Emekçi Taksim'e girdi, devletimiz hâlâ ayakta!

Emekçi Taksim'e girdi, devletimiz hâlâ ayakta!
Emekçi Taksim'e girdi, devletimiz hâlâ ayakta!

DİSKve KESK?in başını çektiği kortej Taksim?e ilerlerken ara sokaklardan yüzlerce kişi yürüyüşe katılmak için polisin kurduğu polis barikatlarına yükleniyordu. Polis ara sokaklarda sıklıkla gaza başvurdu. fotoğraf: ismail saymaz

*1 Mayıs'ta 31 yıl sonra Taksim Meydanı'na ulaşan emekçilerle polis arasında iki kilometrelik cadde boyunca adım adım mücadele yaşandı. Caddeye açılan sokaklar polisçe kapatılırken eylemciler daha kalabalık olmak için direndi
*Arka sokaklarda gaz bombaları, coplar, taşlar, sopalar havada ucuşurken kortej dört saatlik gerilim dolu yürüyüşün sonunda Taksim Meydanı'ndaydı. Beş bin kişi Taksim'de çoşkuyu yaşarken 108 kişi gözaltında, 41 kişi ise yaralıydı

‘Taksim nerede?’ sorusuna yanıt: Barikatı takip et
İSTANBUL - Emekçilerin 31 yıl sonra Taksim Meydanı’na ulaştığı yürüyüş boyunca kimi zaman gerilim kimi zaman sevinç kimi zaman ise duygusal anlar vardı. Adım adım mücadelenin yaşandığı yürüyüş ve eylemden bazı notlar şöyleydi:

Anons: Kaçmayın lan! 
* Bomonti’de polis, taş ve sopalarla saldıran grubun arasına zırhlı araç ile girerek göstericileri dağıttı.  Üzerlerine gelen polis aracını gören göstericiler, pankartları bırakarak ara sokaklara kaçtı. Bu sırada polis aracından yükselen , “Kaçmayın ulan. Kaçmayın, gelin, kaçmayın” anonsu dikkat çekti.
* Polisin bu ‘kaba’ anonsuna karşın en çok ‘Barikatı kaldır’ ve ‘birleşe birleşe kazanacağız’ sloganı atıldı.

Prof. Dr. Tanilli en önde 
* Prof. Dr. Server Tanilli tekerlekli sandalyesi ve elinde 1 Mayıs bayrağı ile Taksim’e yürüyen kortejin en önündeydi. Tanilli’nin elindeki ‘Balbay’ın ve Manisalı’nın ve diğer aydınların yanı başınızdayız’ yazıyordu. Bazıları Tanilli’ye ‘Ergenekon propagandası yapma’ dedi. Farklı ülkelerden gelen sendika üyelerinden üç kişide tekerlekli sandalyede ve çoşkuluydu. 
* 1 Mayıs’a katılmak için gelen ancak Taksim’i bilmeyenler gazetecilere ‘Taksim nerede’ diye sorarak yolunu bulmaya çalıştı. Aslında yanıt çok kolaydı: ‘Hiç sapma barikatı takip et’
* 1 Mayıs kutlamalarına katılmak üzere Almanya’dan gelen ve isminin Papaz Peter Strube olduğu öğrenilen bir kişi Taksim’deki eyleme katıldı. 
* Türk - İş ve Hak - İş İstanbul Valiliği’nin ‘makul’ sayısını aşmayarak Taksim Meydanı’nda sabah saatlerinde anma töreni yaptı.

Hak-iş’e devrimci sızdı
* Hak-İş’in Taksim Anıtı’na çelenk koyduğu sırada bir genç, heykele tırmanarak üzerinde Che’nin fotoğrafının olduğu tişörtü açmak istedi. Genç polis tarafından gözaltına alındı.
* DİSK dağıldıktan sonra Emekçi Hareket Partisi’nden yaklaşık 60 kişilik bir grup İstiklal Caddesi’den Taksim Meydanı’na çıkmak istedi. 

‘Sensin Ergenekon’ 
* Ergenekon Caddesi’ndeki müdahale sırasında polis, arkadaşlarına ‘Ergenekon’ diye seslenerek sokağa gösterdi. Bu sırada bir kadın sokaktaki arkadaşlarının kastedildiğini zannederek ‘Ne Ergenekon’u onlar bizim arkadaşlarımız’ diye bağırdı. 
* Taksim’deki esnaf dükkânları önünde oturarak vakit geçirdi. Bir mağazanın elemanları ise boş caddede voleybol oynadı.

Simitçiden bin selam! 
* Kortej Taksim’e ilerlerken gerilimin arttığı bir anda bir gösterici küçük bir sokak köpeğini alarak zarar görmemesi için telefon kulübesinin içine sokuyordu. 
* Kalabalık Taksim’e girdiği sırada meydandaki Simit Sarayı’nda çok sayıda ‘müşteri’ vardı. Birden camları açarak sloganlarla korteje destek oldular. Daha sonra Simit Sarayı’ndan çıkarak kalabalığa katıldılar. 
* Polisin attığı gaz bombalarından CHP, DTP milletvekilleri ve sendika yöneticileri de etkilendi. 

Cerrah’a pet şişe
* Yürüyüş sırasında Celalettin Cerrah’ı gören kalabalık  pet su şişeler attı. Korumalar su şişelerini havada durdurmaya çalışırken bir yaşlı sosyalist bastonunu sallayarak Cerrah’ı ‘efendi olmaya’ davet ediyordu.

2008 daha  kötüydü

Beş yıldızlı otelden eylem 1977 kanlı 1 Mayıs’ında kalabalığa ateş açılan The Marmara Oteli de dün eylem yeriydi!  Otelden oda ayırtan ‘Genç Siviller’ adlı sivil toplum örgütünün astığı ‘1 Mayıs 77’de buradan ateş edenler bulunsun’ yazılı pankart bir süre sonra indirildi.
FOTOĞRAF: UMAY AKTAŞ SALMAN


İSTANBUL - Geçen 1 Mayıs’ta tam bir polis terörü yaşanmış ve kelimanın tam anlamıyla ‘işçiler bayramlarını kutlayamamıştı.’ 530 kişi gözaltına alındı, yaklaşık 40 kişi yaralandı.
Geçen yıl 1 Mayıs’ı DİSK Genel Merkezi’nin abluka altına alınmasıyla başlamıştı. Hem bina içine hem de önünde birikenlere gaz bombaları atıldı, bu da yetmedi coplarla ve kırmızı renkte sularla müdahale edildi. Gelişi güzel sokaklara atılan gaz bombaları yüzünden birçok vatandaş, baygınlık geçirdi. Polis eylemcilerin sığındığı iddiasıyla Şişli Etfal Hastanesi’nin kantinine dahi gaz bombaları attı. ÖDP İl binasına gaz bombası atıldı, içerideki çok sayıda insan gazdan etkilendi. Polisten kaçarken yere düşen bir kadının kafasına tekme atılması hafızalarda yer etti. Polisin bir araya gelen en küçük grubu dağıttığı 1 Mayıs işçi bayramının geçen yılki bilançosu şöyleydi: 530 gözaltı, 40 yaralı. (Radikal)

1 Mayıs 1977
1 Mayıs 1977’de tahminlere göre  Taksim’de yaklaşık 500 bin kişi vardı. Bütün ara yollardan binlerce insan Taksim’e akıyordu. Kürsüde dönemin Devrimci İşçi Sendikaları Konferedasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kemal Türkler konuşurken kalabalığa Su İdaresi’nin binasından ve meydandaki İntercontinental Oteli’nin de üst katlarından ateş edildi. 36 kişi öldü yüzden fazla kişi yaralandı.. Ölenlerin kimi vurulmuş, kimi ezilmişti. Taksim o günden sonra emekçiye kapatıldı.