Eğitimdeki bu tezgâh bir türlü bozulamıyor

Halkalı Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi Sırrı Küçük, "Kız arkadışıma niye baktın deyip kavga çıkaranlar var. Okula çok kişi 'emanet'le geliyor.

İSTANBUL/ANKARA - Halkalı Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi Sırrı Küçük, "Kız arkadışıma niye baktın deyip kavga çıkaranlar var. Okula çok kişi 'emanet'le geliyor. Ben de bir kere bıçak getirdim. Bir mevzum vardı. Sonra konuştuk, hallettik. Ama çok kişi, bıçak, silah getirip okula yakın bir yerde saklıyor. Çoğumuz sigara içiyoruz. Hap ve esrar kullananları da biliyorum. Ben kullanmıyorum" diyordu 26 Mart 2006'da Radikal'e yaptığı açıklamada.
Okullar 'vahşi batı' gibi
Eğitim-Sen'in çocuk ve gençlerdeki şiddetle okullarda meydana gelen olayları araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'na sunduğu araştırma Sırrı Küçük'ün yalnız olmadığını gösteriyor. Türkiye genelinde 250 okulda, 650 öğretmeni kapsayan araştırmaya göre son dönemde bıçaklı-silahlı kavganın yaşandığı okul oranı yüzde 34.2. Okulların yüzde 5'inde bu tür olaylar haftada bir veya daha sık görülürken bu oran İstanbul'da yüzde 50'ye çıktı. Her dört okuldan üçünde öğrencilere okul dışında sataşma oluyor. Okul içinde kız öğrencilere laf atma, rahatsız etme oranı yüzde 69.19. Dışarıdan öğrencilere gelen sözel sataşma ve tehdit yüzde 75.37. Okul dışından öğrencilere yönelik fiziki tehditle saldırıysa yüzde 48.02.
2006 bahar eğitim-öğretim yılında, öğrencilerin yüzde 90.69'u birbirine küfretti, yüzde 88.18'i kavga etti, yüzde 88'i sigara kullandı veya bulundurdu.
Dayak ve saç kesme cezası
Okuldaki şiddet sadece öğrencilerle sınırlı kalmıyor. Danıştay 2. Dairesi'nin okulda şiddet uygulayan bir müdürün görevden alınmasını oybirliğiyle onaylaması bile öğretmenleri durdurmuyor.
Araştırmaya göre okullarda saç kesmeden azarlamaya, sopa ve dayağa kadar birçok çağdışı ceza uygulanıyor. Okulların yüzde 20'sinde saç kesme cezası görülüyor. Saç kesme cezası İstanbul'da yüzde 33, Ankara'da yüzde 25, Anadolu liselerindeyse yüzde 24 oranında. 'Siz kendiniz hiç öğrenci dövdünüz mü, sopa-dayak attınız mı' sorusuna öğretmenlerin yüzde 59.30'u 'Evet' yanıtını veriyor. Öğretmenlerin dayak atmasına okulların yüzde 39'unda rastlanılıyor. İdarecilerin yüzde 10'u, öğretmenlerin ise yüzde 18'i okulda sopayla dolaşıyor. İdarecilerin sopayla dolaşması, endüstri meslek ve ticaret liselerinde diğer okullara oranla daha fazla görülüyor.
Şiddetten öğremenler de mağdur oluyor. Eğitim-Sen'e göre öğretmenlerin yüzde 56.37'si hakarete uğradı.Yüzde 20.30'u öğrencilerin fiziki tehdit ve saldırısına maruz kaldı. Yüzde 15.74'ü meslek yaşamlarında öğrenci veya öğrenci yakınları tarafından ciddi bir saldırıyla karşılaştı.
Bu haber sayfaya konulmaya hazırlanırken ajanslardan istatistiklere katkı yapabilecek iki yeni haber düştü. Samsun İstiklal İlköğretim Okulu 7'nci sınıf öğrencisi K.K.U., öğretmeni S.O.'nun kendisine tokat attığı gerekçesiyle şikâyetçi oldu. Osmaniye'nin Kadirli ilçesindeki Ergenekon Mehmetçik İlköğretim Okulu'nda 13 yaşındaki O.K. ile aynı yaştaki O.Y., yanlarında taşıdıkları bıçaklarla birbirlerini hafifçe yaraladı.
Uyuşturucu büyük dert
Eğitimdeki bir başka sorunsa kullanımı hızla artan uyuşturucu ve keyif verici maddeler. Araştırmaya göre okulların yüzde 12'sinde uyuşturucu, yüzde 15'inde keyif verici haplara rastlandı. İstanbul, Ankara ve İzmir ile Akdeniz bölgesindeki okullarda, keyif verici haplara rastlanma oranı daha yüksek. İstanbul'da her üç okuldan biri, keyif verici hapla tanışmış durumda. Liselerin yüzde 26'sında keyif verici hap görülürken, uyuşturucu maddeye rastlanan okul oranı yüzde 12. İmam-hatiplerde uyuşturucuya rastlanmaması dikkat çekiyor. İstanbul'da her üç okuldan, İzmir'de her dört okuldan birinde uyuşturucu görülüyor.
Bu tespiti de dün gelen bir haber adeta doğruluyor: "Konak'taki Nevvar Salih İşgören Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'nde esrar içtikleri iddia edilen dört öğrenci gözaltına alındı."
'Anlayış değişmeli'
Araştırmanın 'Şiddete karşı önlem ve öneriler' bölümünde Milli Eğitim Bakanlığı ve okul yönetimlerinin sorumluluğuna dikkat çekiliyor: "183 öğretmenin önerileri, en büyük sorumluluğun bakanlık üst yönetiminde (eğitim politikalarında) ve okullarda olduğu yönündedir. O halde çözümler eğitim üst yönetiminin ve okulların anlayış tarzı ve pratiğinin değiştirilebilmesinden başlayacaktır."
Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Serdar Değirmencioğlu, okullarda şiddetin yaşanmasının şaşırtıcı olmadığını belirtiyor: "Şiddet birike birike geliyor. Öğretmenin başvurduğu bir yolu öğrencinin kullanması şaşırtıcı değil. Madde kullanımının artmasında 2001'den bu yana ülkede yaşanan çalkantının etkisi var. Bir kaçış, heyecan bulma madde kullanımının sebebi olabiliyor. Ailelere büyük görev düşüyor."
Son söz acılı babanın
Bu konuda son sözü 16 yaşındaki lise öğrencisi kızı Melis Akpınar'ı uyuşturucu yüzünden yitiren baba Remzi Akpınar, 7 Temmuz 2006'da Radikal'e açıklamasında söylüyor: "Başka canlar yanmasın. Ne olursa olsun lütfen çocuklarınızla konuşun." (Radikal, dha)