Eğitimde 'Bu da geçer' tesellisi

Eğitimde 'Bu da geçer' tesellisi
Eğitimde 'Bu da geçer' tesellisi
Okulların açılmasına 2 hafta kala yeni sistem ve 36 merkezi sınavla kafaları karışan öğretmenlere meslektaş tavsiyesi: Bu da geçer, çok üzülmeyin.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN - umay.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

Türkiye Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) akademisyenleri, eğitim alanındaki sivil toplum kuruluşları yetkililerini, devlet ve özel okul öğretmenlerini, yöneticileri ve dershanecileri liselere girişte yeni sistemle ilgili çalıştayda buluşturdu. Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına 2 hafta kala hâlâ ‘basına yansıyan ipuçları üzerinden’ yeni sistemi tanımaya çalışan eğitimciler tepkili ve kaygılıydı. TÖDER’in düzenlediği çalıştayın dün 2’nci günüydü. Önce İngiltere’den gelen uzmanlar, İngiltere eğitim reformunu, okullarda yapılan sınav ve ölçme değerlendirme sistemlerini anlattı. 

Dershane sayısı patlamıştı

TÖDER Genel Başkanı Enver Yücel ise yeni sistemle ilgili önlerinde hâlâ net bir bilgi olmadığını vurgulayarak konuştu:
“Kamuoyuna yansıyanlar üzerinden baktığımızda iki açıdan endişelerimiz var. Birincisi sınavın güvenliği, ikincisi 6, 7 ve 8. sınıflarda 6 dersten yapılacak merkezi sınavlarla, 3 yılda toplam 36 sınav olduğu söyleniyor. Öğrencinin üzerindeki sınav baskısının artması, daha fazla sınav yapılması okul dışı kurumlara kaymaları da arttırır mı? OKS yerine 6 ,7 ve 8. sınıflarda SBS yapılması dershane sayısını 2 katına çıkarmıştı. Biz çalıştay sonunda bakanlığa tavsiye niteliğinde bir rapor sunacağız. Önerimiz de olacak.” 

Reform sevdası bol ama...

Mersin Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Tezbaşaran da “Reform yapma sevdamız var. Ancak ölçme-değerlendirmesi olmayan bir müfredatımız var. 3 yıl içinde 36 sınavdan bahsediliyor. Bir yandan dershaneleri kapatma arzusu varken bir yandan da sınavların artması çelişkili” diye konuştu.
Final Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Taşel ise “Çok sayıda sınavdan korkmamak gerek, fazla sınav olması kaygıyı böler. Ancak daha önce de tek sınav yerine çok sınav getirmişlerdi. Eğitim sisteminde düzenlemeler hızlı ve fazla” dedi. Çalıştayda eğitimciler, ortaöğretime geçişte yaşanan güncel sorunlar ve çözüm önerilerini de tartıştı. Kimi bu sistem üzerinde çalışılırken bakanlığın 16 ilde toplantı yaptığını ancak pek çok kişinin bundan hiç haberi olmadığını belirterek tepki gösterdi. Eğitim sistemine üzülmek yerine öğrencilerini koruduğunu anlatan bir özel okul müdürünün arkadaşlarına tavsiyesi eğitim sisteminin baş döndüren hızını da çok güzel özetliyordu: “Bu da geçer. Çok üzülmeye gerek yok. Ben her değişiklikte yanlış uygulamaları nasıl daha az çocuklara yansıtırım diye düşünüyorum!”
Tartışmalarda, değerlendirmelerde öğrencilerin yazılı ve sözlü anlatım becerilerinin ihmal edilmesi, 2004 yılında başlayan öğrenci merkezli müfredatla sınav sisteminin uyumlu olmaması da eleştirildi. Kısacası eğitimcilerin kafası karışık, dertleri çoktu. Soruların cevapları ise yok.

Çok sınav çok kaygı diyen de var


Rehber öğretmen Ufuk Deniz: Okul sınavı diyorlar ama çocuk sınavı MEB yapıyor kaygısıyla girecek. Ne kadar çok sınav, o kadar çok kaygı. Çocuğun SBS’de 3 neti var, ama okuldaki matematik notu 90-95! Özel okulların pek çoğu şişirilmiş not veriyor. Bunlar ne olacak?
Adını vermeyen bir eğitimci: Yeni sistemde öğrencinin performans ve projeleri yüzde 40 oranında öğretmen tarafından değerlendirilecek. Bu istismar edilebilir.

Seneye dinlenirsin...


10. sınıfa geçen Kazım Bozkur’un çalıştayda anlattıkları öğrencilerin mağduriyetini gözler önüne serdi: “6, 7 ve 8. sınıflarda SBS’lerin olduğu dönemde liseye geçtim. Her sene aynı stres zordu. Her sene ‘Bu sene çalış, seneye dinlenirsin’ diyorlardı ama dinlenmeye hiç sıra gelmedi. Asosyal oluyorsunuz. Sonradan düzelse de liseye geçince bunun sıkıntısını çektim.”