak dokuz günlük tatil umudunu boşa çıkardı. Geçtiğimiz bayram hükümetin bu kararı üzerine, kamuoyundan gelecek 'Millet çalışıyor vekil tatil yapıyor' eleştirilerine meydan vermemek için Meclis'te resmi tatil kararı alınmadı. Ancak, siyasi partiler bu süre içinde bir gün toplanacak olan Genel Kurul'un 'aç-kapa' yöntemiyle çalışmaması görüşünde birleşti. Böylece de milletvekillerin tatili, gayri resmi bir kararla fiilen 11 güne çıkarılmıştı.
Hükümet tatil kararı almamasına rağmen, Meclis'te Genel Kurul'un bayramdan sonra tek toplanacağı gün olan 4 Ocak Perşembe günü için AKP, CHP ve Anavatan'ın uzlaşması sonucu Danışma Kurulu ile tatil kararı alındı. Bunun gerekçesi de gazetecilere 'yoğun bütçe müzakereleri ve bütçe sonrası tatil yapılmaması' şeklinde açıklandı.
Ancak gerçek amacın 'aç-kapa' yöntemi nedeniyle kamuoyundan gelebilecek daha sert tepkileri ve bazı vekillerin Meclis'e gelerek 'şov yapmasını' önlemek olduğu da gizlenmedi. Çünkü geçen bayramda milletvekillerinin tatilleri yoğun eleştiri konusu olmuş, bazı vekillerse Meclis'e gelip çalışmak istedikleri mesajı vererek şov yapmıştı.