Emekli Tuğgeneral'in polisle randevusu

Emekli Tuğgeneral'in polisle randevusu
Emekli Tuğgeneral'in polisle randevusu

Ankara?da yakalanan Levent Ersöz?ün, 17 Kasım?da Türkiye?ye ?Mehmet Orhan Gülcü adına kimlikle girdiği belirtildi. FOTOĞRAF: FIRAT YURDAKUL / AA

Ergenekon'un 'kocakulağı' olmakla suçlanan emekli Tuğgeneral Ersöz'ü ameliyat için gittiği hastanede polisler karşıladı
Haber: TOLGA AKINER / Arşivi

ANKARA - Ergenekon soruşturması kapsamında 1 Temmuz 2008 tarihli yedinci dalga operasyonda, hakkında yakalama emri çıkarılan ancak bulunamayan ‘Sarı Levent’ kod adlı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Rusya’da aranırken dün tedavi amacıyla gittiği hastanede yakalandı. Ersöz’e eşlik eden yeğeni Baran Kayral ve eskiden emrinde çalışan Kırşehir Jandarma Alay Komutanlığı’nda görevli Selim Gür adlı bir astsubay da gözaltına alındı. Ersöz’ün kasım ayının ortalarında Türkiye’ye Zonguldak limanından giriş yaptığı ve Mehmet Orhan Gülcü kimliğini kullandığı ortaya çıktı.
Ergenekon tutuklusu emekli Tümgeneral Veli Küçük’ün sağ kolu ve Ergenekon yapılanmasının istihbarat biriminin başı olduğu iddia edilen emekli Tuğgeneral Ersöz’ün firar hikâyesi ve yakalanışı, film senaryolarını aratmıyor:

YEDİNCİ. DALGADA YAKALANAMADI: Eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon, ATO Başkanı Sinan Aygün ve Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay’ın gözaltına alındığı yedinci dalgada bulunamadı.

RUSYA’DAN İTİBAREN TAKİPTEYDİ: 1 Temmuz’daki operasyondan bir gün önce Rusya’ya gittiği tespit edilen Ersöz’ün, Türkiye’de aranmasından dolayı, Türkiye temsilciliğini yaptığı Rus Rosoboronexport silah şirketiyle ilişiği de kesildi. Ersöz’ün Rusya’da sık sık adres değiştirdiği saptandı. 

KASIMDA TÜRKİYE’YE GELDİ: Ersöz, 17 Kasım 2007’de gemiyle Rusya’dan Zonguldak’a geldi ve limandaki gümrükten TC Kimlik No’su 27202357930 olan ve Mehmet Orhan Gülcü adına düzenlenmiş sahte kimlikle giriş yaptı. İddiaya göre kendisini Astsubay Gür karşıladı. 

GÖREV YAPTIĞI İLLERDE SAKLANDI: Türkiye’ye geldikten sonra sürekli yer değiştiren Ersöz saklanmak için eskiden görev yaptığı illeri tercih etti. Bu kapsamda Bursa, Ankara, Bilecik ve Silopi’de bulunduğu tespit edildi.

SEVGİLİYİ İZLE: Polis, Ersöz’ü ve bağlantılı olduğundan şüphelenilen 10 kişiyi teknik takibe aldı. Polis, Türk vatandaşlığına geçen ve Ümitköy’de oturan Rus asıllı bir kadın ile Ersöz’ün sık sık telefon görüşmesi yaptığını tespit edip eve baskın düzenledi. Ancak Ersöz’ün baskından yarım saat önce kaçmıştı. Ersöz Rus kadını, temsilciliğini yaptığı Rosoboronexport firmasından tanıyor.

PROSTAT ŞİKÂYETİ VARDI: Ersöz’ün Türkiye’de bulunduğu dönemde 6, 15 ve 27 Aralık tarihlerinde prostat şikâyetiyle Ümitköy’deki A Klinik’in acil servisine başvurduğu da tespit edildi. Son olarak bu klinikten Balgat’taki Özel 100. Yıl Hastanesi’ne sevki yapılan Ersöz’ün lazerle prostat ameliyatı yapılması kararlaştırıldı ancak kalp hastası da olduğu için ameliyat bir süre ertelendi. Önceki gün, dün yapılacak ameliyat öncesi tahlilleri için hastaneye giden Ersöz’ün yakalanmasını kararlaştıran polis aynı gün hastane önünde önlem aldı. Dün sabah da saat 08.00’de geldiği hastanede Ersöz ve beraberindeki iki kişi gözaltına alındı. 

ASTSUBAYI İNZİBAT ALDI: Ersöz ve beraberindeki yeğeni Baran Kayral, polis tarafından, Selim Gür ise muvazzaf astsubay olduğu için askeri inzibat tarafından gözaltına alındı. Ersöz ve Kayral Ankara Emniyeti’ne, Gür ise Merkez Komutanlığı’na götürüldü. 

İKİ SAHTE KİMLİK VE PASAPORT: Tanınmamak için gözlük takıp top sakal bırakan Ersöz’ün üzerinden  Mehmet Orhan Gülcü adına biri gerçek diğeri ise sahte iki adet nüfus cüzdanı çıktı.  

KIBRIS’A KAÇACAKMIŞ: Polis, Ersöz’ün ameliyatının ardından yine Mehmet Orhan Gülcü adına hazırlanan sahte pasaportla Mersin üzerinden Kıbrıs’a kaçma hazırlığında olduğunu da tespit etti.

İSTANBUL’A GÖNDERİLDİ: Ersöz ve Kayral iki saat kadar Emniyet’te tutulduktan sonra sağlık kontrolünden geçirildi. Ersöz ve Kayral, saat 17.00’da THY uçağıyla İstanbul’a gönderildi. 

KİMLİĞİ BEŞİKTAŞ NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNDEN: Ersöz’den kimliği çıkan Mehmet Orhan Gülcü’nün de Burdur’da ifadesi alındı. Kimliğini  kaybetmediğini söyleyen Gülcü, “İstanbul Beşiktaş Nüfus Müdürlüğünden benim ismime kimlik çıkarılmış. Kimliğim elimde. Kaybetmedim. Ersöz ile ilgim yok, tanımam” dedi.
***
Kadınları takip hep sonuç verdi
Polis şimdiye kadar en etkili takip yöntemlerine karşı yakalayamadığı suçluları kesin sonuç veren bir yolla yakaladı: Sevgiliyi ya da eşi takip et!

* ALAATTİN ÇAKICI: Mafya babası Alaaddin Çakıcı, 1997 yılında izlendiğini öğrenince peşindekileri atlatmak için ülke ülke gezdi. En son Fransa’ya geçen Çakıcı’nın izine sevgilisi Aslı Ural’la yaptığı telefon görüşmeleriyle rastlandı. Takibi sürdüren MİT ve polis Çakıcı’nın yerini saptadı. Fransız polisi de Türk ekipten aldığı bilgilerde Ağustos 1998 tarihinde düzenlediği operasyonla, Çakıcı’yı yakaladı. 14 ay Nice’te tutuklu kalan Çakıcı, 13 Aralık 1990 tarihinde Türkiye’ye iade edildi. 

* HALUK KIRCI: Bahçelievler’de yedi gencin öldürülmesi davası ve Susurluk hükümlüsü Haluk Kırcı, 1991’dan itiraben aranmaya başlandı.  Kırcı’nın eşiyle sık sık yaptığı görüşmeler polisi doğruca Kırcı’ya götürdü. Türkiye’ye gelip Pendik’teki evine giden Kırcı 1999’da eve yapılan operasyonda yakalandı.

* KÜRŞAT YILMAZ: Burdur Cezaevi’nden firar edip yurtdışına kaçan Kürşat Yılmaz’ı ele veren de sevgilisi oldu. Polis Yılmaz’ın Bulgaristan’da olduğunu saptamış ve sevgilisi Figen Gönül’ü takibe almıştı. Gönül, 24 Temmuz 1998 günü, Yılmaz’ın adamlarıyla birlikte, özel bir otomobille Bulgaristan’a hareket etti.  Varna yakınlarındaki tatil beldesinde bir otele vardıklarında, polisi de Yılmaz’a götürmüş oldular.

* YUSUF DELENER: Beş yıl boyunca polisçe sahte para basmaktan aranan Yusuf Delener, üzerine otomobil aldığı sevgilisi Sertap Demir’i izleyen polis tarafından yakalandı.
***
Bir portre: Levent Ersöz
JİTEM komutanı, faili meçhul zanlısı, tüccar... 
JİTEM komutanlarından emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün ismini kamuoyu faili meçhul ve telekulak iddiaları ile medya takibi gibi iddialar nedeniyle yakından tanıyor.  

KAWA’YI BİTİREN EKİPTEN: 1980 öncesi PKK’nın rakibi sayılan KAWA örgütüne yurtdışı operasyonu için oluşturulan timde; o dönem Nusaybin Tabur Komutanı Binbaşı Veli Küçük, Yüzbaşı Cem Ersever, Levent Ersöz, Atilla Uğur ve Cemal Temizöz dahil 15 kişi vardı. Tim, 12 Aralık 1980’de Suriye hükümetinin izniyle Kamışlı kentinde KAWA örgütünün 18 kişilik yönetim kadrosunu öldürmüştü.

İMRALI’NIN KOMUTANI: Öcalan’ın askeri yetkililerle gö-rüştüğünü söylediği dönemde İmralı’dan sorumlu komutandı. 

SİLOPİ KAYIPLARI: Atilla Uğur ve Veli Küçük ile birlikte Güneydoğu’da çalıştı. 1980’li, 1990’lı ve 2000’li yıllarda birçok kez bölgedeydi. 1995-96 yıllarında Ersöz görevliyken Şırnak için ‘korku tapınağı’ denilirdi. Bölgede lakabı Sarı Levent’ti. O tarihlerde bölgede yüzlerce kayıp olayı yaşandığı iddia ediliyor.  

TELEFONLARI DİNLETTİ: Emekli Orgeneral Şener Eruygur’un Jandarma Genel Komutanlığı döneminde Jandarma İstihbarat Başkanı olan Levent Ersöz’ün adı telefon dinletme olayına da karıştı. O dönem Şanlıurfa Jandarma Alay Komutanı Albay Erdal Sarızeybek, Jandarma Genel Komutanlığı’ndan bir yetkilinin dokuz telefonunun dinlenmesi talimatı vermesi üzerine durumdan şüphelendi. Dinlenecek telefonların dönemin Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı gibi devlet yöneticilerine ait olduğu ortaya çıktı. Bu skandal, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu belirtilen ‘darbe günlükleri’ndeki gelişmelerle aynı döneme denk geliyordu.  

MEDYAYI DA TAKİBE ALDI: Levent Ersöz Jandarma İstihbarat Başkanı’yken, Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı Teknik Takip Daire Başkanı Albay Atilla Uğur ile birlikte aralarında Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay’ın da olduğu pek çok gazetecinin telefon görüşmelerini kayda aldırmıştı.

SİLAH ŞİRKETİ:  Ersöz emekli olduktan sonra, Rus savunma sanayi firmalarını çatısı altında bulunduran, ürünlerin tek ihracatçısı Rosoboronexport firmasının temsilciliğini yaptı.

ZİMMETİNDEKİ SİLAHLAR HİZBULLAH’TA: Ersöz’ün, Şırnak Jandarma Alay Komutanlığı yaptığı dönemde, komutanlık envanterine kayıtlı çok sayıda silah ve bomba, 2001 yılı Ocak ayında İdil’deki Hizbullah operasyonunda ele geçirilmişti. Bombalar, Ümraniye’de ele geçen 27 el bombasından biriyle aynı seriden çıkmıştı.