'Eli kanlı katil polis' demek suç değil

'Eli kanlı katil polis' demek suç değil
'Eli kanlı katil polis' demek suç değil
Bir basın açıklaması sırasında 'AKP'nin eli kanlı polisleri', 'Katil işkenceci polisler' gibi ifadeler kullanan iki sanık beraat etti. Antalya 10. Sulh Ceza Mahkemesi söz konusu sözlerin suç olmadığına ve sert eleştiri kapsamına girdiğine hükmetti.
Haber: MESUT HASAN BENLİ - hasan.benli@radikal.com.tr / Arşivi

Antalya 10. Sulh Ceza Mahkemesi, bir basın açıklaması sırasında kullanılan ‘ AKP ’nin eli kanlı polisleri’, ‘Katil işkenceci polisler’, ‘AKP’nin eli kanlı faşist polisleri’ gibi ifadelerin suç olmadığına, sert eleştiri kapsamına girdiğine hükmetti.
Antalya Özgürlükler Derneği üyelerine geçen yıl düzenlenen operasyonda çok sayıda kişi gözaltına alındı. KESK Merkez Yönetim Kurulu üyesi Akman Şimşek ve Antalya Özgürlükler Derneği üyesi Müslüm Dulkadir, 23 Kasım 2012’de Antalya Adliyesi önünde gözaltılarla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada ‘AKP’nin eli kanlı polisleri’, ‘Katil işkenceci polisler’ şeklinde ifadeler kullandı. Antalya Savcılığı bu konuşma nedeniyle Dulkadir ve Şimşek hakkında TCK’nın ünlü 301. maddesi uyarınca ‘Devletin askeri veya Emniyet Teşkilatı’nı alenen aşağılamak’ suçundan dava açtı.

Suç değil, sert eleştiri

Antalya 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıklardan Şimşek’in avukatı Nusret Gürgöz, AİHM kararlarını hatırlatarak, “Fikir açıklamaları ve eleştiri ne kadar sert olursa olsun şiddet içermediği takdirde suç oluşmadığı kanaatindeyiz” dedi. Mahkeme de sanıkların beraatına karar verdi.
Mahkeme kararının gerekçesinde ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Sanıkların söylemlerinin tamamının şiddet içermediği, insanların şiddet kullanmasına teşvik etmediği, yapıldığını düşündükleri haksızlıklara yönelik olarak sert eleştiri mahiyetinde açıklamalarda bulundukları, AİHM’nin yerleşen içtihatlarında da belirtildiği üzere eleştiri dozunun çok sert olması şiddet içermediği takdirde suç teşkil etmeyeceği dikkate alındığında sanıkların üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına yeter derecede kesin, inandırıcı şüpheden uzak delil elde edilmediğinden ayrı ayrı beraatına karar verildi.”