Duvarların dili olsa

Meclis Adalet Komisyonu, 1535 maddelik Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'nı önceki hafta raftan indirerek görüşmeye başladı. Komisyon görüşmeye başladı başlamasına ama gerek iktidar...

Vekillere hoca fırçası
Meclis Adalet Komisyonu, 1535 maddelik Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'nı önceki hafta raftan indirerek görüşmeye başladı. Komisyon görüşmeye başladı başlamasına ama gerek iktidar, gerek muhalefet milletvekilleri tasarının seçimden önce yasalaşacağı konusunda bir umut kırıntısı taşımıyor.
Komisyon Başkanı Köksal Toptan da buna inanmayanlardan olsa gerek ki, tasarının her maddesi kabul edildikçe "Kaldı 1534 madde, kaldı 1533 madde" diye geri sayım yapıyor.
Tasarının beş buçuk yıllık hazırlık sürecinde görev alan komisyona
başkanlık eden Prof. Dr. Ünal Tekinalp ilk hafta görüşmelere katılamadı.
Bu haftaki toplantılarda ise CHP'lileri zaman zaman çileden çıkardı.
Tekinalp hoca, büyük emek verdiği tasarıyı öylesine benimsemiş ki, bir virgül değiştirildiğinde bile itiraz ediyor. CHP'liler öneri sununca da Tekinalp Hoca, "Ortak akla saygı duyun" diye çıkışıyor. Tekinalp'in bu tavrında, kimi CHP'li vekillerin üniversitede hocalığını yapmış olmasının verdiği güvenin de payı olduğu konuşuluyor. Ancak, iki haftada 300 maddesi kabul edilen tasarının görüşmeleri her an yarıda kalabilir.
'Sayılı gün çabuk geçer!'
Geçtiğimiz hafta Ankara, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Dışişleri Bakanlığı'nın beş yeni müsteşar yardımcısının atama kararnamesini geri çevirmesini tartıştı. Kimilerine göre Sezer, müsteşar yardımcılarının kendilerine danışılmadan belirlenmesine tepki göstermişti. Kimilerine göre Sezer, listedeki bazı isimlere itiraz ediyordu. Bunlar arasında Riyad'dan gelen Büyükelçi Uğur Doğan ve adı etrafında hâlâ 'Karen Fogg mektupları' spekülasyonları yapılan Büyükelçi Selim Kuneralp özellikle kendilerine ulusalcı diyen yayın organlarında öne çıkarılıyordu. Oysa, daha önce Riyad'da görev yapmış Büyükelçi Ali Tuygan'ın Sezer'in onayıyla Dışişleri Müsteşarlığı'na getirildiği biliniyordu.
Sezer'in Kuneralp ile de suçlayıcı yayınlarda öne sürüldüğü türden
bir sorunu olmamıştı.
Öyleyse Sezer, daha önce her birini kendisini temsilen büyükelçi atadığı beş değerli bürokratın kararnamesini neden geri göndermişti?
Diplomatik kaynaklara göre, Sezer'in tepkisi tamamen usule yönelikti. Cumhurbaşkanı, kararnamenin kendisi imzalamadan önce basına sızmış olmasına tepki gösteriyordu.
Dışişleri koridorlarında reddedilen müsteşar yardımcılarından bazılarının, vetoyu kişiliklerine hakaret olarak algılayıp, istifadan zorla vazgeçirildikleri konuşuluyor. Bazılarıysa 'Sayılı gün çabuk geçer' anlayışıyla, işi şakaya vuruyor, "Ne yazık ki, görev süresi bitene kadar Cumhurbaşkanımızı göremeyeceğiz" diyorlar.
Seçim yatırımı yasalar jet gibi
Hükümet seçim tarihi yaklaşırken, seçmene şirin görünmeyi sağlayacak çok sayıda yasal düzenlemeyi sessiz sedasız Meclis'ten geçiriyor. Bunlar daha çok hükümet adına tasarı olarak değil de, vekiller tarafından yasa teklifi olarak Meclis'e geliyor ve jet hızıyla yasalaşıyor.
AKP'li Vahit Kirişçi'nin, Hazine'yi 196 milyon YTL bir yükle karşı karşıya getiren çiftçi borçlarına af niteliğindeki yasa teklifi de Meclis'e gönderilmesinin üzerinden 24 saat geçmeden Tarım Komisyonu'nda kabul edildi. Komisyonda yasa teklifine ilk itiraz, Hazine Müsteşarlığı temsilcisi Yıldız Saylan'dan geldi. Saylan, 10.30'da komisyonda görüşülmeye başlanan yasa teklifinin eline ancak 10.10'da geçtiğini belirterek, yasa teklifi ile yasal faizi ile 196 milyon YTL'ye varan borcun Hazine'nin üzerine kalacağını vurgulayarak, Hazine'nin bunu ödeyemeyeceğini söyledi. Maliye Bakanlığı Temsilcisi avukat Ayla Dadılı ise Taraf olmadıkları alacağın takibi yapmak durumunda kalmalarına itiraz etti.
İtirazlara sinirlenen Vahit Kirişçi, bürokratları "Dersinizi çalışmamışsınız" diyerek azarlarken, AKP'li Necdet Budak ise Maliye'nin itirazına anlam verememişti, çözümü de kısa ve özdü:
"Biz kararı alırız, Maliye bunu öder."