Emekli astsubayın cephaneliği çıktı

Ümraniye'de çok sayıda patlayıcı ele geçirildi. Zanlı emekli astsubay Oktay Yıldırım, Danıştay saldırısına adı karışan Muzaffer Tekin'in arkadaşı.

İSTANBUL - Ümraniye'deki bir gecekonduya düzenlenen operasyonda gecekonduda el bombaları, TNT kalıpları ve fünyeler ele geçirildi. Patlayıcıların emekli astsubay Oktay Yıldırım'a ait olduğu belirlendi. Yıldırım, kamuoyunun tanıdığı bir isim. Orhan Pamuk, Elif Şafak ve Perihan Mağden gibi aydınların yargılandıkları davalarda eylem yapan grupların arasında yer almıştı. Kuvvai Milliye Derneği'nin kurucularından olan Yıldırım, Danıştay saldırısında adı geçen emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin'in de arkadaşı. Öte yandan ele geçirilen bombaların Cumhuriyet Gazetesi'ne atılanlarla benzer özellik taşıdığının ortaya çıkması üzerine polis soruşturmasının bu yönde genişletildiği de öne sürüldü.
Terörle Mücadele Şube ekipleri ile Ümraniye Asayiş Büro Amirliği'ne bağlı ekipler, önceki akşam 21.30 sıralarında Trabzon'dan geldiği belirtilen ihbar üzerine Ümraniye Çakmak Mahallesi Güngör Sokak'taki gecekonduya operasyon düzenledi. Polisler, sarmaşıklar içinde gizlenmiş izlenimi veren tek katlı eve, yan tarafındaki dükkânın duvarına dayadıkları merdivenle girdi. Polis ekipleri evde cephanelikle karşılaştı. Yapılan aramada, 27 adet el bombası, TNT kalıpları ve fünyeler bulundu. Operasyonda otogaz istasyonu işletmecisi olduğu öğrenilen ev sahibi Mehmet Demirtaş'la yeğeni Ali Yiğit gözaltına alındı.
'Çöplükten topladım' dedi
Zanlıların verdikleri bilgi üzerine patlayıcı maddelerin Özel Harp Dairesi'nden malulen emekli astsubay Oktay Yıldırım'a ait olduğu saptandı. Gözaltına alınan Yıldırım'ın ifadesinde, "Bomba malzemelerini Hasdal Askeri Kışlası'nın çöplüğünden topladım" dediği öğrenildi.
Polis yetkilileri, ele geçen bombaların askeri depolardan çalınmış olma ihtimali üzerinde duruyor. Yıldırım, Terörle Mücadele Şubesi'nde sağ örgütlere bakan C Masası'nda sorgulanıyor.
Tekin'in arkadaşı
Ordudan malulen emekli edilen Oktay Yıldırım'ın ismi Danıştay saldırısında adı geçince intihar etmek isteyen emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin'e yakınlığıyla gündeme gelmişti. Olaydan sonra Tekin'in Kadıköy'deki ofisine giden gazetecilere kapıyı açan Yıldırım'dı.
Tekin'i savunan Yıldırım, "Muzaffer Tekin, Atatürk ilkelerini ve onun ideolojisini yaşam biçimi haline getirmiş bir insandır. Bu ofis onun binlerce öğrencisine bu yolda örnek konuşmaların sahne olduğu bir mekândır. Muzaffer Tekin'in isminin konuşulması, onun nezdinde Türk ordusuna, vatanını sevenlere yapılmış bir komplodur" demişti.
Davalarda olay çıkarıyordu
Yıldırım, yazarlar Orhan Pamuk, Hrant Dink, Elif Şafak ve Perihan Mağden'in yargılandığı duruşmalarda eylem yapan kalabalığın arasında yer almıştı. Geçen yıl 7 Haziran'da yazar Perihan Mağden'in, 'Halkı askerlikten soğuttuğu' iddiasıyla yargılandığı duruşmada İstanbul Adliyesi önünde olay çıkarıp aydınlara saldıran kalabalığın içinde "Ben gaziyim" diye bağırıyordu. Orhan Pamuk'un, 27 Temmuz'da Şişli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmasında da şöyle demişti: "Beyefendi, 'beyefendi' demekte zorlanıyorum, '30 bin vatandaş resmi görevlilerce öldürüldü' diyerek hepimizi, toprak altına koyduğum arkadaşlarımı töhmet altında bırakıyor. Buraya gelip bu durumun sorumlusunu açıklamak zorunda. Açıklayamıyorsa dava haklarımı saklı tutuyorum." Yıldırım'ın sözleri tutanağa geçirilmedi.
Bir ay sonra da 'Baba ve Piç' adlı romanı yüzünden Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde Elif Şafak hâkim karşısına çıkıyordu. Yıldırım, adliye binasının önünde yine aynı şekilde bağırıyordu.
Kerinçsiz'den ayrı dernek kurdu
Bu arada, Kerinçsiz ve ekibinin propagandası 'Milli Güç Platformu' ve 'Kuvvai Milliye' adlı iki internet sitesinde yapılıyordu. Bu siteler Mersinli bir sağlık çalışanı olan Bekir Öztürk tarafından kurulmuştu. Gerek adliye salonlarında gerekse medyada Kerinçsiz'in öne çıkması, diğer milliyetçileri huzursuz ediyordu. Ayrışmalar da böyle başladı. Öztürk, yolunu ayırdı. Yıldırım da Öztürk'le hareket etti. Öztürk ve Yıldırım, daha sonra 'Kuvvai Milliye' ismiyle dernek kurdu. Emekli Kurmay Albay Aziz Ergen'in de katıldığı dernek, genel merkezini Ankara'ya taşıdı. Yıldırım İstanbul İl Başkanı oldu. Yıldırım, derneği temsilen televizyon programlarına çıkıyor ve internet sitelerinde yazılar yazıyor.