Emekçiler 1 Mayıs'ı çoşkuyla kutladı

İstanbul, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü çoşkuyla kutladı. Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs 1977'de AKM binasına asılan 'zincirlerini kıran işçi' pankartı yeniden asıldı. Alanda Kürtçe ve Ermenice şarkılar da çalındı.

 

Adobe Flash Player YükleAdobe Flash Player Yükle




Sendika ve sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu kortejler Taksim'e girmeye devam ediyor. DİSK tarafından Şişli Halaskargazi Caddesi üzerinde oluşturulan kortejin başında, eski DİSK Genel Başkanı ve CHP İstanbul Milletvekili adayı Süleyman Çelebi ile konfederasyon yöneticileri yer aldı. Çelebi, yürüyüş öncesi basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin en temel sorunun, işsizlik ve yoksulluk olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Türkiye işsizlikte Avrupa 2'ncisi iken yoksullukta dünya 3'üncüsüyüz. Gelir adaletsizliğinde dünya 3'üncüsüyüz. İş kazalarında dünya 2'ncisiyiz. Bugün hala ülkemizde 12-13 saatlik çalışma süreleri devam ediyor. Bugün 1 Mayıs'ın esas doğuş nedeni, 8 saatlik çalışma süresi elde etmektir. 8 saatlik çalışma süresi elde edilirse 1 Mayıs o zaman amacına ulaşır. Siyasiler de seçimden önce bu mesajları doğru şekilde alacaklardır. Tüm işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutluyoruz. Ağır bedeller ödendi. Gazlar yedik, coplar yedik ama bugün 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkmak bizim için ayrı bir önem taşıyor.”

O PANKART 34 YIL SONRA YİNE AYNI YERDE
1 Mayıs 1977'ye damgasını vuran, ellerinden zincirlenmiş işçi pankartı da 34 yıl sonra aynı yerde konuşlandırıldı. 12 Eylül 1980 darbesi öncesi yaşananların konu edildiği "Ayhan Hanım" film ekibinin 1 Mayıs olaylarının çekimleri için birebir ölçüleri ile yaptırdığı Atatürk Kültür Merkezi (AKM) binasına asılan 33x15 metre boyutlarındaki 'zincirlerini kıran işçi' pankartı DİSK'in özel isteği üzerine yeniden AKM'ye asıldı. Pankartın AKM binasına asılma işlemi için sabah saatlerinde 3 vinç çalıştırılırken, 18 günde tamamlanan pankart için 495 metrekare kumaş, 380 kilo boya kullanıldı.

KAZANCI YOKUŞUNA KARANFİL BIRAKILDI
Kazancı Yokuşu'ndaki anma törenin ardından Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, KESK Genel Başkanı Döndü Taka Çınar, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Taksim Cumhuriyet Anıtı önüne gelerek, zemini kırmızı karanfil olan ve üzerinde de beyaz karanfillerle '1 Mayıs' yazılı çelengi anıta bıraktılar. 

Burada bir açıklama yapan Kumlu, 1 Mayısın dünya emekçilerinin meydanlarda kol kola girdiği, ekmek, barış, özgürlük, demokrasi taleplerini dayanışma içinde dile getirdiği coşkulu kutlamanın günü olduğunu söyledi.  “Bugün yıllardan beri 1 Mayıslarda yaptığımız gibi, yine Kazancı Yokuşu'na karanfiller bırakıyoruz, yine 1 Mayıs 1977'de kaybettiğimiz arkadaşlarımızı en içten duygularımızla anıyoruz” diyen Kumlu, 1977 yılında meydana gelen Taksim olaylarının herkesi derinden etkilediğini söyledi. Kumlu, coşkulu Taksim kutlamalarının, yıllardan beri en büyük özlemleri olduğunu ve tekrar Taksim'e kavuşmanın, emekçilerin ısrarlı talepleri üzerine geçen yıl gerçekleştiğini belirterek, şöyle devam etti: 

'DAHA ÇOK DEMOKRASİ VE BARIŞ'
“Kaybettiğimiz canlara bir borcumuz vardır ki, o da 1977'de yaşanan acı olaylara sebep olanların belirlenip adalete teslim edilmesidir. Bu borç, Türk demokrasisi üzerinde 34 yıldır bir kara lekedir. Bu borç ödenmeden Türkiye'nin vicdanı rahat etmeyecek, demokrasimiz lekeli kalmaya devam edecektir. Bugün tüm dünyada emekçiler, emeğin uğradığı haksızlıklara karşı hep birlikte sesini yükseltiyor. Tüm dünyada emekçiler bir asır önce 8 saatlik çalışma uğruna canlarını veren emekçi kardeşlerini anarken, bugün hala bir çok ülkede, benzeri çalışma koşullarının var olmasına isyan ediyor. 

Bugün tüm dünyada emekçiler alanlarda demokrasi istiyor, barış istiyor, özgürlük istiyor. Biz bugün burada dünyada ve ülkemizde eşitliği, barışı, kardeşliği, özgürlüğü çağırıyoruz. Emeğin çıkarının savaşta değil, barışta olduğunu biliyor, savaştan yana hiç bir politikaya onay vermeyeceğimizini haykırıyoruz. Biz daha çok demokrasi istiyoruz, çünkü bunu hak ediyoruz. Biz örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. 

Çünkü biz örgütlenirken demokrasimizin daha kalıcı hale geleceğini biliyoruz. Biz bugün burada, 1 Mayısta ve Taksim'de ülkeyi yönetenleri ve yönetmeye aday olanları emekçilerin sesine ve taleplerine kulak vermeye çağırıyoruz. Taksim Meydanı'ndan Türkiye'nin ve dünyanın 1 Mayıs alanlardaki coşkulu kutlamalara selam yolluyoruz. Taksim ve diğer 1 Mayıs şehitlerini saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun. İşçilerin, memurların, emeklilerin, işsizlerin, gençlerin, emekçilerin ve emeğe gönül vermiş herkesin 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma gününü kutluyoruz.” 

SIRRI SÜREYYA ÖNDER VE SABAHAT TUNCEL DE KORTEJDE 
Şişhane'de toplanan KESK ve BDP kortejinde İstanbul bağımsız milletvekili adayları Sırrı Süreyya Önder ve Sebahat Tuncel de yer aldı. Mete Caddesi üzerinden meydana gelen HAK-İŞ konfederasyonunda ise 'Yaşasın 1 Mayıs' sloganları atılırken kortejdeki mehteran takımı çeşitli marşlar çaldı. Sendikalar dört koldan meydana ilerlerken İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da alınan güvenlik önlemlerini yerinde denetledi.

KIRMIZI GÜLLER ÜZERİNE 1 MAYIS 
Taksim'e gelen işçiler meydanı doldururken, geleneksel Taksim Anıtı'na çelenk bırakma seramonisi bu yıl da gerçekleşti. Kırmızı güllerin üzerine yazılmış 1 Mayıs çelengi Taksim Anıtı'na bırakıldı. Taksim Meydanı her geçen dakika daha da kalabalıklaşırken alanda rengarenk görüntüler dikkat çekiyor. Meydanda bu yıl Kürtçe şarkı da çalındı. Sahneden yükselen şarkılara işçiler halaylarla eşlik ediyor. 



ORTAK AÇIKLAMAYI 3 İŞÇİ OKUDU
1 Mayıs Taksim kutlamalarını örgütleyen bütün emek, meslek örgütleri, siyasal partiler, demokratik kitle örgütleri, platformlar adına hazırlanan ortak 1 Mayıs açıklaması, 3 işçi tarafından okundu. “Bizler bu ülkenin işçileri, kamu emekçileri, meslek sahipleri, emeklileri, işsizleri, yoksulları, kadınları, gençleri olarak, tüm dünya emekçileriyle birlikte 1 Mayıs alanlarında, emeğin bayramındayız” denilen açıklamada, “Barış için, özgürlük için, demokrasi için, saygın bir iş için, savaşsız bir dünyada sömürüsüz, baskısız, insan onuruna yaraşır bir yaşam için birlikteyiz” denildi. 

Sosyal adalet, eşitlik, bağımsızlık ve sendikal haklar için bugün başta Taksim olmak üzere tüm alanlarda omuz omuza olunduğu vurgulanan açıklamada, 1 Mayıs'ın güvencesiz, esnek, kuralsız çalışmanın, taşeronlaşmanın yaygınlaştırıldığı koşullarda karşılandığı savunularak, “Emekçilerin yarısı kayıt dışında çalışıyor, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller korunuyor ve örgütlenen işçiler işten atılıyor. İş kazası adı verilen işçi cinayetleri durmak bilmiyor. Torba yasa ile her alanda emekçilerin hak ve çıkarları geriye götürülmek isteniyor” ifadesine yer verildi. 

TAŞERON SORUNUNDAN ÖSYM'YE
Sosyal adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi istendiği ve özgürlükçü, eşitlikçi, sivil demokratik bir anayasa ve yasa için, inanç ve düşünce özgürlüğü için seslerin yükseltildiği ifade edilen açıklamada, özgürlükten, demokrasiden ve sosyal devletten vazgeçilemeyeceği belirtildi. Açıklamada, daha sonra şu ifadelere yer verildi: 

“İşsizliğin önlenmesini, kıdem tazminatı hakkımızın korunmasını, esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışma biçimlerinden vazgeçilmesini istiyoruz. İşsizlik Sigortası Fonu'nun amacı dışında kullanılmasına karşı çıkıyoruz. Sağlık ve sigorta alanındaki mağduriyetlerimizin giderilmesini istiyoruz. Asgari ücretin insan onuruna yakışır olmasını, vergi adaletsizliğinin giderilmesini istiyoruz. İş cinayetlerinin önlenmesini, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılmasını istiyoruz. 

Taşeronlaşma ve kayıt dışı ekonominin engellenmesini, özelleştirilmenin durdurulmasını istiyoruz. Antidemokratik sendikal yasaların değiştirilmesini, toplu pazarlık ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl bir şekilde çözümünü, din, vicdan ve düşünce özgürlüğünün toplumun tüm kesimlerinde hakim kılınmasını istiyoruz. Cezaevlerindeki yaşam koşullarının insan onuruna yakışır bir şekilde iyileştirilmesini, ağır hastaların tahliye edilmesini istiyoruz. Doğal yaşamın korunmasını ve ekolojik çevrenin katline son verilmesini istiyoruz. 

TAKSİM'İ HÜKÜMET VERMEDİ, BİZ ALIN TERİMİZLE ALDIK
Kadına yönelik şiddetin engellenmesini, istihdamda kadın emeğine daha çok yer verilmesini istiyoruz. Engellilerin toplumsal yaşama eşit bireyler olarak katılmasının sağlanmasını istiyoruz. ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda güvenlik ve adaletin kuşkulara yer bırakmayacak şekilde sağlanmasını istiyoruz. Biz 1 Mayıs 1977'nin aydınlatılmasını ve kaybettiklerimizin faillerinin bulunmasını, adalet önüne çıkarılmasını istiyoruz. Biz Arap halklarının mücadelesini destekliyor, onlara yapılan tüm antidemokratik müdahaleleri kınıyoruz.” 

“Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu” adına hazırlanan ortak bildiri ise Türkçe olarak Süleyman Batur, Kürtçe olarak da tekstil işçisi Ruşen Bana tarafından okundu. İşçi sınıfının bütün haklarının gasp edildiği, bütün mevzilerinin dağıtılmak istendiği günlerde olunduğu savunulan bildiride, bugünlere kolay gelinmediği ifade edildi. Bildiride, “Şimdilerde emekçilere lütfetmiş gibi '1 Mayıs'ı biz verdik' diye övünen ve emekçileri nankörlükle suçlayan hükümet sahtekardır. Biz buraya sokak sokak dövüşerek, bu alanın her santimini alın terimizle ve kanımızla hak ederek geldik. Bugün burada yeni bir tarihe, aydınlık bir geleceğe yürüyoruz. Bu büyük kervan artık geri döndürülemez. Yolumuz açıktır. Biz o yolu kendi ellerimizle açacağız” denildi. 

İLK KONSER GRUP YORUM'DAN
Kutlama programı kapsamında konuşmaların tamamlanmasının ardından konser programına geçildi. İlk olarak Grup Yorum'un sahne aldığı konser programında, daha sonra Kardeş Türküler ve Agire Jiyan konser verdi. Konser programı sırasında gazetecilerin talebi üzerine Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın da aralarında bulunduğu tutuklu gazeteciler de selamlandı.

AK PARTİ TEK MİLLETVEKİLİYLE KATILDI
Törene katılan siyasetçiler arasında AK Parti İstanbul milletvekili Feyzullah Kıyıklık, CHP İstanbul milletvekilleri Mehmet Sevigen, Bayram Meral ve Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de var. 

ÇATILARDA KESKİN NİŞANCILAR
Kutlamalar için Emniyet Müdürlüğü de geniş güvenlik önlemleri aldı. İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın yaptığı açıklamaya göre 38 bin polisin kutlamaların yapıldığı bölgede görev alacağı ama polislerin göz önünde olmayacağı belirtildi. Bu bağlamda emniyet güçleri ara sokaklarda konuşlandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerine takviye için Kocaeli, Sakarya ve Balıkesir'in de aralarında bulunduğu çevre illerden 1200 polisin getirildi. Bazı yüksek binaların tepelerine keskin nişancılar yerleştirilirken, havadan bir polis helikopteri de alan üzerinde denetim uçuşu yapıyor.

DİREKLER VE ANIT YAĞLANDI AMA...
Polis, Taksim Meydanı'nın çevresinde bariyerler kurarak yaya geçişlerini kontrollü hale getirdi. Meydanın çevresindeki bayrak ve kamera direkleri ile Atatürk Anıtı tırmanılmaması için güvenlik güçlerince yağlandı. Bu önlemlere rağmen bazı gruplar ellerindeki döviz ve flamalarla anıta tırmandıkları ve kutlamayı buradan izledikleri görüldü. Halkın Kurtuluş Partisi adına bir grup genç de anıta Hikmet Kıvılcımlı'nın posterini asmak istedi. Konfederasyon görevlilerinin kortejler alana girmeden pankart asmanın yasak olduğu yolundaki uyarıları üzerine pankart indirildi. Ancak aynı pankart, daha sonra anıta asıldı.

OYUNCULARDAN GENİŞ KATILIM
Bu arada 1 Mayıs Emek ve Dayınışma gününe geçtiğimiz aylarda kurulan oyuncular sendikası ve tiyatro emekçileri de geniş katılım gösterdi. Mehmet Ali Alabora, Şebnem Sönmez, Fırat Danış gibi isimlerin olduğu grupta, ön tarafta bulunan bir palyaço, grubu coşturdu.

ANKARALILAR TREN GARI ÖNÜNDE KUTLUYOR
Ankara’da da DİSK, KESK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, TEB, TMMOB ve MEMUR-SEN’in ortak oluşturduğu kortej öncülüğünde onbinlerce emekçi davul zurna eşliğinde halaylar çekerek 1 Mayıs’ı kutladı. Ellerinde, “Taşeron karanlıktır” “İnsanca iş, insanca gelir” “Toplu sözleşme ve grev haktır” yazılı pankartlarla; dillerinde “Faşizme karşı omuz omuza”, “Hak verilmez alınır” sloganları ile toplanan demokratik sivil toplum örgütleri ve çeşitli siyasi partilere mensup kişilerin yanı sıra emekçiler hükümetten “iş ve aş” talebinde bulundu.

Saat 11.00’den itibaren Ankara’nın çeşitli noktalarından gelerek gar önünde toplanan emekçiler, kutlamaların gerçekleştirileceği Sıhhiye Meydanı’na doğru harekete geçti. Kortejin önünde yer alan minibüsten Selda Bağcan’ın “Yuh Yuh” şarkısı çalınırken, kortejle hareket eden emekçiler de şarkıya eşlik ederek hükümet ve uyguladığı politikalara karşı hep bir ağızdan yuh çekerek alana doğru hareket etmeye başladı. Kortejin Meydana ulaşmasının ardından kutlamalar devam etti.

LİSELİ GENÇLER ÖSYM’Yİ PROTESTO ETTİ

1 Mayıs kutlamaları için tertip edilen 1 Mayıs korteji içerisinde bulunan birçok sivil toplum örgütü arasında yer alan liseli gençlerin oluşturduğu örgütler 1 Mayıs kutlamaları çerçevesinde sık sık ÖSYM’yi protesto etti. Emniyet güçlerinin Sıhhiye Meydanda kurduğu arama noktası önünde bir süre oturma eylemi yapan liseliler ÖSYM’de yaşanan kopyalı şifre skandalını protesto etti. Polislere karşı da “faşist polis üniversiteden defol” şeklinde sloganlar atan liseli gençler daha sonra meydana geçerek 1 Mayıs kutlamalarına katıldı. 

SIHHIYE'DE TAŞLI KAVGA
1 Mayıs kutlamalarının Ankara’daki adresi olan Sıhhiye Meydanı’nda alana alınmayan İşçi Partisi’nin gençlik örgütlenmesi Türkiye Gençlik Birliği (TGB) ile Partizan Grubu arasında çatışma çıktı. Sıhhiye Meydanı civarında bulunan çevik kuvvet ekipleri, kavgaya müdahale ederek, çatışmanın daha fazla büyümesini önledi

GÜNDOĞDU MEYDANI DOLDU TAŞTI
İzmir'de de, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Gündoğdu Meydanı'nda çoşkuyla kutlandı. Cumhuriyet Meydanı, Konak, Basmane Meydanı ve Alsancak limanında toplanan gruplar, davul zurna eşliğinde halay çekti. 4 bin polisin güvenliği sağlamak için çalıştığı alana katılımcılar, 3 noktadan polis kontrolünden geçtikten sonra alındılar. Polis havadan helikopterlerle, denizden de deniz polisiyle güvenliği sağladı. 1 Mayıs, Kars, Erzurum, Mersin ve Tunceli başta olmak üzere yurdum her köşesinde çoşkuyla kutlandı. (AA-ANKA-DHA)