scorecardresearch.com

Eminağaoğlu: Hedefteyiz

Eminağaoğlu: Hedefteyiz
YARSAV'ın Genel Kurulu'nda konuşan Ömer Faruk Eminağaoğlu, "Tüm meslektaşlarımız bu soruşturmanın içine adım adım sokulmaktadır. Türkiye'de yargı bu denli baskılarla karşı karşıya kalmamıştır" dedi

ANKARA - Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, "Yakın zamanda ortaya çıkan ve yargıda dinleme skandalı olarak tüm kamuoyunun bilgisine ulaşan konular göstermiştir ki yargı çok büyük bir baskı altındadır" dedi.
YARSAV’ın 2. Olağan Genel Kurulu, Türkiye Barolar Birliği Konferans Salonu’nda toplandı. Genel Kurula, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Onursal Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, eski Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, Yargıtay 11. Ceza Dairesi Başkanı Ersan Ülker, Yargıtay 8. Ceza Dairesi üyesi Hamdi Yaver Aktan, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, bazı Danıştay ve Yargıtay üyeleri ile hakim ve savcılar katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından divan heyeti oluşturuldu. Divan Başkanlığına Onursal Yargıtay 18. Hukuk Dairesi Başkanı Mahir Ersin Germeç seçildi.
Genel Kurulda söz alan YARSAV Başkanı Eminağaoğlu, YARSAV’ın "yargıya yönelik saldırılara duyarsız kalmadığı için gündemden düşmediğini" ileri sürdü.
YARSAV’ın hukukun üstünlüğünden başka bir amacı olmadığını belirten Eminağaoğlu, hukukun kendi içerisinde tüm sorunlarını mutlaka çözeceğini bildirdi.
Eminağaoğlu, birliğin faaliyetleri hakkında bilgi vererek, YARSAV’ın Dünya Yargıçlar Birliği ve Avrupa Yargıçlar Birliği üyeliklerine kabul edildiğini, böylelikle Türk yargısının hukuk devletlerinin bulunduğu platformlarda "ben de varım" dediğini ifade etti. YARSAV Başkanı Eminağaoğlu, "Yargı ve yargı bağımsızlığı ülkemizde her geçen gün artarak katlanan sorunlarla yüz yüze kalmaktadır. Yakın zamanda ortaya çıkan ve yargıda dinleme skandalı olarak tüm kamuoyunun bilgisine ulaşan konular göstermiştir ki yargı çok büyük bir baskı altındadır" diye konuştu.
YARSAV Başkanı olarak Yargıtay ek binasında yaptığı basın toplantısının ardından YARSAV’ın yürütme organının teknik takibine maruz kaldığını savunan Eminağaoğlu, şöyle konuştu:
"Yargıtay ek binasında yapmış olduğumuz açıklama nedeniyle sadece ve sadece kamu dernekleri için söz konusu olan yasa uyarınca suçlanmaktayız. Bu bir hukuk skandalıdır. Oysa YARSAV kamu derneği değildir. Bu konuda Yargıtay Başkanlığının yazıları bile olmasına rağmen yürütme organı Yargıtay Başkanlığı yazılarını bile görmezden gelmektedir. Amaç, Kamu Dernekleri Yasasına göre bir yaptırım uygulayarak yönetim kurulunu düşürme girişimidir. Yürütme organının YARSAV yönetimine ve hukuka yönelik saldırı ve baskıları artarak devam etmektedir.
YARSAV sayesinde ortaya çıkmıştır ki Adana’da, Konya’da, Yalova’da, İstanbul’da örgüt soruşturması yapan Cumhuriyet Başsavcıları dinlenmiş, teknik takibe alınmıştır. Cumhuriyet Başsavcılarının etkin ve tarafsız soruşturma yapılması yolundaki konum ve görevleri nedeniyle neden Cumhuriyet Başsavcılarının baskılanması yoluna gidilmektedir? Bu Başsavcılar görevde olduklarına göre sistemde bir terslik vardır ve Başsavcıları bu işlemlere muhatap kılanlar hukuk karşısına çıkmamaktadırlar. Dinleme va teknik takipleri ortaya çıkaran YARSAV hedeftedir. Ortaya çıkmayan boyutlar ise bilinmemektedir."
Dinleme ve teknik takip kararlarını veren meslektaşlarını suçlamayı doğru bulmadığını ifade eden Eminağaoğlu, "Bu meslektaşlarımızdan karar talep eden Teftiş Kurulunun meslektaşlarımız üzerinde sahip olduğu yetkiler bu kararları ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle Teftiş Kurulu siyasi bir ortam olan bakanlığa bağlı olmamalıdır. Yargıç güvenceli durumda görev yapmalıdır. Güvenceler kağıt üzerinde kalmamalıdır" şeklinde konuştu.
Eminağaoğlu, 2008 yılı Eylül ayında yargıdaki tüm meslektaşlarını kapsayacak, ucu açık olarak verilmiş bir soruşturma izninin ortaya çıktığını ileri sürerek, "Tüm meslektaşlarımız bu soruşturmanın içine adım adım sokulmaktadır. Türkiye’de yargı bu denli baskılarla karşı karşıya kalmamıştır. Hukuk herkes içindir, yargı herkes içindir. Hukuktan başka hiç bir çözüm yeri görmeyen bizler hukuk sürecini saygıyla ve sonuna kadar yürüteceğiz" dedi.


-"YARGIDA DİNLENİLME" İDDİALARI-

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Eminağaoğlu, "yargıdaki dinlenilme" iddialarına ilişkin bir soru üzerine "Dinlenmiyorum, teknik takibe tabi tutulmuyorum" diyen kimsenin olmadığını söyledi. Yasal güvencelerin dahi ortadan kalktığını, tüm bunların yargı kararlarıyla yapıldığını ifade eden Eminağaoğlu, "Belirli kurumlar bu kararları infaz eden kurumlar ’yargı kararları vardır bu nedenle bu işlemler yapılmaktadır’ demektedir ama Türkiye’de bugüne kadar gizli tutulan, gizlenen yargı kararı olmamıştır. Dinleme ve teknik takip kararları süreleri dolmalarına rağmen gizlenmektedir, gizlenen kararlara itiraz etme olanağı sağlanmamaktadır" diye konuştu.
Türkiye’de yargının şimdiye kadar uğramadığı boyutta saldırılara muhatap olduğunu savunan Eminağaoğlu, YARSAV’a yönelik saldırıların uluslararası arenada Türkiye’deki yargı bağımsızlığı düzeyi yönünden Türkiye aleyhine çok karanlık bir tablo oluşturduğunu söyledi. Eminağaoğlu, "Burada siyasi irade tutum ve davranışlarından vazgeçmelidir, duyarsızlığından vazgeçmelidir, baskı yaratmaktan vazgeçmelidir. Yargıyı rahat bırakmalıdır. Yargıyı yargıya bırakmalıdır. Yargıya bırakılan bir yargı sadece ve sadece hukuk çerçevesinde hareket edecektir. Ancak bugün Türkiye’de baskı altında bir yargı vardır. Bunun mücadelesi sonuna kadar verilecektir" dedi.


-"VAHİM BİR TABLODUR"-

"Telekomünikasyon İletişim Başkanının (TİB) açıklamaları sizi tatmin etti mi?" sorusu üzerine Eminağaoğlu, şunları söyledi:
"Adalet müfettişlerinin İstanbul Emniyetine yazdığı yazıda TİB’deki verilerin ayrı bir tarafa kaydedilmesi ve daha sonra TİB’deki tüm kayıtların imha edilmesi yönünde bir yazı vardır. Bu yazı sanırım Sayın TİB Başkanı’nı yanıtlamaktadır. Burada Yargıtay santral boyutu öne çekilmektedir, ancak kararlarda iş yerinin de teknik takibe alınması konusu vardır. Bu yüksek yargının, Yargıtay’ın ortam dinlemesine tabi tutulduğu anlamındadır, bu da çok vahim bir tablodur."
Genel Kurula katılan Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, gazetecilerin "Ömer Faruk Eminağaoğlu hakkındaki dosya sizin önünüze gelecek. Davadan çekilmeyi düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine "Dosyayı henüz incelemedim" dedi.
Genel Kurulda YARSAV’ın adının önüne "Türkiye" sözcüğünün getirilmesi de oylanarak kabul edildi. YARSAV’ın adı "Türkiye Yargıçlar ve Savcılar Birliği" olarak değiştirilirken kısaltması ile aynı kaldı.
Genel Kurul öğleden sonraki bölümünde YARSAV Yönetim Kurulu üyeleri seçimi yapılacak. Yönetim Kurulu üyeleri, daha sonra kendi aralarından başkanı belirleyecek.
Bu arada, Osman Paksüt YARSAV Başkanı Eminağaoğlu’nun konuşmasını dinledikten sonra genel kurul salonundan ayrıldı. (aa)

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9645069645064

YORUMLAR
(4 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Fasizme giden yol - ozgurdunya

AKP'yi kapatmama karari verenler AKP'nin cevabinin böyle bir kontrol mekanizmasi olacagini tahmin etmeliydi. AKP'yi tehdit eden 2 unsur var biri yargi digeri asker 2 side AKP'nin islam devletine giden yolda engellenmemesi icin sürekli kontrol altinda tutulmali.

Bir klasik.. - demirg

Yargı yıpratılmak mı isteniyor yoksa? İnanalım mı dersiniz?

Dokunulmaz Dinlenilmez Çete ve Avukatlığını Yapan Vatanseverler!!! - memosss

Bu memlekette cinayetleri kimin işlediği artık belli. Her soruşturmada kıyameti koparmanız artık kendi cemaatiniz dışında kimsenin umrunda değil . Cinayetleri kimin ne amaçla işlediği ( dinlenilmesi yasadışı!!!) telefon kayıtlarından, suikast krokilerinden ve gömülü silahlardan bellidir. Yalancı çoban hikayesini artık ilkokul çocukları bile biliyor. Yarsap artık suçların ses kayıtlarında kendi ağızlarından itiraf ettikleri gerçekleri örtmek için dinlenilmeyi Yasadışı! ilan ettirmeye çalışıyor. Milletin verdiği vergilerden maaş alan bir hukukçu!!! derneği için ne zavallılıktır. Gerçekleri ortaya çıkarmak yasadışı!!! ise herhalde yasaiçi olan darbe ortamı hazırlamak için cinayet işlemek dindar öğrencilerin okullarına yurtlarına ve Ak parti binalarına silah yerleştirip sonra suçüstü yapmak oluyor öyle mi?

anayasal düzene karşıtlık... - typtyp

akp hükümetinin, yargı erkine karşı bu arsız baskısı ve yaptıkları, anayasal düzene karşıdır ve anayasa ihlalidir.Bu fiilleri,hukuksuzluğu, normal bir gündem,katlanılabilir bir ihlal olarak görmek inanılır gibi değil.Hele bunları normal ve meşru görenlerin medeni bir toplum içinde yeri bile olmamalıdır.Bu duruma sessiz kalan,tepkisini koymayan,koyamayan kurumları,aydın türlerini, gazeteleri vs. arsız,bilgisiz,öngörüsüz,korkak olarak suçlamak gayet doğaldır. akp zihniyeti ve tayfasından daha çok bu tepkiyi ortaya koyamayanlardan utanıyorum.