Eğitim anneden başlar

Eğitimde fırsat eşitliği felsefesinden yola çıkılarak kurulan Anne-Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), 1991 yılından bu yana 59 ilde 97 bin anne ve çocuğa okulöncesi
eğitim imkânı sağladı.
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - Eğitimde fırsat eşitliği felsefesinden yola çıkılarak kurulan Anne-Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), 1991 yılından bu yana 59 ilde 97 bin anne ve çocuğa okulöncesi
eğitim imkânı sağladı.
Anne-Çocuk Eğitim Programı (AÇEP) çerçevesinde altı yaşındaki çocuklarını okul öncesi kurumlara gönderemeyen annelere 25 hafta eğitim verildi. Bu yılın başından itibaren AÇEV ve Halk Eğitim Merkezleri'nde okulöncesi eğitim programlarına katılan anneler, artık çocuklarına ve anneliğe bakışlarının değiştiğini belirterek,
"Sabırlı olmayı, çocuklarımızı dövmemeyi öğrendik" diyor.
AÇEV Anne-Çocuk Eğitim Koordinatörü Nur Sucuka, etkin bir çocuk eğitimi için anne eğitiminin önemli olduğunu vurguladı. Türkiye'de okulöncesi eğitimden çocukların sadece yüzde 9'nun yararlanabildiğini söyleyen Sucuka, "Bu nedenle AÇEV çocuk kadar çocuğun yakın çevresinin de desteklenmesi gerektiği düşüncesinden yola çıktı. Çocuğa en yakın kişi olan anneyi eğitim çemberi içine aldı" dedi.
'Çocuktur anlamaz' yanlış
Programa katılan annelerin, çocuklarının gelişimiyle daha yakından ilgilendiğini anlatan Sucuka, "Geçen süre içinde, anne-çocuk ilişkileri daha anlayışlı, huzurlu ve
olumlu hale geliyor; kadının anne olarak eğitici rolünün güçlenmesi ve birey olarak da kendisini geliştirmesi mümkün oluyor" diye konuştu. Türkiye'de geleneksel aile yapısı içinde dayağın ve baskının etken olduğunu ifade eden Sucuka, "Anne disiplini sağlamak için çocuğunu dövüyor. Oysa disiplin başka yollarla da sağlanır. Biz eğitim proramlarında çocukları dinlemeyi ve onlarla konuşmayı öğretiyoruz" dedi.
Türkiye'de büyükler arasında da ileşitim
sorunu yaşandığını hatırlatan Sucuka, ebeveynlere şu önerilerde bulundu:
"Çocuğunuza düşündüklerinizi söyleyin. Neden mutlu oluyor ya da neden mutsuz oluyorsanız bunu ifade edin. 'Çocuktur anlamaz' düşüncesine kapılmayın."
'Şimdi paylaşıyorum'
25 haftalık AÇEV programına devam eden 34 yaşındaki Yasemin Demirel, altı yaşındaki oğlu Umutcan ile olan ilişkilerinin tamamen değiştiğini söyledi. AÇEP'te gördüğü eğitimi eve gidince çocuğuyla pratiğe döktüğünü söyleyen Demirel, oğluyla artık daha çok şey paylaştığını belirtti. Beyoğlu Halk Eğitim Merkezi'ndeki eğitim programına katılan Demirel, "Dayak atmıyoruz dersek yalan olur. Bizi de kendi annelerimiz dövdü, bu bir alışkanlık olmuştu" diyerek artık bunun doğru olmadığını anladığını ifade etti. Demirel, "Artık çocuğuma ne düşündüğümü söylüyorum. Onun davranışlarının beni nasıl etkilediğini konuşarak anlatıyorum. Ve en önemlisi de daha sabırlıyım" diye konuştu.
'Hırsımı ondan alırdım'
30 yaşındaki Hatice Özçakal da "Bazı yanlışlıklarımız varmış, daha önceleri hırsımı çocuğumdan çıkardım. Ancak tüm bunların onun gelişimini nasıl etkilediğini öğrendim" dedi. Altı yaşındaki oğlu Fatih
ile olan ilişkilerinin değiştiğini anlatan Özçakal, "Artık onunla kitap okuyorum.
En önemlisi de onu dinliyor ve konuşuyorum" diye konuştu.
Okulöncesi AÇEP nedir?
AÇEP, Türkiye'deki erken çocukluk eğitim sorununa bir çözüm olarak geliştirilmiş, bilimsel araştırmalara dayalı bir okulöncesi eğitim programı. Program, 1982-1991 yılları arasında Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, Prof. Dr. Diane Sunar ve Prof. Dr. Sevda Bekmen tarafından geliştirilen ve uygulamaya konulan 'Erken Destek Araştırma Projesi'nin verileri ışığında geliştirildi. AÇEP'te yaygın modeliyle doğrudan annelere ulaşılarak, annenin eğitici potansiyelinin geliştirilmesi için çok yönlü eğitim destekleri veriliyor. 2000-2002 kayıtları eylül ayında başlayacak. Tel: 0212 234 02 00 ve 0212 225 00 63