Efe'nin yaşama şansını kim düşürdü?

Henüz sekiz aylık Efe, İstanbul Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü koridorlarında babasının kucağında oturuyor. Yüzündeki maskeden, buraya her gün gelen yüzlerce hastadan biri olduğu hemen anlaşılıyor.
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Henüz sekiz aylık Efe, İstanbul Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü koridorlarında babasının kucağında oturuyor. Yüzündeki maskeden, buraya her gün gelen yüzlerce hastadan biri olduğu hemen anlaşılıyor. İki aylıkken rahatsızlanınca doğduğu Yenibosna'daki Özel Nisa Hastanesi'ne götürüldü. Doktor "İdrar yollarında iltihap var" diye ilaç yazdı. İyileşmeyince bu kez sünnet olmasını önerdi. Ağustos ayında sünnet olduktan sonra da şikâyetleri geçmeyince bir tür böbrek kanseri olan ve hızla yayılan 'Nöroblastom' olduğu anlaşıldı. Baba Emrah Duman, ilgisizlik ve yanlış teşhis suçlamasıyla Nisa Hastanesi ile doktora dava açtı.
Efe aylardır hastanelerden çıkmıyor. Kanser çok hızlı yayılmış. Şimdiden sağ gözünü kaybetti. Doktoru, yaşama ihtimalinin yüzde 5 olduğunu söylüyor. Baba Emrah Duman, "Erken teşhis konulsaydı, oğlum gözünü kaybetmez, kurtulabilirdi" diyor:
"Efe, 15 Mart'ta Nisa Hastanesi'nde doğdu. Doğumdan iki ay sonra rahatsızlıkları başladı. Doğumu yapan doktor 'Telaşlanacak bir şey yok, idrar yollarında iltihaplanma var' dedi. Kurutucu bir şurup verdi. Efe'nin huzursuzluğu devam etti. Kakasından da kan geldi. Sürekli hastaneye gidip geldik. Zehirli ishal denildi ve yine verildi. Ağustos ayında Efe artık duramaz olmuştu. Doktor bu sefer Efe'nin sünnet olması gerektiğini söyledi. Sünnet ettirdik. En sonunda ultrasona girdi. Doktor bir kitle gördüğünü söyleyip, Cerrahpaşa'ya sevk etti.
Cerrahpaşa'da teşhis konulduktan sonra hastane hastane gezdik. Bazılarında çocuk bölümü yoktu, bazıları 'Bebek küçük alamayız' dedi. 10 gün dolaştıktan sonra İstanbul Tıp Fakültesi'nde 25 gün yatılı tedaviye alındı."
Ailenin suçladığı doktor ise kendisini şöyle savundu:
"Hastayla daha önce ekim ayının ortasına doğru görüşmüştük. İdrar yollarında ciddi olmayan bir enfeksiyon vardı. Bu sebeple ultrason çekildi ve orada bir kitleyle karşılaştık. Bunun üzerine ben kendilerini bir yazıyla Çapa ve Cerrahpaşa hastanelerine sevk ettim. Efe'nin hastalığında asıl tanı yaşı bir-birbuçuk yaştır. Hekimlerin bu hastalığın belirtisini anlayabilmeleri için hastanın karnının şişmesi gerekir. Onun üzerine ultrason çekilir. Efe'de idrar yolları enfeksiyonu nedeniyle çekilmiş ve kitleyle karşılaşılmıştı. Bir gecikme yok . Efe bu enfeksiyonu yaşamasaydı, hastalığının teşhisi daha da gecikebilirdi."
'Ultrason akla gelmeli'
Kemoterapi bittikten sonra Efe yeniden hastaneye yatacak ve bir böbreği alınacak. Amerikan Hastanesi hekimlerinden Prof. Dr. Rejin Kebudi'nin verdiği bilgiye göre, bu hastalıkta erken evrede yaşama ihtimali yüzde 80:
"Bir yaş altı bebeklerde sık görülebilen bir tümör. Çok agresif olup, hızlı yayılabiliyor. Bir yaş altında görülen durumlarda, tedaviye de hızla cevap verebiliyor. Çocuklarda erken tarama diye bir şey yok. Bu nedenle çocukların herhangi bir yerinde bezeler veya şişmeler durumunda, düşmeyen ateşlerde anlaşılabilir. Küçük çocuklarda bu tip şikâyetlerde ultrason yapılması akla gelmeli. Gerekli tetkikler yapılmalı."