Ege Cansen: Din trafiği de düzenlemeli

Ege Cansen: Din trafiği de düzenlemeli
Ege Cansen: Din trafiği de düzenlemeli
Hürriyet yazarı Ege Cansen bugünkü köşesinde ilginç bir tartışmayı gündeme getirdi: Halkının ezici çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkede, sürücülerin İslami bir şekilde araç kullanmaları gerekir. Netice itibariyle dinler, bu dünyayı düzene sokmak için vardır.

Radikal.com.tr - Hürriyet yazarı Ege Cansen bugünkü köşesinde ilginç bir tartışmayı gündeme getirdi: Halkının ezici çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkede, sürücülerin İslami bir şekilde araç kullanmaları gerekir. Netice itibariyle dinler, bu dünyayı düzene sokmak için vardır.

Ege Cansen'in "Trafik şeriatı" başlıklı yazısı şöyle:


Halkının ezici çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkede, sürücülerin İslami bir şekilde araç kullanmaları gerekir.

Çünkü netice itibariyle dinler, bu dünyayı düzene sokmak için vardır. Şeriat, yani ayet, hadis ve icmâ-i ümmet esaslarına dayanan din kuralları bu dünya için geliştirilmiştir. Tanrı buyruğu bunun için yeryüzüne indirilmiştir. Dini irşatlar, zamanlar üstüdür. Dolayısıyla İslam ’ın günümüzün trafik düzeni hakkında da emirleri vardır ve olmalıdır. Bu emirlere uymayanların da kusurlu veya günahkâr sayılmaları gerekir. Öyle ise, Müslümanlar “trafik günahı” işlemekten kaçınmalıdır.


TRAFİK HUTBELERİ
Bir sosyal bilim öğrencisi olarak, genelde dinleri ve özelde İslam’ı anlamak için çok kafa eskittim. Ama ben dindar değil, laik bir insanım. Dolayısıyla benim İslam ve İslami hayatla ilgili yazılarımı lütfen hoşgörüyle okuyun. Talebim şudur: Lütfen din bilginlerimiz, dini mesajların daha can kulağıyla dinlendiği ramazan ayında ve her cuma milyonların dinlediği hutbelerde İslami Trafiği anlatsınlar. Ama öyle “İslam’da kul hakkı esastır, insan hayatı kutsaldır” gibi genellemeler istemiyorum. En az kurban nasıl kesilir, Hac farizası nasıl eda edilir, abdest nasıl alınır, namaz nasıl kılınırı anlattıkları kadar ayrıntılı bir biçimde İslami trafik kurallarını ve bunlara uymayanlara verilecek İslami cezaları tek, tek açıklasınlar. Takva sahipleri bunları bilmek ister.


KIRMIZIDA GEÇMEK MUBAH MIDIR?
İnsanız, sürücü olarak kural ihlali yapabiliriz. Ama herhalde şeriata göre tövbe edip, yani bir daha yapmayacağım diye ant içip kefaret ödememiz gerekir. Soruyorum: Kırmızıda geçmek, yaya geçidi diye bir şeyi tanımamak, hız sınırlamasına uymamak, sürekli şerit değiştirip yolda makas atmak, park edilemez yere park etmek, dörtlüleri yakıp ikinci sıra park etmek, sola-sağa sapmak için, sapma şeridine girmeyip, orta şeritten hızla gidip, son anda direksiyonu dönme şeridinden ilerleyenler üzerine kırmak, öndeki aracı tamponuna değercesine yakın takip etmek, yoğun trafikte sürücüleri selektör yaparak taciz etmek, ters yola girip, doğru yönden gelen aracın sürücüsüne dayılanmak, motosiklete binip yaya kaldırımları yol diye kullanmak, birinci köprü üstünde şerit değiştirmek şeriata göre nedir? Marifet midir? Mubah mıdır? Taksirat mıdır? Günah mıdır? Bunları yapanlar ahirete gittiklerinde kendilerine bu konuda sual sorulacak mıdır? 

Son Söz: Trafikte edebi anlatmayan din, din olmaz.