El Kaide'nin Sarin Davası'ndan tahliye çıktı

El Kaide'nin Sarin Davası'ndan tahliye çıktı
El Kaide'nin Sarin Davası'ndan tahliye çıktı
Adana'dan, Suriye'deki El Kaide örgütüne bağlı Ahrar-ı Şam ve El Nusra Cephesi'ne kimyasal silah yapımında kullanılan maddelerden temin etmeye çalıştığı öne sürülen Suriyeli 35 yaşındaki Hytham Qassap ile ona yardım ettiği ileri sürülen sanıkların yargılanmasına başlandı.

ADANA - Adana'daki kimyasal silah yapımında kullanılan maddelerden temin etmeye çalıştığı öne sürülen Suriyeli 35 yaşındaki Hytham Qassap ile ona yardım ettiği ileri sürülen sanıkların yargılanmasına başlanmadan önce CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş de adliye önünde açıklama yaparak sadece sanıkların değil, hükümetin de suçlu olduğunu söyledi.

Suriye'deki örgütlere kimyasal bomba yapımında kullanılan bazı kimyasal maddelerin temin edilmeye çalışıldığı yönünde ihbar alan Adana polisi 28 Mayıs 2013'de çeşitli adreslere operasyon düzenledi, olayla ilgili gözaltına alınan biri Suriyeli 5 kişi tutuklandı, 1 kişi de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Şüphelilerle birlikte ele geçirilen maddenin 'sarin gazı' olmadığı anlaşılınca da tutuklanan Türk vatandaşları 17 Temmuz 2013'de tahliye edildi, ancak kimyasalların birleştirilmesi halinde sarin gazı yapılabileceği ortaya çıktı.

Sanıklarla ilgili Adana 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açıldı. Davanın 132 sayfalık iddianamesinde, tutuklu sanık 'Abu Salah' kod adlı Suriyeli Hytham Qassap 'silahlı terör örgütüne üye olma' ve 'silahlı terör örgütüne silah sağlamaya teşebbüs' suçlarından 25 yıla kadar, tutuksuz 52 yaşındaki Halit Usta, 47 yaşındaki Halit Ünalkaya, 50 yaşındaki İbrahim Akça, 43 yaşındaki Bekir Karaoğlan, 40 yaşındaki Raif Ay ise 'silahlı terör örgütüne silah sağlamaya teşebbüs' suçlamasıyla 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Sanıkların yargılanmasına bugün başlanırken CHP Milletvekili Hurşit Güneş de duruşmayı izlemek için Adana'ya geldi.

Duruşma öncesi açıklama yapan Güneş, El Kaide elemanlarının Türkiye 'de sarin gazı yapmada kullanılan malzemeleri elde etmek için faaliyette bulunurken yakalanıp adalete teslim edildiğini söyledi. Güneş, "Bugün burada onların yargılanmasına başlanıyor. İddianamede çok açık ve net bir biçimde bunun bir terör örgütü olduğu ve El Kaide bağlantılı El Nusra cephesinin bir üyesi olan Hytham Qassap'ın Türkiye'de bu malzemeleri elde edip, Suriye'ye geçirmek istediğini, ölümlere neden olmak istediğini iddianame net bir biçimde ortaya koyuyor. Teknik takip yapılmış. Türkiye'deki bağlantıları tespit edilmiş ve Türkiye'den bu malzemeler elde edilmeye çalışırken yakalanmışlar. Türkiye Cumhuriyeti uyruklu terör örgütü unsurları var. Suriye uyruklu El Kaide elemanları var. Her iki kesimde bu davada yargılanıyor" dedi.

DAVANIN SANIKLARI ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU OLMALI
Davanın önemi kadar ilginç yönü de bulunduğunu öne süren Güneş, şunları söyledi, "Duruşmada terör örgütü mensuplarından birinin avukatı Ak Parti 'nin eski ilçe başkanı. Çok ilginç. Adana'nın Yüreğir ilçe eski başkanı ve partinin kurucularından biri. Bana kalırsa, onun avukatlık yapmasına gerek yoktu. Doğrudan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu gelip burada avukatlık yapabilirdi. Neden? Çünkü, İngiltere merkezli Human Rights Watch yani insan hakları gözlem merkezi Türkiye'den her türlü silahın Suriye'ye geçtiğini, başta teröristlerin eline geçtiğini, kimyasal silahlarla da ilgili ciddi şüpheler bulunduğunu aylar önce Davutoğlu'na yazılı bir mektupla bildirmiş. Bu hükümet ne yazık ki uluslararası kamuoyunda Suriye'deki iç savaşın terörist unsurlarına silah sağlayan tarafı olmaktan dolayı eleştirildiğini ve kendisine çeki düzen verilmesi gerektiğini bir türlü kamuoyuyla paylaşmamıştır. Şimdi bu davada sanık bana kalırsa Hytham Qassap değildir. Bana kalırsa bu davada sanıklardan biri Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Tayyip Erdoğan 'dır. Davutoğlu cübbeyi giysin gelsin. Suriye'de kimyasal silahların kullanılmasıyla bin 300 kişi öldü. Bu kimyasal silahlar neden Türkiye'de. Türkiye'den bir biçimde sağlanıp Suriye'ye sevk ediliyor. Bu dava bir biçimde açıklığa kavuşmalı. Bu iddianamenin gereği yerine getirilmeli ve El Kaide unsurları Türkiye'de mahkum edilmeli. Kimyasal silah bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçunun malzemesini elde etmeye çalışanlar veya elde edilmesine müsaade edenler, yahut da adres şaşırtanlar mahkum edilmelidir. Bu hükümet suçludur."

 QASSAP TAHLİYE OLDU

Suçlamaları kabul etmeyen sanıklardan tutuklu Qassap, kendisinin Özgür Suriye Ordusu mensuplarına gıda ve insanı yardım temin ettiğini ileri sürdü. Savunmasını tercüman aracılığıyla yapan Qassap, suçlamaya konu maddelerin kimyasal silah yapımında kullanıldığını bilmediğini öne sürdü. Bilgisayar mühendisi Qassap, savunmasında şunları anlattı:

"Suriye'de savaşan kardeşlerime gıda ve malzeme temininden başka bir amacım yoktur. El Kaide veya buna benzer diğer gruplarla bir ilgim yoktur. El Kaide yapılanması ile savaş halindeyiz. Ele geçirilen malzemeler tıbbi ürünlerdir. Telefon konuşmalarında geçen malzemeler Humus'ta Özgür Suriye Ordusu'ndaki kişilerin istemesi üzerine araştırdım. Bunların nerede kullanılacağı konusunda bilgi vermediler. Ancak beyaz fosforun atılacağı yerde duman meydana getireceğini söylemişlerdi. Ele geçirilen dokümanlardaki çizimler benim tarafımdan yapılmamıştır. Kimyasal maddeler ve bunların formülleri hakkında bilgim yoktur. Bu olaylar sırasında yabancı ülke vatandaşları ile herhangi bir görüşmem olmadı. Türkiye'deki faaliyetlerim tamamen yasal sınırlar içinde olmuştur. Türk milletine zarar verecek bir durum içinde olmam mümkün değildir."

Diğer tutuksuz sanıklar da, söz konusu maddelerle ilgili araştırma yapıp, elde ettikleri bilgiyi paylaştıklarını belirterek suçlamayı kabul etmedi.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Hytham Qassap'ın tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi