@ismailsaymaz

'Elisa, senin ajan olduğunu düşünüyoruz'

'Elisa, senin ajan olduğunu düşünüyoruz'
'Elisa, senin ajan olduğunu düşünüyoruz'
Gezi Parkı gösterileri sırasında yoğun gazdan ötürü sığındığı SDP'de gözaltına alınan ve sınırdışı edilmek üzere Kumkapı Yabancılar Şubesi'ne gönderilen Elisa Couvert adlı öğrenci, polisteki sorgusunda kendisine "Ajan olduğunu düşünüyoruz" dendiğini savundu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Gezi Parkı gösterileri sırasında yoğun gazdan ötürü sığındığı SDP’de gözaltına alınan ve sınırdışı edilmek üzere Kumkapı Yabancılar Şubesi’ne gönderilen Elisa Couvert adlı öğrenci, polisteki sorgusunda kendisine “Ajan olduğunu düşünüyoruz” dendiğini savundu. Couvert, dün kendisini ziyaret eden CHP İstanbul milletvekil Melda Onur ve Sezgin Tanrıkulu’na, misafirhanede rüşvet karşılığında insanların serbest bırakıldığını ve bu yüzden oturma eylemi yaptıklarını da anlattı. Couvert ayrıca, bozuk yemek verildiğini, temizliği kendilerinin yaptığını, ilaç almak için sığınmacılardan para toplandığını ileri sürdü.

CHP’li Onur ve Tanrıkulu’nun tuttuğu görüşme notlarına göre Couvert, evinin SDP il binasının yanında olduğunu ve içeriye sığındğı için gözaltına alındığını anlattı. Couvert, “Zaten SDP üyesi değilim, SDP’nin ne olduğuna dair bir şey bilmiyordum, Emniyet'te bunu anladılar zaten. Ama başka şeyler sordular. 'Başka eylemlere, protestolara katıldın mı' diye sordular. Ben hiç yasak eyleme katılmadım bu zamana kadar. Beni ajan zannettiler, açıkça söylediler, seni ajan zannediyoruz diye” dedi. Gezi Parkı olayları nedeniyle kendisi dışında Tibout adlı bir Fransız bankacının da misafirhanede tutulduğunu kaydeden Couvert, “Kaç günden beri görüşemedik. Görüştürmüyorlar. Sadece aileyle görüştürüyorlar. Bu çok saçma çünkü, burada sadece yabancılar var” dedi.

Couvert, misafirhanede 100 civarında kadın , çocuk ve bebeğin bulunduğunu belirterek, “Temizliği biz yapıyoruz. Yemek çok kötü. Bir akşam o bile bozuktu, polis bile açtı, baktı, yemeyin dedi. Bazen dışardan yemek alıyorlar. Hasta kişiler ve bitlenme var. Türkçe bilmeyenler için büyük sıkıntı var. Kimse İngilizce ve Fransızca bilmiyor” diyor.

Misafirhanede bir hamile kadının da bulunduğunu belirten Couvert, “Verdikleri yemekleri yiyemiyorlar. Markette her şey pahalı. Bedava su verilmiyor. Bir buçuk litre suya 1 lira istiyorlar. Polisle irtibat çok kötü, bilgiler verilmiyor” dedi.

10 gündür misafirhanede tutulduğunu anlatan Couvert, “Temizlik için malzeme yok, sadece sabun ve fırça var. 10 günden beri buradayım temizlikçi gelmedi. Bazen geliyormuş. Polisler dedi ki burada parasız kişiler var, para topluyoruz ilaç almak için. Ağrı kesici ateş, düşürücü gibi. Para topladık ama bir gün sonra bir arkadaşımız grip oldu, ilaç kalmadı diyorlar” diye konuştu. Kimi sığınmacıların ise rüşvet karşılığında bırakıldığını iddia eden Couvert, şöyle devam etti:

“Birkaç gün önce 7 Türkmen gitti. Onlar vizesiz ve pasaportsuzdu. Birkaçı fuhuştan alınmıştı, serbest kaldılar. Onlardan biri, kişi başı 500 dolar verdiğini söyledi. Onlardan daha fazla zamandır burada oturan resmi evli kadınlar var. Bir öfke oldu. Oturma eylemi yaptık, amirle konuşmak için.”




Fransız öğrencinin Kürtçe tezi aleyhinde delil gösterilmiş